Tunç Erlaçin
Köşe Yazarı
Tunç Erlaçin
 

BU SEFER OLACAK HASTALIĞI

Bir söz vardır: "Her seferinde aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek aptallıktır." Kim söylediği bir yana, bizim memlekette bu sözün uygulama alanı o kadar geniş ki, neredeyse milli spor ilan edilecek. Mesela sabah alarmı çalar. "Beş dakika daha..." Sonra ikinci alarm. "Bu son." Üçüncü alarm. "Bu kesin son." Dördüncü alarmda telefon artık insanlıktan çıkıp bağırıyor: "Arkadaş, işe gitmeyecek misin?" Sonra geç kalınca suçlu kim? Alarm! Sanki alarm, "Bugün seni biraz daha uyutayım." diye gizli bir karar almış... Mesela; Televizyon kumandası çalışmıyor. Normal insan ne yapar? Pili değiştirir. Biz ne yapıyoruz? Önce kumandaya daha sert basıyoruz… Olmadı. Kumandaya üç tokat... Olmadı. Bir tokat daha... Olmadı. Pili çıkarıp üflüyoruz. Olmadı. Kumandayı tavana doğru kaldırıyoruz. Olmadı. Bir de televizyona yaklaşıp burnuna kadar getiriyoruz. Hâlâ olmadı. Sonunda teşhis hazır: "Kumanda bozulmuş."   Bazıları da ilişkilerde aynı yöntemi kullanıyor. Her tartışmada aynı cümle: "Ben aslında öyle demek istemedim." Karşı taraf: "Geçen hafta da aynısını söyledin." "Bu sefer gerçekten öyle demek istemedim." Üç yıl sonra... "Ben aslında on iki aydır yanlış anlaşılıyorum… Sorun yanlış anlaşılmak değil; aynı cümleyi farklı tonla söylemenin yeni bir iletişim tekniği olduğunu sanmak.    İş hayatı desen; Toplantı yapılıyor. İlk toplantıda çözülmeyen konu için ikinci toplantı... İkinci toplantıda çözülemeyince üçüncü toplantı... Dördüncü toplantıda artık konu konuşulmuyor; sadece çaylar tazeleniyor. Beşinci toplantıda biri çıkıp: "Arkadaşlar, bu konuyu bir toplantıda detaylı konuşalım." İşte o an herkesin gözleri doluyor. Çünkü çözüm değil, toplantının toplantısı doğuyor.   Bir de seçim zamanı ortaya çıkan "hafıza sıfırlama uzmanları" vardır. Her seçim öncesi aynı vaatler... Aynı sloganlar... Aynı afişler... Aynı cümleler... Seçim bitince de aynı sessizlik. Sonra bir sonraki seçimde yine aynı cümle: "Bu sefer gerçekten farklı olacak." Tabii... Geçen sefer fotokopiydi, bu sefer renkli çıktı almışlar.   Aslında hayat bize sürekli aynı dersi veriyor. Yanlış anahtarla aynı kapıyı yüz kere denersen, kapı seni tanır ama yine de açılmaz. Bozuk musluğa daha sert çevirmek suyu artırmaz. Boş buzdolabını on dakikada bir açınca yeni yemek oluşmaz. Markete gitmeden dolap dolmaz. Çalışmadan sınav kazanılmaz. Aynı hatayı cilalayıp "tecrübe" diye sununca da sonuç değişmez.   Velhasıl... İnat güzel şeydir ama doğru yerde. Israr bazen başarı getirir; fakat yanlış yöntemde ısrar etmek sadece komediyi uzatır. Çünkü aynı duvara her gün kafa atıp bir gün duvarın özür dilemesini beklemek, fizik kurallarına değil, beşinci sınıf bir komedi filmine inanmak gibidir. O yüzden hayat bazen kulağımıza fısıldar: "Yöntemi değiştir." Biz ise hâlâ aynı şeyi yapıp, farklı sonuç bekleriz. Sonra da şaşırırız. Aslında şaşırmamız gereken sonuç değil... Bu kadar denemeden sonra hâlâ şaşırabiliyor olmamızdır! Kısacası; Aynı yoldan gidip farklı yere varılmaz. Yol değişmiyorsa, sadece ayakkabı eskir…
Ekleme Tarihi: 05 Ağustos 2026 -Çarşamba
Tunç Erlaçin

BU SEFER OLACAK HASTALIĞI

Bir söz vardır:

"Her seferinde aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek aptallıktır."

