Metin Devrim
Köşe Yazarı
Metin Devrim
 

TEZGAH !

“Anılar beni rahat bırakın!“ Nil Burak’ın 1978’de çıkan 45’liğindeki “Yalnızım Ben“ adlı şarkısından alıntıydı.  Severim anıları! Paylaşmasını da!   Otobiyografi ile karıştırılsa da ondan, dışsal olaylara verdiği önem ile ayrılır. Otobiyografide yazar öncelikle kendini konu edinirken, anı yazarları çoğunlukla çeşitli tarihsel olaylarda rol oynamış veya bu olayların yakın gözlemcisi olmuş kişilerdir.   Konumuz taş ocakları! Doğanın en sert iki maddesi, kaya ve demirin kıyasıya mücadelesine sahne olan acımasız bir arena…   İnşaat ve sanayi sektörlerinde kullanılan hammaddeleri sağlamak amacıyla yüzey madenciliği (açık ocak) tekniği ile üretim yaparlar. Kayaçlar delme, patlatma ve kesme gibi yöntemlerle yerinden çıkarılır, kırıcı ve elek tesislerinde boyutlandırılarak kullanıma hazır hale getirilir.   Tesisin üretim ve satış kapasitesine göre personel çalışır.   Farklı ebat ve boyutlarda malzeme üretilirken, hammadde içinde kaliteyi bozan organik maddelerin bulunduğu toprak da gelir. Atıktır, dolgu malzemesi olarak kullanılır. Şantiye içinde stok edilir, maliyeti artırır. Kurtulmak için çok ucuza verirsiniz.   Örneğin A tipi mamul maddenin tonu 20 TL ise, dolgu malzemesi 2 TL’dir. Yükleme, hatta yakıt parası…   "Tezgâh" argoda; gizli, yasal olmayan, planlı bir şekilde birini aldatmak amacıyla hazırlanan oyun veya kumpas anlamına gelir.   Suç ortakları vardır, organizasyon gerektirir, planı uygulamak için rollerin dağıtıldığı kişilerle yapılır.   Kıssadan hisse konumuz; satış elemanı, kantarcı, yükleyici ve alıcıdan oluşan bir tezgâhıdır!   Alıcı: kamyonuyla gelip A tipi mamul madde alacaktır. Kantarcı: boş-dolu kamyonu tartıp, dolgu malzemesi fişi verir. Şantiye içi yükleyici: (Ekskavatör veya loder operatörü) dolgu malzemesini yükler. Satış elemanı: şirket adına mamul malı pazarladığı için piyasayı bilir, alıcılarla yakın diyalog kurar. Çete temsilcisi ve tahsilatçısıdır.   Yetkili ve sorumlu olarak, organizasyonu bozmak için önce tezgâhı anlamanız ve kararlı olmanız gerekir!   1- Çete elemanları maaşlarından çok harcama yapar. Dolmuş yerine özel arabasıyla gelir, kaliteli sigara içer, şantiye yemeği yemez. Para güçtür, kişide öz güven yaratır, özgüven de kibir ve ukalalık...   2- Dolgu malzemesi boşluk doldurmak, yüzeyleri kapatmak için kullanılır. Genelde, hizmete katkı sağlamak adına belediye ve kamu kurumlarına ücretsiz verilir. Bir “Alıcı“, satışı az olan ‘’dolgu malzemesini’’ hayatın olağan akışına aykırı, günde birkaç kez ve hemen her gün alıyorsa, bunun “altından bir çapanoğlu çıkacak” demektir.   Nitekim çıkar da. Alıcıyı peşi sıra takip ettiğinizde, ya kendine ait bir stok alanına döker, ya da önceden anlaştığı bir inşaata veya beton santralına…   Yüksek tonajlı çalışıldığı için büyük paralar döner bu sektörde…   Nesli tükenmekte olan “kelaynak kuşlarından" biriyseniz, tekere çomak sokar, olayın üstüne üstüne gider gereğini yaparsınız! Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz çünkü...    Şimdi! Aynı amaca hizmet adına, bir örgüt veya oluşum içinde bir arada bulunan insanların, süreç boyunca yaptıkları icraat, eylem ve davranışlardan haberdar olmamaları mümkün müdür?   Mümkün ise bunun altında “bir çapanoğlu var” demektir...   Mümkün değil ise, bunun altından mutlaka “bir çapanoğlu çıkacak” demektir...   Yumağın ucunu yakaladık temsili bir örnekle, olaya siyaseten bakarsak; rakipleri veya sosyal medya muhalifleri özellikle parti içi krizlerde, kişi veya kişiler hakkında geçmişine atıfta bulunarak, mal varlığı tartışmalarında, “çaycıydı, vs." politikaları üretiyorsa, burada “kelaynak kuşlarına" mutlaka gereksinim vardır…   Herkes her şeyin farkındadır ve hiç kimse, ‘’hiçbir şeyi’’ yanlışlıkla yapmaz…   “Zayıf topluluklara çoban vermek!“ Emperyalizmin yaptığı işte budur… İktidar veya muhalefet fark etmez… Bir taşla iki kuş…   Yaşamdaki her şey bir seçimle başlar… Fakat! Yönetenleri ve ‘’temsilcilerinizi’’ siz seçemezsiniz, onlar sizi seçer! MUSTAFA KEMAL ATATÜRK üzerinden, CUMHURİYET HALK PARTİSİ üzerinden…   Bu bir karalara bağlama yazısı değildi. Anılardan kurtulma yazısı hiç değil! O güzel anılar 10 Kasım 1938 öncesinde kaldı…   Eğer siz “sorumsuz sorumlular“, geleceğin Türkiye’sine güzel anılar bırakmak istiyorsanız!   Akıllı olun böldürmeyin, partiyi de vatanı da! “Öncelik vatan, gerisi teferruattır!“   Ve. Bir kerecik olsun o güzel insanının sözünü tunun: "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır…“   08.06.2026   Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar…          
Ekleme Tarihi: 08 Haziran 2026 -Pazartesi
Metin Devrim

