Metin Devrim
Köşe Yazarı
Metin Devrim
 

SADAKAT MI, MENFAAT Mİ?

    Eski bir siyasetçiye sormuşlar: "Efendim, falanca kişi partisinden istifa edip karşı tarafa geçti, nasıl bakıyorsunuz?" Siyasetçi acı acı gülümsemiş ve demiş ki: "Evlat, bazıları koltuğa değer katmak için gelir, bazıları ise koltuktan değer almak için. Koltuktan değer alanlar, daha yüksek bir koltuk gördüklerinde, öncekini, bir eski ayakkabı gibi kapının önüne bırakırlar. Sorun gidende değil, onu oraya koyandadır."   "Davası koltuk olanın, kıblesi her zaman rüzgârın estiği yöndür." Siyaset her şeyden önce bir temsiliyet ve güven müessesesidir. Ancak son dönemde yaşadıklarımız, bu müessesenin temellerinin ne kadar sarsıldığını, "milletin vekili" ya da "belediye başkanı" sıfatını taşıyanların, o koltuklara hangi yollarla oturduklarını bir kez daha sorgulatıyor. Son günlerde tanıklık ettiğimiz ve sebebi her ne olursa olsun o "rezaletler", aslında uzun süredir halı altına süpürülen bir sistem hatasının dışavurumundan başka bir şey değildir. Ön Seçim Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluktur! Sandıktan Değil, ‘’Kapalı Kapıların’’ (1) Ardından Çıkan Adayların Hazin Sonu: CHP seçmeninin oylarıyla seçilip, sonra o oylara ihanet ederek saf değiştirenleri izliyoruz. En son örneğini Hasan Ufuk Çakır olayında gördük. CHP’den istifa edip asker selamıyla Cumhurbaşkanı’nı "ikinci başkomutan" ilan eden bu zihniyet, aslında çok net bir mesaj veriyordu: "Benim, partinin değerleriyle, üyeleriyle ya da ideolojisiyle bir bağım yoktu!" Peki, bu isimler oraya nasıl geldi? Sorunun cevabı acı ama gerçek: Ön seçim yapılmadığı için. Genel merkez koridorlarında belirlenen, üyenin tanımadığı, sokağın onaylamadığı isimler listelere doluşunca; sonuç kişisel menfaat peşinde koşan, ilk rüzgârda yön değiştiren siyasi figürler oluyor. Bir Kül Kedisi (2) hikâye kahramanının yüz binlerce oyla "topuklaması" veya benzeri profillerin partiyi basamak olarak kullanması, seçmenin iradesine ihanettir. Ön Seçim konusunda ısrarcıyız, çünkü Genel Başkanın "milletvekili listelerimizi ön seçimle belirleyeceğiz" sözü; partililer ve seçmenler için sadece bir vaat değil, partinin kurtuluş reçetesidir, kuruluş ayarlarına dönmek için bir vesiledir. Neden mi? Ön seçimle gelen kişi, üyenin elini sıkar, gözünün içine bakar, söz verir. Üye ona kefil olur. Bu süreçte bir "siyasi akit" oluşur. Bu bağı koparmak, genel merkez atamasıyla koltuğa oturup sonra çekip gitmek kadar kolay değildir.   CHP üyesi feraset sahibidir. Partinin genetiğine aykırı, yarın öbür gün saf değiştirmeye meyilli, ideolojik omurgası zayıf birini ön seçimde asla ilk sıralara taşımaz. Üye, kendine benzeyeni, kendinden olanı seçer.   Hatta bir adım daha ileri gidilmeli; bırakın sadece üyeyi, vatandaşın adayı doğrudan eleyebileceği "tercihli oy sistemi" getirilmelidir. Seçmen, partinin önüne koyduğu listeye mahkûm edilmemeli, o listedeki liyakati bizzat kendisi oylayabilmelidir. Yaşananlar sadece bir partilinin yer değiştirmesi değil, CHP seçmeninin emeğinin, umudunun, hür iradesiyle karar verdiği seçme/tercih hakkının istismar edilmesidir. Seçmen üzülüyor, gece gündüz çalışan üye kahroluyor, genel olarak da tüm bu "siyasi pazarlıkların" yarattığı tahribatı izlemekten bıkıyor ve artık tiksinmeye başlıyoruz. Eğer gerçek bir demokrasi istiyorsak, siyasetin finansmanından aday belirleme yöntemine kadar köklü bir temizlik şarttır. Kapalı kapılar ardında yapılan listelerin faturasını bu millet ödemek zorunda değil. Ve son çeyrek yüzyılda bu ülke çok şey kaybetti.   Sonuç olarak;    Ön seçim demek, liyakat demektir. Ön seçim demek, sadakat demektir. Ve en önemlisi, ön seçim demek; yarın öbür gün başka kapılarda selam çakacak "menfaatçileri" daha yolun başındayken kapının dışında bırakmak demektir.   Çözüm belli, yol belli: Sandığı üyenin önüne koyun, gerisini onlar halleder!...   Sevgi ve sağlıcakla dostlar…   (1) ‘’Gizli Aşk Eşgali Doğurur.’’ Başlıklı köşe yazım. (2) Değer miydi? (Şu Ölümlü Dünyada!) Başlıklı köşe yazım.     ÖNEMLİ NOT: 2024 Eylül ayında yapılan "İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı" ile CHP tüzüğünde ön seçim ve aday belirleme süreçlerine dair çok kritik güncellemeler yapıldı. Özellikle 52. Madde, parti içi demokrasiyi güçlendirmek adına yeniden düzenlendi. Gelecek seçimlerde uygulanacak bu yeni kuralların özeti şu şekildedir: 1. Ön Seçim Artık Temel Kural (Madde 52) Yeni tüzüğe göre, milletvekili ve yerel yönetim seçimlerinde aday belirlenirken "Ön Seçim" veya "Örgüt Denetiminde Ön Seçim" ana yöntem olarak benimsendi. Hâkim Denetiminde Ön Seçim: Resmi seçim kurulları gözetiminde yapılır, sonuçları yargı güvencesindedir. Örgüt Denetiminde Ön Seçim (Eğilim Yoklaması): Parti örgütünün kendi imkânlarıyla yaptığı, tüm üyelerin katıldığı ancak resmi (yargısal) bağlayıcılığı yerine siyasi bağlayıcılığı olan yöntemdir. Bu tüzük değişikliği, 2026 veya 2028’de yapılması muhtemel bir seçimde CHP'nin aday listelerinin büyük oranda üyeler tarafından belirleneceğini taahhüt ediyor. Yani "yukarıdan aşağı" atama devrinin kapanıp, "aşağıdan yukarı" bir adaylaşma sürecinin başlaması hedefleniyor.  
Ekleme Tarihi: 09 Şubat 2026 -Pazartesi
Metin Devrim

