Derler ki aşk; birine seni yok etme kudreti verip, bunu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş!
Bir milletin kendi geleceğini bir kişiye, bir zümreye veya bir saraya teslim etmesi de aslında o büyük "aşkın" ve güvenin en tehlikeli halidir. 106 yıl önce bugün, bu toprakların insanları o kuvveti bir tek kişiden geri aldı ve ait olduğu yere; yani kendine, halka verdi…
23 Nisan 1920 sadece bir tarih değil, bir milletin "kendi kaderimi kendim tayin ederim" dediği bir dönüm noktası olup, Ankara’da yanan o ilk meclis ışığı, karanlık günlerden çıkışın müjdecisiydi…
Milli Mücadele’nin o en karanlık, en yokluk ve yoksulluk dolu günlerinde egemenliği saraydan alıp halka veren Gazi Meclis dokuz odalıydı, egemenliği halktan alıp saraya verdiler, saray bin küsur odalı…
O dar koridorlarda alınan kararlar, dünyaya kafa tutan bir bağımsızlık destanına dönüştü. Çünkü mesele duvarların şatafatı değil, o odaların içinde atan "milletin" kalbiydi…
O duvarların şatafatı ise sadece, ‘’itibardan tasarruf’’ olmaz savurganlığının veya bir anıtsal mimari tercihin değil; bir geriye gidişin, bir hafıza kaybının sembolü oldu...
Sırf bu utancın ebatları bile Türkiye' ye uzun yıllar yeter…
Egemenliğin şahsileştiği yerde adalet can çekişir, eşitlik ise sadece bir kelime olarak kalır…
Özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin yegâne dayanağı ulusal egemenliktir…
Egemenlik de kayıtsız şartsız milletindir…
Atatürk’ün bu sözü, duvara asılacak bir tablodan ibaret olmayıp, her gün yeniden sahip çıkmamız gereken bir yaşam biçimidir…
Egemenliğin şahsileştiği yerde adalet can çekişir, eşitlik ise sadece bir kelime olarak kalır…
23 Nisan’ın Dünya’da çocuklara armağan edilen tek bayram olması, Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlülüğünü ve "gelecek" kavramına verdiği önemi gösterir.
Çocukların saflığı ile demokrasinin tazeliği arasındaki bağla, Milli egemenlik ancak eğitimli ve hür nesillerle korunabilecektir.
Bu özel günü dünya çocuklarına armağan eden ruh, aslında şunu söylüyordu:
"Biz bu meclisi kurarak size sadece bir bayram değil, hür bir irade bıraktık."
Bugün buraya, bu yazıyla birlikte; bir "Adam"ın imzasını, fikrini, cesaretini ve iradesini bırakıyorum; her koşulda milletine sahip çıkan, milletini her şeyin üstünde tutan...
Milli egemenliğimizin güvencesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 106. kuruluş yıl dönümünde, başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarını saygı, sevgi, rahmet ve minnetle anıyoruz…
Egemenliğin, saray koridorlarında değil; bu kadim toprakların her bir milimetre karesinde ve özgür beyinlerde yankılandığı nice yıllara...
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun!
Bizimkisi, kalbi ‘’vatan ve millet’’ sevgisiyle atan bir aşk hikâyesidir…
Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar…
23.04.2026