Metin Devrim
Köşe Yazarı
Metin Devrim
 

SESSİZ GEMİ

“Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.” Yahya Kemal Beyatlı   Mustafa Kemal Atatürk, yüz yıl öncesinden öngördüğü tehlikelere karşı   ‘’Gençliğe Hitabeyi’’ yazmış… Platon, yaklaşık 2500 yıl önce şu özdeyişi yazmış; “Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa, demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü lafazanlar, kötü de olsa başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir. Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse, oligarşi olur. Devam edilirse lafazanlar türer,  lafazanlardan da diktatörler çıkar.’’ Cumhuriyet tarihinin en kirli, en seviyesiz, en verimsiz, insan haysiyet ve onurunun yok sayıldığı, tüm kötü ve kötülüklerini ‘’en’’ bol olduğu dönemini yaşıyoruz! Devleti ele geçiren yapılanma devlet gücünü, parti menfaati ve kişisel çıkarları için kullanırken; siyaset bir propaganda aracı, yönetme alternatifi önerisi ve mücadelesi olmaktan çıkıp, savaş ve yok etme alanına dönüşmüş durumda. Baskı, şantaj, tehdit, karalama, yalan, iftira, mahrum bırakma, bir yöntem ve yönetim biçimi olarak ortaya çıkarken; siyasi çürüme ve siyaset ahlakı, düzeysiz tutum ve davranışlar olarak karşımıza çıkıyor. Menderes ile başlayıp, Özal ve Çiller ile devam etse de hiçbirisi bugünkü kadar ucuz, sevimsiz, düzeysiz ve bu ölçüde fütursuz siyaset yapmayı becerememişti. Siyasetin kötü bir şey olmasından değil bu durum. Tamamen kötülerin siyaset yapmasıyla ilgilidir. Eğer ki siyaseti kavga, hatta savaş haline getirirseniz, savaşta her şeyin mubah olduğu gerçeğinden hareketle, siyasette de her şeyin mubah olacağı sonucuna ulaşırsınız… Mafyavari yapılanmayı siyasetin bir parçası haline getirmek, siyaseti de mafyalaştırır. Aracı meta ise paradır! Ama yerel ama genel ülke siyasetinde yaşananların tamamı bundan ibarettir! ‘’Benim hırsızım, benim siyasetçim çalmaz!’’ diye bir mantık asla olamaz! İktidar veya muhalefet fark etmez! İnsan onur ve ahlakına, tüm etik değerlere aykırı tüm bu bozukluk ve bozulmalar adına karakter yoksunluğu üzerine bir değerlendirme yaparsak, karaktersiz insanın erkek ya da kadın olmasının bir farkı olmadığını görürüz. Fakat karakter sorunu olan kadın için durum çok daha vahimdir, üzücüdür. ‘’Neden?’’ derseniz, kadınlar annedir çünkü. O nedenle yakıştıramıyoruz onlara karakter veya kişilik bozukluklarını… İlke ve ideolojilerden vazgeçtiğiniz sürece konuşulan sadece kişiler olur. Türkiye’de siyaset, çirkinlik, ayak oyunları, olması gereken yerde olmama veya durması gereken yerde durmama şeklinde bir ‘’meslek’’ olup, çoğunlukla çıkar amaçlı ve ‘’kendin için’’ yapılan prestiji yüksek, ekonomik bir faaliyet alanıdır… Burada asıl sorgulanması gereken, dünden bugüne uzanan süreçte atama veya önermeyle gelen bu tür ‘’kişiliklerin’’ CHP’de ne aradığı, CHP’nin ise bunlarda ne bulduğu meselesidir… CHP’nin bu ve benzeri şahsiyetlerden kurtulması zorunludur! On yıllardır iktidar olamayışının etkin nedenlerinden biri bunlardı. Bu tür yanlış tercihlerle iktidardan kurtulmak öyle sanıldığı gibi kolay olmayacağı gibi, onlardan arınmış bir CHP ile zor olan başarılabilir… Mevcut yapı “Kırk katır mı kırk satır mı?” politikasıyla akla gelen her şeyi kirleterek yoluna devam ediyor. Hiç acımadan. Gaddarca! Karşısındaki de buna müsait ise, kirlenme tencere kapak misaline dönüşüyor… Oysa konuşulması ve çözülmesi gereken asıl konu, Türkiye siyasetinin düşürüldüğü acınacak, rezil, seviyesiz ve gelecek adına korkutucu durumdur… Birkaç gündür hemen herkes şeytan taşlıyor! Düne kadar şeytana tapanlar veya ona uyanlar, onunla işbirliği yapanlar, ‘’ortak veya kişisel çıkar sağlayanlar’’; bundan gayrı günaha girmek istemiyorsanız eğer ya ateist olacaksınız ya da o ‘’elmayı’’ yemeyeceksiniz! 13.07.2026 Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar.
Ekleme Tarihi: 14 Temmuz 2026 -Salı
Metin Devrim

SESSİZ GEMİ

“Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.”

