Metin Devrim
Köşe Yazarı
Metin Devrim
 

(KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA) YA HEP BERABER YA DA HİÇBİRİMİZ!...

İlk bakışta birlik çağrısı gibi görünen bir söz. Hatta bir slogan... Mantığını çözdüğünüzde. Bir çelişkiyi. Hatta üstü kapalı bir tehdidi barındırıyor!... “Hep beraber” hedefi olumlu bir çağrı olabilir… “Hiç birimiz” ifadesi ise birlik çağrısını, zorlayıcı ve negatif bir dayatma hâline getiriyor…   Slogan, mantık açısından düşündürücü! Fakat. Amaca ulaşmak için neden negatif bir seçenek eklenmiş? Eğer hedef birlikse, neden “hiçbirimiz” seçeneği göz önünde bulunduruluyor? Bu sadece bir kelime oyunu değil. Toplum zihninde gizli bir baskı ve korku yaratmıyor mu? Birlik, özgür irade ile sağlanmalıdır, dayatma ile değil…     İnsanlar gönüllülük esasıyla bir araya gelmeli. Farklılıklar tartışılmalı ve birlikte karar alma kültürü geliştirilmeli. Kucaklayarak, kucaklaşarak. Ancak o zaman “hep beraber” çağrısı bir anlam kazanır. Aksi takdirde, yanına eklenen “hiçbirimiz” ifadesi, birlik yerine ayrışma üretir…   Sloganların amacı toplumu motive eden çağrılar yapmak olmalıyken, bu sloganın mantığı, birlik adına sıkıntı ve çelişki yaratıyor. Özgür düşünceyi yok sayıp, sanki toplumda bir teslimiyet kültürü oluşturuyor. Hatta üstü kapalı bir pazarlık gibi de algılanabilir... “Eğer herkes benimle olmazsa, hiç kimse olmamalı”…     Aşırı sahiplenme. Tutku veya ölümüne bir sevda. Arabesk kokan!   "Either you're mine or you're black soil's."  Abartı sanatının sevgi üzerine uygulanmış modeliydi. 70-80'li yıllarda çekilen. Arabesk şarkıcıdan esas oğlanı olan. Türk filmlerinin vazgeçilmez repliği… ‘’Ya benimsin ya da kara toprağın…’’   Bu anlatım. Bir muhabbet ortamında, konuşma-tartışma arası diyaloğun kısa özetiydi…   Hani. Köleler, efendilerinden nefret etmektense özgür ruhlu kölelerden nefret etmeyi tercih ederler ya. Böylesi daha güvenli ve kolaydır onlar için. Kişilik sahibi olmak külfeti gerektirmez, efendilerinin gözüne girme fırsatı vardır. Tokmak sallayanın ‘’hınk’’ deyicileriydi işte…       Ama doğru ama yanlış. Sadece bir bakış açısıydı onlar için... Acaba gerçek böyle miydi?...     Gördüğün. Tamamen baktığın (durduğun) yerle ilgilidir…   Başlayalım o zaman…   Bir konunun, en öz, en çarpıcı halidir Sloganlar. Üzerine sayfalarca yazabilir, saatlerce sohbet edebilirsiniz.  Hele hele işçi sınıfının sloganları bambaşkadır! Birkaç kelimeyle müthiş anlamlar yükleyebilirsiniz. Kimisi somut bir talebi anlatır, kimisi bir adaletsizliği teşhir eder… Derinlere uzanan köklere sahiptir kimisi. Alanlarda hep bir ağızdan atıldığında, senkronize duygu birliği oluşturur. Birleştirici, güçlendiricidirler… “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz!” İşte bu slogandır ki. İşçi ve emekçileri. Öğrencileri. Emeklileri. Halkları ortak bir duygu ve düşüncede, bir kurtuluş çağrısında koşulsuz birleştirir. Tarihsel köklere sahiptir. Ve… Hitler faşizmine karşı pek çok tiyatro oyunu, şiir kaleme alan, işçi sınıfının sanatçısı Bertolt Brecht’e uzanır. Şiirin Almanca adı. “Keiner Oder Alle” (Hiçbiri Ya da Hepsi). A. Kadir ve A. Bezirci “Ya Hep Beraber Ya da Hiçbirimiz” şeklinde çevirisini yapmış…   Brecht, ekmek, özgürlük ve adalet için verilen mücadeleleri, dayanışmayla ilişkilendirir şiirde. Tek başınalığı eleştirir. ‘’Yalnız değilsin’’ mesajı verir. Bireysel mücadelenin yetersizliğini. Aynı kaderi paylaşanların birlikte hareket etmesini. Örgütlü mücadelenin gerekliliğini anlatır...   