SADAKAT MI, MENFAAT Mİ?

 

 

Eski bir siyasetçiye sormuşlar: "Efendim, falanca kişi partisinden istifa edip karşı tarafa geçti, nasıl bakıyorsunuz?"

Siyasetçi acı acı gülümsemiş ve demiş ki: "Evlat, bazıları koltuğa değer katmak için gelir, bazıları ise koltuktan değer almak için. Koltuktan değer alanlar, daha yüksek bir koltuk gördüklerinde, öncekini, bir eski ayakkabı gibi kapının önüne bırakırlar. Sorun gidende değil, onu oraya koyandadır."  

"Davası koltuk olanın, kıblesi her zaman rüzgârın estiği yöndür."

Siyaset her şeyden önce bir temsiliyet ve güven müessesesidir. Ancak son dönemde yaşadıklarımız, bu müessesenin temellerinin ne kadar sarsıldığını, "milletin vekili" ya da "belediye başkanı" sıfatını taşıyanların, o koltuklara hangi yollarla oturduklarını bir kez daha sorgulatıyor. Son günlerde tanıklık ettiğimiz ve sebebi her ne olursa olsun o "rezaletler", aslında uzun süredir halı altına süpürülen bir sistem hatasının dışavurumundan başka bir şey değildir. Ön Seçim Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluktur!

Sandıktan Değil, ‘’Kapalı Kapıların’’ (1) Ardından Çıkan Adayların Hazin Sonu:

CHP seçmeninin oylarıyla seçilip, sonra o oylara ihanet ederek saf değiştirenleri izliyoruz. En son örneğini Hasan Ufuk Çakır olayında gördük. CHP’den istifa edip asker selamıyla Cumhurbaşkanı’nı "ikinci başkomutan" ilan eden bu zihniyet, aslında çok net bir mesaj veriyordu: "Benim, partinin değerleriyle, üyeleriyle ya da ideolojisiyle bir bağım yoktu!"

Peki, bu isimler oraya nasıl geldi? Sorunun cevabı acı ama gerçek: Ön seçim yapılmadığı için. Genel merkez koridorlarında belirlenen, üyenin tanımadığı, sokağın onaylamadığı isimler listelere doluşunca; sonuç kişisel menfaat peşinde koşan, ilk rüzgârda yön değiştiren siyasi figürler oluyor. Bir Kül Kedisi (2) hikâye kahramanının yüz binlerce oyla "topuklaması" veya benzeri profillerin partiyi basamak olarak kullanması, seçmenin iradesine ihanettir.