Yahya Kemal Beyatlı

 

Mustafa Kemal Atatürk, yüz yıl öncesinden öngördüğü tehlikelere karşı   ‘’Gençliğe Hitabeyi’’ yazmış…

Platon, yaklaşık 2500 yıl önce şu özdeyişi yazmış; “Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa, demokrasi, otokrasiye geçebilir.

Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü lafazanlar, kötü de olsa başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir. Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse, oligarşi olur. Devam edilirse lafazanlar türer,  lafazanlardan da diktatörler çıkar.’’

Cumhuriyet tarihinin en kirli, en seviyesiz, en verimsiz, insan haysiyet ve onurunun yok sayıldığı, tüm kötü ve kötülüklerini ‘’en’’ bol olduğu dönemini yaşıyoruz!

Devleti ele geçiren yapılanma devlet gücünü, parti menfaati ve kişisel çıkarları için kullanırken; siyaset bir propaganda aracı, yönetme alternatifi önerisi ve mücadelesi olmaktan çıkıp, savaş ve yok etme alanına dönüşmüş durumda.

Baskı, şantaj, tehdit, karalama, yalan, iftira, mahrum bırakma, bir yöntem ve yönetim biçimi olarak ortaya çıkarken; siyasi çürüme ve siyaset ahlakı, düzeysiz tutum ve davranışlar olarak karşımıza çıkıyor.

Menderes ile başlayıp, Özal ve Çiller ile devam etse de hiçbirisi bugünkü kadar ucuz, sevimsiz, düzeysiz ve bu ölçüde fütursuz siyaset yapmayı becerememişti. Siyasetin kötü bir şey olmasından değil bu durum. Tamamen kötülerin siyaset yapmasıyla ilgilidir.

Eğer ki siyaseti kavga, hatta savaş haline getirirseniz, savaşta her şeyin mubah olduğu gerçeğinden hareketle, siyasette de her şeyin mubah olacağı sonucuna ulaşırsınız…

Mafyavari yapılanmayı siyasetin bir parçası haline getirmek, siyaseti de mafyalaştırır. Aracı meta ise paradır! Ama yerel ama genel ülke siyasetinde yaşananların tamamı bundan ibarettir!
‘’Benim hırsızım, benim siyasetçim çalmaz!’’ diye bir mantık asla olamaz!

İktidar veya muhalefet fark etmez!

İnsan onur ve ahlakına, tüm etik değerlere aykırı tüm bu bozukluk ve bozulmalar adına karakter yoksunluğu üzerine bir değerlendirme yaparsak, karaktersiz insanın erkek ya da kadın olmasının bir farkı olmadığını görürüz.

Fakat karakter sorunu olan kadın için durum çok daha vahimdir, üzücüdür. ‘’Neden?’’ derseniz,

kadınlar annedir çünkü. O nedenle yakıştıramıyoruz onlara karakter veya kişilik bozukluklarını…

İlke ve ideolojilerden vazgeçtiğiniz sürece konuşulan sadece kişiler olur. Türkiye’de siyaset, çirkinlik, ayak oyunları, olması gereken yerde olmama veya durması gereken yerde durmama şeklinde bir ‘’meslek’’ olup, çoğunlukla çıkar amaçlı ve ‘’kendin için’’ yapılan prestiji yüksek, ekonomik bir faaliyet alanıdır…

Burada asıl sorgulanması gereken, dünden bugüne uzanan süreçte atama veya önermeyle gelen bu tür ‘’kişiliklerin’’ CHP’de ne aradığı, CHP’nin ise bunlarda ne bulduğu meselesidir…

CHP’nin bu ve benzeri şahsiyetlerden kurtulması zorunludur! On yıllardır iktidar olamayışının etkin nedenlerinden biri bunlardı. Bu tür yanlış tercihlerle iktidardan kurtulmak öyle sanıldığı gibi kolay olmayacağı gibi, onlardan arınmış bir CHP ile zor olan başarılabilir…

Mevcut yapı “Kırk katır mı kırk satır mı?” politikasıyla akla gelen her şeyi kirleterek yoluna devam ediyor. Hiç acımadan. Gaddarca! Karşısındaki de buna müsait ise, kirlenme tencere kapak misaline dönüşüyor…

Oysa konuşulması ve çözülmesi gereken asıl konu, Türkiye siyasetinin düşürüldüğü acınacak, rezil, seviyesiz ve gelecek adına korkutucu durumdur…

Birkaç gündür hemen herkes şeytan taşlıyor! Düne kadar şeytana tapanlar veya ona uyanlar, onunla işbirliği yapanlar, ‘’ortak veya kişisel çıkar sağlayanlar’’; bundan gayrı günaha girmek istemiyorsanız eğer ya ateist olacaksınız ya da o ‘’elmayı’’ yemeyeceksiniz!

13.07.2026

Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.