Kapitalizm denilen sömürü düzeni. Yeryüzündeki tüm halkların hayatlarını perişan ederken. İşsizlik, yoksulluk, açlık, geleceksizlik, savaşlar, çevre katliamları, felakete dönüşen doğal afetlere neden olurken…   Egemen sınıfa ait bir avuç asalağı ayırırsak. İnsanlık. Çürümüş ve tükenmiş olan bu sistemin kendilerine biçtiği kaderi yaşıyor. Toplumlarda biriken haklı tepki, değişim arzusunu çeşitli biçimlerde dışa vuruyor. Dünyanın farklı coğrafyalarında yüzbinlerin, kapitalizmin yarattığı sorunlara karşı ayağa kalkması başka nasıl açıklanabilir ki?   Türkiye’de de tablo farklı değil. Siyasi iktidar, hayat pahalılığıyla, baskılanan ücretlerle, artan vergi yüküyle ekonomik yıkımın bedelini halka ödetmeye çalışırken; Cumhuriyet tarihinin rekor yoksullaşması yaşanıyor. Sermaye sınıfı ise kâr rekorları kırıyor…     Son iki yılda. 34 milyar lira net kâr elde eden Sabancıların Pegasus Hava Yolları geçtiğimiz günlerde, piyasa değeri yaklaşık 4,5 milyar dolar olan 44 uçağı, vergi indirimlerinden yararlanarak bedavaya getirdi... (1)   Siyasi iktidar, bu gibi sayısız örnekle sermaye sahiplerini kanatlarının altına alırken, işçi ve emekçilerin kolunu kanadını kırıyor. Grevler yasaklanıyor. Sendikalaşma çabaları baskıyla ezilmek isteniyor. Demokratik ve siyasal haklar ortadan kaldırılıyor…     Yoksullaştırılan emekçi kitleler. Yok sayılan kadınlar. Geleceksizliğe mahkûm edilen gençler. Yoksulluğa terk edilen emekliler. Biriktirdikleri tepkiyi; karşılarına dikilen barikatları aşarak, boykotlar örgütleyerek, eylemler yaparak ortaya koymaya çalışıyor…   İşte tüm bu koşullarda. İşçi sınıfının tarihsel sloganı, “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz”, geniş kitlelerin yol göstericisi oluyor...   Bertold Brecht, Almanya’daki faşist rejimin mutlak hedefinde olan insanlardan biriydi. Rejim onu Alman vatandaşlığından çıkardı. Eserlerini yasakladı. Kitaplarını toplatıp ateşe verdiyse de o, tüm dünya emekçilerinin gönlünde yaşamayı sürdürüyor. Yaşadığımız çağda da dünyanın tüm halklarına, ezilenlerine yol gösteriyor. Hitler gibi faşistler lanetle anılıyor.   Toplumsal sorunların bireysel çözümü olmaz. Örgütlü toplum dayanışması ve birliği olmadan engeller aşılmaz, kurtuluşa erişilmez…   Kaderi ortak olanlar bir yol ayrımındadır: “Kurtuluş Yok Tek Başına. Ya Hep Beraber, Ya da Hiçbirimiz!”   Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar…     (1) https://t24.com.tr/haber/devlet-pegasus-a-44-ucak-aldi,1228857
Ekleme Tarihi: 18 Kasım 2025 -Salı
Metin Devrim

(KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA) YA HEP BERABER YA DA HİÇBİRİMİZ!...

İlk bakışta birlik çağrısı gibi görünen bir söz. Hatta bir slogan...