Kim söylediği bir yana, bizim memlekette bu sözün uygulama alanı o kadar geniş ki, neredeyse milli spor ilan edilecek.

Mesela sabah alarmı çalar.

"Beş dakika daha..."

Sonra ikinci alarm.

"Bu son."

Üçüncü alarm.

"Bu kesin son."

Dördüncü alarmda telefon artık insanlıktan çıkıp bağırıyor:

"Arkadaş, işe gitmeyecek misin?"

Sonra geç kalınca suçlu kim?

Alarm!

Sanki alarm, "Bugün seni biraz daha uyutayım." diye gizli bir karar almış...

Mesela;

Televizyon kumandası çalışmıyor.

Normal insan ne yapar?

Pili değiştirir.

Biz ne yapıyoruz?

Önce kumandaya daha sert basıyoruz…

Olmadı.

Kumandaya üç tokat...

Olmadı.

Bir tokat daha...

Olmadı.

Pili çıkarıp üflüyoruz.

Olmadı.

Kumandayı tavana doğru kaldırıyoruz.

Olmadı.

Bir de televizyona yaklaşıp burnuna kadar getiriyoruz.

Hâlâ olmadı.

Sonunda teşhis hazır:

"Kumanda bozulmuş."

 

Bazıları da ilişkilerde aynı yöntemi kullanıyor.

Her tartışmada aynı cümle:

"Ben aslında öyle demek istemedim."

Karşı taraf:

"Geçen hafta da aynısını söyledin."

"Bu sefer gerçekten öyle demek istemedim."

Üç yıl sonra...

"Ben aslında on iki aydır yanlış anlaşılıyorum…

Sorun yanlış anlaşılmak değil; aynı cümleyi farklı tonla söylemenin yeni bir iletişim tekniği olduğunu sanmak.

 

 İş hayatı desen;

Toplantı yapılıyor.

İlk toplantıda çözülmeyen konu için ikinci toplantı...

İkinci toplantıda çözülemeyince üçüncü toplantı...

Dördüncü toplantıda artık konu konuşulmuyor; sadece çaylar tazeleniyor.

Beşinci toplantıda biri çıkıp:

"Arkadaşlar, bu konuyu bir toplantıda detaylı konuşalım."

İşte o an herkesin gözleri doluyor.

Çünkü çözüm değil, toplantının toplantısı doğuyor.

 

Bir de seçim zamanı ortaya çıkan "hafıza sıfırlama uzmanları" vardır.

Her seçim öncesi aynı vaatler...

Aynı sloganlar...

Aynı afişler...

Aynı cümleler...

Seçim bitince de aynı sessizlik.

Sonra bir sonraki seçimde yine aynı cümle:

"Bu sefer gerçekten farklı olacak."

Tabii...

Geçen sefer fotokopiydi, bu sefer renkli çıktı almışlar.

 

Aslında hayat bize sürekli aynı dersi veriyor.

Yanlış anahtarla aynı kapıyı yüz kere denersen, kapı seni tanır ama yine de açılmaz.

Bozuk musluğa daha sert çevirmek suyu artırmaz.

Boş buzdolabını on dakikada bir açınca yeni yemek oluşmaz.

Markete gitmeden dolap dolmaz.

Çalışmadan sınav kazanılmaz.

Aynı hatayı cilalayıp "tecrübe" diye sununca da sonuç değişmez.

 

Velhasıl...

İnat güzel şeydir ama doğru yerde.

Israr bazen başarı getirir; fakat yanlış yöntemde ısrar etmek sadece komediyi uzatır.

Çünkü aynı duvara her gün kafa atıp bir gün duvarın özür dilemesini beklemek, fizik kurallarına değil, beşinci sınıf bir komedi filmine inanmak gibidir.

O yüzden hayat bazen kulağımıza fısıldar:

"Yöntemi değiştir."

Biz ise hâlâ aynı şeyi yapıp, farklı sonuç bekleriz.

Sonra da şaşırırız.

Aslında şaşırmamız gereken sonuç değil...

Bu kadar denemeden sonra hâlâ şaşırabiliyor olmamızdır!

Kısacası;

Aynı yoldan gidip farklı yere varılmaz.
Yol değişmiyorsa, sadece ayakkabı eskir

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.