TEZGAH !

“Anılar beni rahat bırakın!“

Nil Burak’ın 1978’de çıkan 45’liğindeki “Yalnızım Ben“ adlı şarkısından alıntıydı. 

Severim anıları!

Paylaşmasını da!

 

Otobiyografi ile karıştırılsa da ondan, dışsal olaylara verdiği önem ile ayrılır. Otobiyografide yazar öncelikle kendini konu edinirken, anı yazarları çoğunlukla çeşitli tarihsel olaylarda rol oynamış veya bu olayların yakın gözlemcisi olmuş kişilerdir.

 

Konumuz taş ocakları! Doğanın en sert iki maddesi, kaya ve demirin kıyasıya mücadelesine sahne olan acımasız bir arena…

 

İnşaat ve sanayi sektörlerinde kullanılan hammaddeleri sağlamak amacıyla yüzey madenciliği (açık ocak) tekniği ile üretim yaparlar. Kayaçlar delme, patlatma ve kesme gibi yöntemlerle yerinden çıkarılır, kırıcı ve elek tesislerinde boyutlandırılarak kullanıma hazır hale getirilir.

 

Tesisin üretim ve satış kapasitesine göre personel çalışır.

 

Farklı ebat ve boyutlarda malzeme üretilirken, hammadde içinde kaliteyi bozan organik maddelerin bulunduğu toprak da gelir. Atıktır, dolgu malzemesi olarak kullanılır. Şantiye içinde stok edilir, maliyeti artırır. Kurtulmak için çok ucuza verirsiniz.

 

Örneğin A tipi mamul maddenin tonu 20 TL ise, dolgu malzemesi 2 TL’dir. Yükleme, hatta yakıt parası…

 

"Tezgâh" argoda; gizli, yasal olmayan, planlı bir şekilde birini aldatmak amacıyla hazırlanan oyun veya kumpas anlamına gelir.

 

Suç ortakları vardır, organizasyon gerektirir, planı uygulamak için rollerin dağıtıldığı kişilerle yapılır.

