Tunç Erlaçin
Köşe Yazarı
Tunç Erlaçin
 

NATO’DA EŞOFMAN , ARDAHAN’DA TAYT !

Dünya siyasetinde artık yeni bir alan açıldı: Spor kıyafeti diplomasisi. Eskiden liderlerin kravatı, tokalaşması, kullandığı kelimeler konuşulurdu. Şimdi ise gündem: “Hangi makam sahibi hangi eşofmanı, hangi taytı, hangi spor ayakkabıyı giydi?” Bir tarafta NATO zirvesine gelen Fransa Cumhurbaşkanı Macron. Üzerinde eşofman, ayağında spor ayakkabı… Görüntü gayet normal: “Bakın, lider de insan. Sabah kalkıyor, spor yapıyor, sağlığına dikkat ediyor.” Diğer tarafta 5 Haziran’da yaklaşık bin kişinin katıldığı bisiklet festivalini düzenleyen bir kamu görevlisi…Bisiklete biniyor. Üzerinde spor kıyafeti… Bir anda konu değişiyor: ‘’Taytınan bisiklet sürüyor’’ “Devletin ağırlığı nerede?” “Makama uygun mu?” “Protokol bunu kaldırır mı?” Sanki kişi bisiklete değil de devletin itibarına pedal çeviriyor. Aslında olayın en komik tarafı şu: Kıyafet aynı kıyafet. Kumaş aynı kumaş. Fermuar aynı fermuar. Ama giyen kişinin makamına göre anlam değişiyor. Bir yerde eşofman: “Modern lider profili.” Başka bir yerde tayt: “Bürokratik kriz.” Demek ki bazı kıyafetlerin kendi içinde siyasi kariyeri var. Bir eşofman NATO koridorlarından geçince diplomatik dokunulmazlık kazanıyor, bir tayt bisiklet selesine oturunca soruşturma dosyasına dönüşebiliyor. Belki de artık devlet protokol kitaplarına yeni bir bölüm eklemek lazım: Spor yaparken kıyafet yönetmeliği: Cumhurbaşkanı koşarsa: “Sağlıklı yaşam mesajı.” Bakan yürürse: “Halkla iç içe olma görüntüsü.” Vali bisiklete binerse: “Kıyafet analizi komisyonu toplansın.” Vatandaş aynı kıyafetle pazara giderse: “Normal hayat devam ediyor.” Hatta TAYT DİPLOMASİSİ diye yeni bir diplomasi türü de doğabilir:   Bir ülke diğerine nota verir: “Sayın makam sahibi, vatandaşımız sizin spor kıyafetinizi fazla rahat bulmuştur.” Karşı cevap gelir: “Bizim eşofmanımız modernleşme sembolüdür, sizin taytınız ise fazla cesurdur.” Birleşmiş Milletler’de ise yeni bir komisyon kurulur: İlk toplantı gündemi: . Eşofman kaçıncı dereceden resmidir? . Tayt hangi şartlarda devlet ciddiyetini zedeler? . Bisiklet kaskı protokole uygun mudur? . Spor ayakkabının bağcıkları milli güvenlik meselesi olabilir mi? Ama işin sonunda insanın aklına şu soru geliyor: Devletin ağırlığı gerçekten kıyafette mi saklıdır, yoksa yapılan işte mi? Çünkü tarihte iz bırakan liderler ve yöneticiler, hangi marka ayakkabı giydikleriyle değil; hangi kararları aldıklarıyla hatırlanıyor. Bir insan eşofmanla da ülke yönetebilir, takım elbiseyle de yanlış karar verebilir. Bir bisikletin selesi devlet ciddiyetini bozmaz; asıl mesele, o koltuğa oturan kişinin ne yaptığıdır. Yani belki de asıl tartışmamız gereken şey “Kim tayt giydi?” değil, “Kim işini hakkıyla yaptı?” olmalıdır. Ama kabul edelim… Siyaset dünyasında bazen en büyük krizler ekonomi, diplomasi veya güvenlikten değil; bir çift spor ayakkabının bağcıklarından, bir eşofmanın fermuarından ya da bir taytın renginden çıkabiliyor. Görünen o ki artık sadece ülkeler değil, kıyafetler de diplomasi yapıyor. Ve ülkemizdeki en zor görevlerden biri belli: Hem bisiklete binip hem de algı engellerini aşabilmek.  
Ekleme Tarihi: 19 Temmuz 2026 -Pazar
Tunç Erlaçin

NATO’DA EŞOFMAN , ARDAHAN’DA TAYT !