Mantığını çözdüğünüzde. Bir çelişkiyi. Hatta üstü kapalı bir tehdidi barındırıyor!...

“Hep beraber” hedefi olumlu bir çağrı olabilir…

“Hiç birimiz” ifadesi ise birlik çağrısını, zorlayıcı ve negatif bir dayatma hâline getiriyor…

 

Slogan, mantık açısından düşündürücü! Fakat. Amaca ulaşmak için neden negatif bir seçenek eklenmiş? Eğer hedef birlikse, neden “hiçbirimiz” seçeneği göz önünde bulunduruluyor?

Bu sadece bir kelime oyunu değil. Toplum zihninde gizli bir baskı ve korku yaratmıyor mu? Birlik, özgür irade ile sağlanmalıdır, dayatma ile değil…  

 

İnsanlar gönüllülük esasıyla bir araya gelmeli. Farklılıklar tartışılmalı ve birlikte karar alma kültürü geliştirilmeli. Kucaklayarak, kucaklaşarak. Ancak o zaman “hep beraber” çağrısı bir anlam kazanır. Aksi takdirde, yanına eklenen “hiçbirimiz” ifadesi, birlik yerine ayrışma üretir…

 

Sloganların amacı toplumu motive eden çağrılar yapmak olmalıyken, bu sloganın mantığı, birlik adına sıkıntı ve çelişki yaratıyor. Özgür düşünceyi yok sayıp, sanki toplumda bir teslimiyet kültürü oluşturuyor. Hatta üstü kapalı bir pazarlık gibi de algılanabilir...

“Eğer herkes benimle olmazsa, hiç kimse olmamalı”…  

 

Aşırı sahiplenme. Tutku veya ölümüne bir sevda. Arabesk kokan!  

"Either you're mine or you're black soil's." 

Abartı sanatının sevgi üzerine uygulanmış modeliydi. 70-80'li yıllarda çekilen. Arabesk şarkıcıdan esas oğlanı olan. Türk filmlerinin vazgeçilmez repliği…

‘’Ya benimsin ya da kara toprağın…’’

 

Bu anlatım. Bir muhabbet ortamında, konuşma-tartışma arası diyaloğun kısa özetiydi…

 

Hani. Köleler, efendilerinden nefret etmektense özgür ruhlu kölelerden nefret etmeyi tercih ederler ya. Böylesi daha güvenli ve kolaydır onlar için. Kişilik sahibi olmak külfeti gerektirmez, efendilerinin gözüne girme fırsatı vardır. Tokmak sallayanın ‘’hınk’’ deyicileriydi işte…    

 

Ama doğru ama yanlış. Sadece bir bakış açısıydı onlar için... Acaba gerçek böyle miydi?...  

 

Gördüğün. Tamamen baktığın (durduğun) yerle ilgilidir…

 

Başlayalım o zaman…

 

Bir konunun, en öz, en çarpıcı halidir Sloganlar. Üzerine sayfalarca yazabilir, saatlerce sohbet edebilirsiniz.  Hele hele işçi sınıfının sloganları bambaşkadır! Birkaç kelimeyle müthiş anlamlar yükleyebilirsiniz. Kimisi somut bir talebi anlatır, kimisi bir adaletsizliği teşhir eder…

Derinlere uzanan köklere sahiptir kimisi. Alanlarda hep bir ağızdan atıldığında, senkronize duygu birliği oluşturur. Birleştirici, güçlendiricidirler…

“Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz!”

İşte bu slogandır ki. İşçi ve emekçileri. Öğrencileri. Emeklileri. Halkları ortak bir duygu ve düşüncede, bir kurtuluş çağrısında koşulsuz birleştirir. Tarihsel köklere sahiptir. Ve…

Hitler faşizmine karşı pek çok tiyatro oyunu, şiir kaleme alan, işçi sınıfının sanatçısı Bertolt Brecht’e uzanır. Şiirin Almanca adı. “Keiner Oder Alle” (Hiçbiri Ya da Hepsi).

