Metin Devrim
Köşe Yazarı
Metin Devrim
 

“HELVA SİZİN EVDE PİŞMİYORSA TADI GÜZELDİR.“

Bu bir durum tespit yazısı olup; herhangi bir kişi veya oluşumu yerme veya övme amacı yoktur! Suyun üstünde bile yürüseniz, ‘Çünkü yüzme bilmiyor!‘ Diye eleştirenler her daim olacaktır. O yüzden biz işimize bakalım! "Politik kurnazlıkların, savrulmaların ve ilkesizliğin prim yaptığı bir iklimde hatırdan çıkarmamak gereken asıl terazi şudur: ‘Edep aklın tercümanıdır. Herkes edebi kadar akıllı, aklı kadar şerefli, şerefi kadar kıymetlidir...’" 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde oyların %34,28'ini alarak tek başına iktidara geldi… 23.07.2026.  Yarından önceki gün… Toplam geçen zaman: 23,72 yıl / 23 yıl, 8 ay, 20 gün / 284 ay, 20 gün / 8.663 gün… Sağdan saysanız da aynı, soldan saysanız da. Kısalmıyor… Başa da sarılmıyor… Ara tarihleri atlamayalım bu arada. Mihenk taşları... 16 Nisan 2017: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi. Uygulamadaki adı: Tek Adam Rejimi… Pazar gecesi. İstanbul. Tarabya. Huber Köşkü önü… "Siz önce milletin iradesine saygı duyun. YSK nihai kararını açıklayacaktır, bunun dışında yapılan tartışmalar boşunadır. Atı alan Üsküdar'ı geçti, haberiniz yok." YSK mühürsüz pusulaları geçerli saydı. CHP; YSK, Danıştay, AYM ve AİHM dâhil olmak üzere başvurabileceği tüm makamlara gitti, ancak iç hukukta YSK kararlarının "kesin ve itiraz edilemez" oluşu, uluslararası boyutta ise sözleşmelerin kapsam sınırları nedeniyle hukuki yollar kapandı. Bir insanın neler yapabileceğinin tek göstergesi daha önce yaptıklarıdır... Başardılar işte... Neyi amaçlıyor idilerse… Başaracakları belliydi zaten… Mustafa Kemal Atatürk 100 yıl önce uyarmıştı.  “GENÇLİĞE HİTABE” de... Pek çok yazı ve söyleminde… Suyunu kaynatıp ta anne sütünden sonra her gün verseydik mi acaba? Nasıl da böldüler bizi ama? Yüzlerce parçaya. Aklınıza her ne geliyorsa… Abartmıyorum... “Bizden bi cacık olmaz“ dedirtecek kadar çok parçaya! ‘’Hem yutması da kolay olur.’’ Babında… Yakalandık bir bölünerek çoğalma hastalığına, atlatamıyoruz bir türlü. Bizimle birlikte mezara mı gidecek, bizi mi mezara götürecek belli değil… 74 yılı. Askerlik şubesi önü, Aydın. Kıbrıs savaşına gönüllü yazılmak isteyen binler ortalığı yıkıyordu. Yıl 1977. O binler, 3 yıl sonra birbirini öldürüyordu. 13 Eylül 1980. Çok ağır bedel ödeyenler istisna, bir ülke hiçbir şey yaşamamış gibi sarmaş dolaştı... Altı yıla sığan tutarsızlık… 9 Eylül 1923. Cumhuriyet Halk Partisinin kuruluşu... Kökleri, 4-11 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi'ne, Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyen Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne dayanan. Sivas Kongresi, CHP'nin ilk kurultayı. "Halk Fırkası" adı, 1924’de "Cumhuriyet Halk Fırkası", 1935 yılı, 4. Kurultay'da dili sadeleştirme çalışmaları kapsamında "Cumhuriyet Halk Partisi" adını aldı... 9 Eylül 1923’ten bu yana süregelen, 37.573 günlük olabildiğince metaşetli bir yol… 8.663 günün sonunda ise Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet Halk Partisinin bilançosu... Hani o, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün gurur duyduğu iki eseri… Bugün o metaşetli yol tam bir çıkmaz sokağa doğru uzanmakta… Dostlar, arkadaşlar. Hey millet! Uyanın… “Atı alan Üsküdar'ı geçti, haberiniz yok.“ Son birkaç gündür ortalık yıkılıyor. Sosyal medya hakaret ve suçlamadan, ihanet söylemlerinden geçilmiyor. Baba ocağında birbirinin kuyusunu kazanlar bugün kanki olmuş, dün kanki olanlar diğerini çarmıha geriyor. Bölünüyor olmanın dayanılmaz sorumsuzluğunda; aklın yerini duygular, sağduyunun yerini nefret almış. Vekilinden, il ve ilçe başkanına ağır hakaret edenler bugün onlara kuyruk olmuş. Dün hedefe konulanın bugün baş tacı edilmesi, dün haram denilene bugün helal denmesi ahlaki midir? Hemen her şey, Aydın veya genel merkez siyasetinde aynı kişilerle, aynı veya benzer rollerle oynanmadı mı? Rakamlara döktüğüm süreçte yaşananları hepsi bilmiyor muydu? Peki, neden 3 maymunu oynadılar? Detaylara girmiyorum. Her kes her şeyi biliyor, "Kimsenin kimseyi bir yere koymaya hakkı yok; herkes kendi tercihlerinin ve duruşunun adresinde yer alır.“ İlke ve ideolojinizden uzaklaştığınız sürece konuştuğunuz sadece kişiler olur… Sonunda herkesin anlayacağı tek gerçek, o meşhur fıkradaki ağanın marabasına sorduğu soru olacak: ‘Ula biz bu boku niye yedik?’" 23.07.2026 Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar…
Ekleme Tarihi: 23 Temmuz 2026 -Perşembe
Metin Devrim