Dünya siyasetinde artık yeni bir alan açıldı: Spor kıyafeti diplomasisi. Eskiden liderlerin kravatı, tokalaşması, kullandığı kelimeler konuşulurdu. Şimdi ise gündem: “Hangi makam sahibi hangi eşofmanı, hangi taytı, hangi spor ayakkabıyı giydi?”

Bir tarafta NATO zirvesine gelen Fransa Cumhurbaşkanı Macron. Üzerinde eşofman, ayağında spor ayakkabı… Görüntü gayet normal: “Bakın, lider de insan. Sabah kalkıyor, spor yapıyor, sağlığına dikkat ediyor.”

Diğer tarafta 5 Haziran’da yaklaşık bin kişinin katıldığı bisiklet festivalini düzenleyen bir kamu görevlisi…Bisiklete biniyor. Üzerinde spor kıyafeti… Bir anda konu değişiyor:

‘’Taytınan bisiklet sürüyor’’
“Devletin ağırlığı nerede?”
“Makama uygun mu?”
“Protokol bunu kaldırır mı?”

Sanki kişi bisiklete değil de devletin itibarına pedal çeviriyor.

Aslında olayın en komik tarafı şu: Kıyafet aynı kıyafet. Kumaş aynı kumaş. Fermuar aynı fermuar. Ama giyen kişinin makamına göre anlam değişiyor.

Bir yerde eşofman:
“Modern lider profili.”

Başka bir yerde tayt:
“Bürokratik kriz.”

Demek ki bazı kıyafetlerin kendi içinde siyasi kariyeri var. Bir eşofman NATO koridorlarından geçince diplomatik dokunulmazlık kazanıyor, bir tayt bisiklet selesine oturunca soruşturma dosyasına dönüşebiliyor.

Belki de artık devlet protokol kitaplarına yeni bir bölüm eklemek lazım:

Spor yaparken kıyafet yönetmeliği:

  1. Cumhurbaşkanı koşarsa: “Sağlıklı yaşam mesajı.”
  2. Bakan yürürse: “Halkla iç içe olma görüntüsü.”
  3. Vali bisiklete binerse: “Kıyafet analizi komisyonu toplansın.”
  4. Vatandaş aynı kıyafetle pazara giderse: “Normal hayat devam ediyor.”

Hatta TAYT DİPLOMASİSİ diye yeni bir diplomasi türü de doğabilir:
 

Bir ülke diğerine nota verir:
“Sayın makam sahibi, vatandaşımız sizin spor kıyafetinizi fazla rahat bulmuştur.”

Karşı cevap gelir:
“Bizim eşofmanımız modernleşme sembolüdür, sizin taytınız ise fazla cesurdur.”

Birleşmiş Milletler’de ise yeni bir komisyon kurulur:

İlk toplantı gündemi:

. Eşofman kaçıncı dereceden resmidir?

. Tayt hangi şartlarda devlet ciddiyetini zedeler?

. Bisiklet kaskı protokole uygun mudur?

. Spor ayakkabının bağcıkları milli güvenlik meselesi olabilir mi?

Ama işin sonunda insanın aklına şu soru geliyor:
Devletin ağırlığı gerçekten kıyafette mi saklıdır, yoksa yapılan işte mi?

Çünkü tarihte iz bırakan liderler ve yöneticiler, hangi marka ayakkabı giydikleriyle değil; hangi kararları aldıklarıyla hatırlanıyor.

Bir insan eşofmanla da ülke yönetebilir, takım elbiseyle de yanlış karar verebilir. Bir bisikletin selesi devlet ciddiyetini bozmaz; asıl mesele, o koltuğa oturan kişinin ne yaptığıdır.

Yani belki de asıl tartışmamız gereken şey “Kim tayt giydi?” değil, “Kim işini hakkıyla yaptı?” olmalıdır.

Ama kabul edelim… Siyaset dünyasında bazen en büyük krizler ekonomi, diplomasi veya güvenlikten değil; bir çift spor ayakkabının bağcıklarından, bir eşofmanın fermuarından ya da bir taytın renginden çıkabiliyor.

Görünen o ki artık sadece ülkeler değil, kıyafetler de diplomasi yapıyor.

Ve ülkemizdeki en zor görevlerden biri belli:
Hem bisiklete binip hem de algı engellerini aşabilmek.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kurti
(19.07.2026 17:07 - #2360)
Birde başka işi yokmuş gibi bunu malzeme yapana bak.Yok yahu bunlardan olmayacak ya hadi hayırlısı.Agzina sağlık başkan
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.