 

Kıssadan hisse konumuz; satış elemanı, kantarcı, yükleyici ve alıcıdan oluşan bir tezgâhıdır!

 

Alıcı: kamyonuyla gelip A tipi mamul madde alacaktır.

Kantarcı: boş-dolu kamyonu tartıp, dolgu malzemesi fişi verir.

Şantiye içi yükleyici: (Ekskavatör veya loder operatörü) dolgu malzemesini yükler.

Satış elemanı: şirket adına mamul malı pazarladığı için piyasayı bilir, alıcılarla yakın diyalog kurar. Çete temsilcisi ve tahsilatçısıdır.

 

Yetkili ve sorumlu olarak, organizasyonu bozmak için önce tezgâhı anlamanız ve kararlı olmanız gerekir!

 

1- Çete elemanları maaşlarından çok harcama yapar. Dolmuş yerine özel arabasıyla gelir, kaliteli sigara içer, şantiye yemeği yemez. Para güçtür, kişide öz güven yaratır, özgüven de kibir ve ukalalık...

 

2- Dolgu malzemesi boşluk doldurmak, yüzeyleri kapatmak için kullanılır.

Genelde, hizmete katkı sağlamak adına belediye ve kamu kurumlarına ücretsiz verilir.

Bir “Alıcı“, satışı az olan ‘’dolgu malzemesini’’ hayatın olağan akışına aykırı, günde birkaç kez ve hemen her gün alıyorsa, bunun “altından bir çapanoğlu çıkacak” demektir.

 

Nitekim çıkar da. Alıcıyı peşi sıra takip ettiğinizde, ya kendine ait bir stok alanına döker, ya da önceden anlaştığı bir inşaata veya beton santralına…

 

Yüksek tonajlı çalışıldığı için büyük paralar döner bu sektörde…

 

Nesli tükenmekte olan “kelaynak kuşlarından" biriyseniz, tekere çomak sokar, olayın üstüne üstüne gider gereğini yaparsınız!

Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz çünkü... 

 

Şimdi! Aynı amaca hizmet adına, bir örgüt veya oluşum içinde bir arada bulunan insanların, süreç boyunca yaptıkları icraat, eylem ve davranışlardan haberdar olmamaları mümkün müdür?

 

Mümkün ise bunun altında “bir çapanoğlu var” demektir...

 

Mümkün değil ise, bunun altından mutlaka “bir çapanoğlu çıkacak” demektir...

 

Yumağın ucunu yakaladık temsili bir örnekle, olaya siyaseten bakarsak; rakipleri veya sosyal medya muhalifleri özellikle parti içi krizlerde, kişi veya kişiler hakkında geçmişine atıfta bulunarak, mal varlığı tartışmalarında, “çaycıydı, vs." politikaları üretiyorsa, burada “kelaynak kuşlarına" mutlaka gereksinim vardır…

 

Herkes her şeyin farkındadır ve hiç kimse, ‘’hiçbir şeyi’’ yanlışlıkla yapmaz…

 

“Zayıf topluluklara çoban vermek!“

Emperyalizmin yaptığı işte budur…

İktidar veya muhalefet fark etmez…

Bir taşla iki kuş…

 

Yaşamdaki her şey bir seçimle başlar…

Fakat!

Yönetenleri ve ‘’temsilcilerinizi’’ siz seçemezsiniz, onlar sizi seçer!

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK üzerinden, CUMHURİYET HALK PARTİSİ üzerinden…

 

Bu bir karalara bağlama yazısı değildi. Anılardan kurtulma yazısı hiç değil!

O güzel anılar 10 Kasım 1938 öncesinde kaldı…

 

Eğer siz “sorumsuz sorumlular“, geleceğin Türkiye’sine güzel anılar bırakmak istiyorsanız!

 

Akıllı olun böldürmeyin, partiyi de vatanı da! “Öncelik vatan, gerisi teferruattır!“

 

Ve. Bir kerecik olsun o güzel insanının sözünü tunun: "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır…“

 

08.06.2026

 

Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar…
 

 

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.