“HELVA SİZİN EVDE PİŞMİYORSA TADI GÜZELDİR.“

Bu bir durum tespit yazısı olup; herhangi bir kişi veya oluşumu yerme veya övme amacı yoktur! Suyun üstünde bile yürüseniz, ‘Çünkü yüzme bilmiyor!‘ Diye eleştirenler her daim olacaktır. O yüzden biz işimize bakalım!

"Politik kurnazlıkların, savrulmaların ve ilkesizliğin prim yaptığı bir iklimde hatırdan çıkarmamak gereken asıl terazi şudur: ‘Edep aklın tercümanıdır. Herkes edebi kadar akıllı, aklı kadar şerefli, şerefi kadar kıymetlidir...’"

3 Kasım 2002 genel seçimlerinde oyların %34,28'ini alarak tek başına iktidara geldi…

23.07.2026.  Yarından önceki gün…

Toplam geçen zaman: 23,72 yıl / 23 yıl, 8 ay, 20 gün / 284 ay, 20 gün / 8.663 gün…

Sağdan saysanız da aynı, soldan saysanız da. Kısalmıyor…

Başa da sarılmıyor…

Ara tarihleri atlamayalım bu arada. Mihenk taşları...

16 Nisan 2017: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi. Uygulamadaki adı: Tek Adam Rejimi…

Pazar gecesi. İstanbul. Tarabya. Huber Köşkü önü…

"Siz önce milletin iradesine saygı duyun. YSK nihai kararını açıklayacaktır, bunun dışında yapılan tartışmalar boşunadır. Atı alan Üsküdar'ı geçti, haberiniz yok."

YSK mühürsüz pusulaları geçerli saydı. CHP; YSK, Danıştay, AYM ve AİHM dâhil olmak üzere başvurabileceği tüm makamlara gitti, ancak iç hukukta YSK kararlarının "kesin ve itiraz edilemez" oluşu, uluslararası boyutta ise sözleşmelerin kapsam sınırları nedeniyle hukuki yollar kapandı.