Ön Seçim konusunda ısrarcıyız, çünkü Genel Başkanın "milletvekili listelerimizi ön seçimle belirleyeceğiz" sözü; partililer ve seçmenler için sadece bir vaat değil, partinin kurtuluş reçetesidir, kuruluş ayarlarına dönmek için bir vesiledir.

Neden mi?

Ön seçimle gelen kişi, üyenin elini sıkar, gözünün içine bakar, söz verir. Üye ona kefil olur. Bu süreçte bir "siyasi akit" oluşur. Bu bağı koparmak, genel merkez atamasıyla koltuğa oturup sonra çekip gitmek kadar kolay değildir.

 

CHP üyesi feraset sahibidir. Partinin genetiğine aykırı, yarın öbür gün saf değiştirmeye meyilli, ideolojik omurgası zayıf birini ön seçimde asla ilk sıralara taşımaz. Üye, kendine benzeyeni, kendinden olanı seçer.

 

Hatta bir adım daha ileri gidilmeli; bırakın sadece üyeyi, vatandaşın adayı doğrudan eleyebileceği "tercihli oy sistemi" getirilmelidir. Seçmen, partinin önüne koyduğu listeye mahkûm edilmemeli, o listedeki liyakati bizzat kendisi oylayabilmelidir.

Yaşananlar sadece bir partilinin yer değiştirmesi değil, CHP seçmeninin emeğinin, umudunun, hür iradesiyle karar verdiği seçme/tercih hakkının istismar edilmesidir. Seçmen üzülüyor, gece gündüz çalışan üye kahroluyor, genel olarak da tüm bu "siyasi pazarlıkların" yarattığı tahribatı izlemekten bıkıyor ve artık tiksinmeye başlıyoruz.

Eğer gerçek bir demokrasi istiyorsak, siyasetin finansmanından aday belirleme yöntemine kadar köklü bir temizlik şarttır. Kapalı kapılar ardında yapılan listelerin faturasını bu millet ödemek zorunda değil. Ve son çeyrek yüzyılda bu ülke çok şey kaybetti.

 

Sonuç olarak; 

 

Ön seçim demek, liyakat demektir. Ön seçim demek, sadakat demektir. Ve en önemlisi, ön seçim demek; yarın öbür gün başka kapılarda selam çakacak "menfaatçileri" daha yolun başındayken kapının dışında bırakmak demektir.

 

Çözüm belli, yol belli: Sandığı üyenin önüne koyun, gerisini onlar halleder!...

 

Sevgi ve sağlıcakla dostlar…

 

(1) ‘’Gizli Aşk Eşgali Doğurur.’’ Başlıklı köşe yazım.

(2) Değer miydi? (Şu Ölümlü Dünyada!) Başlıklı köşe yazım.

 

 

ÖNEMLİ NOT: 2024 Eylül ayında yapılan "İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı" ile CHP tüzüğünde ön seçim ve aday belirleme süreçlerine dair çok kritik güncellemeler yapıldı. Özellikle 52. Madde, parti içi demokrasiyi güçlendirmek adına yeniden düzenlendi.

Gelecek seçimlerde uygulanacak bu yeni kuralların özeti şu şekildedir:

1. Ön Seçim Artık Temel Kural (Madde 52)

Yeni tüzüğe göre, milletvekili ve yerel yönetim seçimlerinde aday belirlenirken "Ön Seçim" veya "Örgüt Denetiminde Ön Seçim" ana yöntem olarak benimsendi.

  • Hâkim Denetiminde Ön Seçim: Resmi seçim kurulları gözetiminde yapılır, sonuçları yargı güvencesindedir.
  • Örgüt Denetiminde Ön Seçim (Eğilim Yoklaması): Parti örgütünün kendi imkânlarıyla yaptığı, tüm üyelerin katıldığı ancak resmi (yargısal) bağlayıcılığı yerine siyasi bağlayıcılığı olan yöntemdir.

Bu tüzük değişikliği, 2026 veya 2028’de yapılması muhtemel bir seçimde CHP'nin aday listelerinin büyük oranda üyeler tarafından belirleneceğini taahhüt ediyor. Yani "yukarıdan aşağı" atama devrinin kapanıp, "aşağıdan yukarı" bir adaylaşma sürecinin başlaması hedefleniyor.

 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.