A. Kadir ve A. Bezirci “Ya Hep Beraber Ya da Hiçbirimiz” şeklinde çevirisini yapmış…

 

Brecht, ekmek, özgürlük ve adalet için verilen mücadeleleri, dayanışmayla ilişkilendirir şiirde. Tek başınalığı eleştirir. ‘’Yalnız değilsin’’ mesajı verir. Bireysel mücadelenin yetersizliğini. Aynı kaderi paylaşanların birlikte hareket etmesini. Örgütlü mücadelenin gerekliliğini anlatır...

 

Kapitalizm denilen sömürü düzeni. Yeryüzündeki tüm halkların hayatlarını perişan ederken. İşsizlik, yoksulluk, açlık, geleceksizlik, savaşlar, çevre katliamları, felakete dönüşen doğal afetlere neden olurken…

 

Egemen sınıfa ait bir avuç asalağı ayırırsak. İnsanlık. Çürümüş ve tükenmiş olan bu sistemin kendilerine biçtiği kaderi yaşıyor. Toplumlarda biriken haklı tepki, değişim arzusunu çeşitli biçimlerde dışa vuruyor. Dünyanın farklı coğrafyalarında yüzbinlerin, kapitalizmin yarattığı sorunlara karşı ayağa kalkması başka nasıl açıklanabilir ki?

 

Türkiye’de de tablo farklı değil. Siyasi iktidar, hayat pahalılığıyla, baskılanan ücretlerle, artan vergi yüküyle ekonomik yıkımın bedelini halka ödetmeye çalışırken; Cumhuriyet tarihinin rekor yoksullaşması yaşanıyor. Sermaye sınıfı ise kâr rekorları kırıyor…  

 

Son iki yılda. 34 milyar lira net kâr elde eden Sabancıların Pegasus Hava Yolları geçtiğimiz günlerde, piyasa değeri yaklaşık 4,5 milyar dolar olan 44 uçağı, vergi indirimlerinden yararlanarak bedavaya getirdi... (1)

 

Siyasi iktidar, bu gibi sayısız örnekle sermaye sahiplerini kanatlarının altına alırken, işçi ve emekçilerin kolunu kanadını kırıyor. Grevler yasaklanıyor. Sendikalaşma çabaları baskıyla ezilmek isteniyor. Demokratik ve siyasal haklar ortadan kaldırılıyor…  

 

Yoksullaştırılan emekçi kitleler. Yok sayılan kadınlar. Geleceksizliğe mahkûm edilen gençler. Yoksulluğa terk edilen emekliler. Biriktirdikleri tepkiyi; karşılarına dikilen barikatları aşarak, boykotlar örgütleyerek, eylemler yaparak ortaya koymaya çalışıyor…

 

İşte tüm bu koşullarda. İşçi sınıfının tarihsel sloganı, “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz”, geniş kitlelerin yol göstericisi oluyor...

 

Bertold Brecht, Almanya’daki faşist rejimin mutlak hedefinde olan insanlardan biriydi. Rejim onu Alman vatandaşlığından çıkardı. Eserlerini yasakladı. Kitaplarını toplatıp ateşe verdiyse de o, tüm dünya emekçilerinin gönlünde yaşamayı sürdürüyor. Yaşadığımız çağda da dünyanın tüm halklarına, ezilenlerine yol gösteriyor. Hitler gibi faşistler lanetle anılıyor.

 

Toplumsal sorunların bireysel çözümü olmaz. Örgütlü toplum dayanışması ve birliği olmadan engeller aşılmaz, kurtuluşa erişilmez…

 

Kaderi ortak olanlar bir yol ayrımındadır:

“Kurtuluş Yok Tek Başına. Ya Hep Beraber, Ya da Hiçbirimiz!”

 

Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar…

 

 

(1) https://t24.com.tr/haber/devlet-pegasus-a-44-ucak-aldi,1228857

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Muzo
(18.11.2025 12:59 - #999)
Teşekkürler dostum yine hayalimde geçmişi hatırlattın yüreğine emeğine kalemine sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Coşkun Çağlar
(19.11.2025 11:33 - #1000)
Kalemine yüreğine sağlık yoldaş.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.