Tunç Erlaçin
Köşe Yazarı
Tunç Erlaçin
 

SİNEKLERİN ÖZLEMİ

Hafta sonu Kuşadası’nda arkadaşlarla otururken. Bir tanesi kolunu kaşıya kaşıya sordu: "Yahu bu sinekler nereden çıktı?" ‘’Hatta o kadar büyümüşler ki dün akşam uyurken sivrisineğin bir tanesi koluma konunca 'Kim oturdu lan üstüme?' diye sıçramışım."         Dedim ki: "Nereden çıkacak? Biz sonradan geldik, onlar bizden önce yerleşmiş.  Bu gidişle nüfus müdürlüğüne gidip ikametgâh da alacaklar. Hatta duydum ki bazıları "Deniz manzaralı sazlık var mı?" diye emlakçı emlakçı gezmeye başlamış. Akşam olunca sahile çıkıyorsun... Yürüyüş yapan insan sayısının en az elli katı kadar yürüyüş yapan sinek var. Çay içmeye oturuyorsun... Garson gelmeden üç sinek geliyor. "Hoş geldin abi. Her zamanki masan hazır." Hatta bir tanesi kulağıma eğilip "Kan grubun neydi senin?" dedi. "Hayırdır?" dedim. "Rezervasyon yapacağız." Meğer geçen akşam sinekler kendi aralarında kongre yapmış. Başkan kürsüde. "Arkadaşlar, başarılı bir sezon geçiriyoruz." Alkış... "Bu yıl 10 ilçe ve 460 mahallede çoğunluğu ele geçirdik." Alkış... "Sahillerde istediğimiz saatte uçuyoruz." Alkış... En arkadan genç bir sinek söz aldı. "Başkanım, insanlardan korkmuyor muyuz?" Başkan güldü. "Evladım, niye korkalım?" "Ya ilaçlama olursa?" Başkan cebinden kalınca bir kanun kitabı çıkardı. "Bak oğlum." "5216 sayılı Kanun." Genç sinek şaşırdı. "Başkanım, siz kanun da mı okuyorsunuz?" "E tabii... Geleceğimizi bilmeden nasıl rahat yaşayacağız?" Açtı kitabı. "5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinde Büyükşehir Belediyelerinin görevleri arasında: “Sürdürülebilir çevre ve çevre sağlığını sağlamak,” “Katı atık yönetimi ve çevresel önlemleri yürütmek,” “Toplum ve çevre sağlığını ilgilendiren hizmetleri yerine getirmek” açıkça belirtiliyor." dedi. Salonda sessizlik... Sonra başka sayfayı açtı. ‘’5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesi de belediyelere: çevre sağlığı, temizlik, halk sağlığını koruyucu çalışmalar, ilaçlama ve çevresel tedbirler konusunda doğrudan görev yüklüyor.’’ dedi. Bu sefer birkaç sineğin kanadı titremeye başladı. "Başkan, bittik galiba." Başkan kahkahayı bastı. "Yok be oğlum." "Neden?" "Kanun okumak başka..." "Kanunu uygulamak başka." Salon yıkıldı. Sinekler birbirine sarıldı. Davullar çaldı. Halay başladı. Derken yaşlıca bir profesör sinek mikrofona geldi. "Arkadaşlar, yazın yapılan ilaçlamadan korkmayın." "Neden hocam?" "Çünkü biz o zamana kadar çoluk çocuğa karışmış oluyoruz." "Peki en çok neden korkuyorsunuz?" "Mart ayında çalışan ekipten." "Nisan ayında larvaları temizleyenden." "Mayıs ayında işi zamanında bitirenden." Salondan hep bir ağızdan ses yükseldi. "Allah korusun..." Sonra hepsi birlikte dua etmeye başladı. "Allah'ım..." "İnşallah yine toplantılar uzasın." "İnşallah yine sorumluluk birbirine atılsın." "İnşallah yine biri çıkıp, 'Bu iş bizi ilgilendirmiyor' desin." "Biz de rahat rahat torun görelim."   Sonuç olarak: Vatandaş cam açamıyor. Çocuklar parkta beş dakika oynayamıyor. Sahilde yürüyen insan, spor yapamıyor... Sinek kovalamaktan kondisyon kazanıyor. Ama iş sorumluluğa gelince herkes topu birbirine atıyor. Oysa kanun gayet açık. Çevre sağlığı... İlaçlama... Halk sağlığını korumak... Bunlar öyle "Beni ilgilendirmez." denilecek işler değil. Çünkü belediye; afiş asmak, video çekmek, konser düzenlemek için kurulmuş bir kurum değildir. Belediye, vatandaşın rahat nefes alması için vardır. Ama görünen o ki bu yaz rahat nefes alan sadece sinekler olmuş. Hatta geçen gün bir tanesi omzuma kondu. Hiç korkmadan dedi ki: "Abi seneye görüşürüz." Dedim: "Nereden biliyorsun geleceğimi?" Gülümsedi. "Biz umutlarımızı havaya değil..." Geciken hizmete bağlıyoruz."  
Ekleme Tarihi: 28 Haziran 2026 -Pazar
Tunç Erlaçin

SİNEKLERİN ÖZLEMİ

Hafta sonu Kuşadası’nda arkadaşlarla otururken.