Bir insanın neler yapabileceğinin tek göstergesi daha önce yaptıklarıdır...

Başardılar işte...

Neyi amaçlıyor idilerse…

Başaracakları belliydi zaten…

Mustafa Kemal Atatürk 100 yıl önce uyarmıştı. 

“GENÇLİĞE HİTABE” de...

Pek çok yazı ve söyleminde…

Suyunu kaynatıp ta anne sütünden sonra her gün verseydik mi acaba?

Nasıl da böldüler bizi ama?

Yüzlerce parçaya. Aklınıza her ne geliyorsa…

Abartmıyorum...

“Bizden bi cacık olmaz“ dedirtecek kadar çok parçaya!

‘’Hem yutması da kolay olur.’’ Babında…

Yakalandık bir bölünerek çoğalma hastalığına, atlatamıyoruz bir türlü.

Bizimle birlikte mezara mı gidecek, bizi mi mezara götürecek belli değil…

74 yılı. Askerlik şubesi önü, Aydın.

Kıbrıs savaşına gönüllü yazılmak isteyen binler ortalığı yıkıyordu.

Yıl 1977. O binler, 3 yıl sonra birbirini öldürüyordu.

13 Eylül 1980. Çok ağır bedel ödeyenler istisna, bir ülke hiçbir şey yaşamamış gibi sarmaş dolaştı...

Altı yıla sığan tutarsızlık…

9 Eylül 1923. Cumhuriyet Halk Partisinin kuruluşu...

Kökleri, 4-11 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi'ne, Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyen Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne dayanan. Sivas Kongresi, CHP'nin ilk kurultayı.

"Halk Fırkası" adı, 1924’de "Cumhuriyet Halk Fırkası", 1935 yılı, 4. Kurultay'da dili sadeleştirme çalışmaları kapsamında "Cumhuriyet Halk Partisi" adını aldı...

9 Eylül 1923’ten bu yana süregelen, 37.573 günlük olabildiğince metaşetli bir yol…

8.663 günün sonunda ise Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet Halk Partisinin bilançosu...

Hani o, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün gurur duyduğu iki eseri…

Bugün o metaşetli yol tam bir çıkmaz sokağa doğru uzanmakta…

Dostlar, arkadaşlar. Hey millet! Uyanın… “Atı alan Üsküdar'ı geçti, haberiniz yok.“

Son birkaç gündür ortalık yıkılıyor. Sosyal medya hakaret ve suçlamadan, ihanet söylemlerinden geçilmiyor.

Baba ocağında birbirinin kuyusunu kazanlar bugün kanki olmuş, dün kanki olanlar diğerini çarmıha geriyor. Bölünüyor olmanın dayanılmaz sorumsuzluğunda; aklın yerini duygular, sağduyunun yerini nefret almış.

Vekilinden, il ve ilçe başkanına ağır hakaret edenler bugün onlara kuyruk olmuş. Dün hedefe konulanın bugün baş tacı edilmesi, dün haram denilene bugün helal denmesi ahlaki midir?

Hemen her şey, Aydın veya genel merkez siyasetinde aynı kişilerle, aynı veya benzer rollerle oynanmadı mı?

Rakamlara döktüğüm süreçte yaşananları hepsi bilmiyor muydu?

Peki, neden 3 maymunu oynadılar?

Detaylara girmiyorum. Her kes her şeyi biliyor, "Kimsenin kimseyi bir yere koymaya hakkı yok; herkes kendi tercihlerinin ve duruşunun adresinde yer alır.“

İlke ve ideolojinizden uzaklaştığınız sürece konuştuğunuz sadece kişiler olur…

Sonunda herkesin anlayacağı tek gerçek, o meşhur fıkradaki ağanın marabasına sorduğu soru olacak: ‘Ula biz bu boku niye yedik?’"

23.07.2026

Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.