Bir tanesi kolunu kaşıya kaşıya sordu:

"Yahu bu sinekler nereden çıktı?"

‘’Hatta o kadar büyümüşler ki dün akşam uyurken sivrisineğin bir tanesi koluma konunca 'Kim oturdu lan üstüme?' diye sıçramışım."        

Dedim ki:

"Nereden çıkacak? Biz sonradan geldik, onlar bizden önce yerleşmiş.

 Bu gidişle nüfus müdürlüğüne gidip ikametgâh da alacaklar.

Hatta duydum ki bazıları "Deniz manzaralı sazlık var mı?" diye emlakçı emlakçı gezmeye başlamış.

Akşam olunca sahile çıkıyorsun...

Yürüyüş yapan insan sayısının en az elli katı kadar yürüyüş yapan sinek var.

Çay içmeye oturuyorsun...

Garson gelmeden üç sinek geliyor.

"Hoş geldin abi. Her zamanki masan hazır."

Hatta bir tanesi kulağıma eğilip

"Kan grubun neydi senin?" dedi.

"Hayırdır?" dedim.

"Rezervasyon yapacağız."

Meğer geçen akşam sinekler kendi aralarında kongre yapmış.

Başkan kürsüde.

"Arkadaşlar, başarılı bir sezon geçiriyoruz."

Alkış...

"Bu yıl 10 ilçe ve 460 mahallede çoğunluğu ele geçirdik."

Alkış...

"Sahillerde istediğimiz saatte uçuyoruz."

Alkış...

En arkadan genç bir sinek söz aldı.

"Başkanım, insanlardan korkmuyor muyuz?"

Başkan güldü.

"Evladım, niye korkalım?"

"Ya ilaçlama olursa?"

Başkan cebinden kalınca bir kanun kitabı çıkardı.

"Bak oğlum."

"5216 sayılı Kanun."

Genç sinek şaşırdı.

"Başkanım, siz kanun da mı okuyorsunuz?"

"E tabii... Geleceğimizi bilmeden nasıl rahat yaşayacağız?"

Açtı kitabı.

"5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinde Büyükşehir Belediyelerinin görevleri arasında: “Sürdürülebilir çevre ve çevre sağlığını sağlamak,” “Katı atık yönetimi ve çevresel önlemleri yürütmek,” “Toplum ve çevre sağlığını ilgilendiren hizmetleri yerine getirmek” açıkça belirtiliyor." dedi.

Salonda sessizlik...

Sonra başka sayfayı açtı.

‘’5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesi de belediyelere: çevre sağlığı, temizlik, halk sağlığını koruyucu çalışmalar, ilaçlama ve çevresel tedbirler konusunda doğrudan görev yüklüyor.’’ dedi.

Bu sefer birkaç sineğin kanadı titremeye başladı.

"Başkan, bittik galiba."

Başkan kahkahayı bastı.

"Yok be oğlum."

"Neden?"

"Kanun okumak başka..."

"Kanunu uygulamak başka."

Salon yıkıldı.

Sinekler birbirine sarıldı.

Davullar çaldı.

Halay başladı.

Derken yaşlıca bir profesör sinek mikrofona geldi.

"Arkadaşlar, yazın yapılan ilaçlamadan korkmayın."

"Neden hocam?"

"Çünkü biz o zamana kadar çoluk çocuğa karışmış oluyoruz."

"Peki en çok neden korkuyorsunuz?"

"Mart ayında çalışan ekipten."

"Nisan ayında larvaları temizleyenden."

"Mayıs ayında işi zamanında bitirenden."

Salondan hep bir ağızdan ses yükseldi.

"Allah korusun..."

Sonra hepsi birlikte dua etmeye başladı.

"Allah'ım..."

"İnşallah yine toplantılar uzasın."

"İnşallah yine sorumluluk birbirine atılsın."

"İnşallah yine biri çıkıp, 'Bu iş bizi ilgilendirmiyor' desin."

"Biz de rahat rahat torun görelim."

 

Sonuç olarak:

Vatandaş cam açamıyor.

Çocuklar parkta beş dakika oynayamıyor.

Sahilde yürüyen insan, spor yapamıyor...

Sinek kovalamaktan kondisyon kazanıyor.

Ama iş sorumluluğa gelince herkes topu birbirine atıyor.

Oysa kanun gayet açık.

Çevre sağlığı...

İlaçlama...

Halk sağlığını korumak...

Bunlar öyle "Beni ilgilendirmez." denilecek işler değil.

Çünkü belediye; afiş asmak, video çekmek, konser düzenlemek için kurulmuş bir kurum değildir.

Belediye, vatandaşın rahat nefes alması için vardır.

Ama görünen o ki bu yaz rahat nefes alan sadece sinekler olmuş.

Hatta geçen gün bir tanesi omzuma kondu.

Hiç korkmadan dedi ki:

"Abi seneye görüşürüz."

Dedim:

"Nereden biliyorsun geleceğimi?"

Gülümsedi.

"Biz umutlarımızı havaya değil..."

Geciken hizmete bağlıyoruz."

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.