Metin Devrim
Köşe Yazarı
Metin Devrim
 

KURT KAPANI…

BİR KASETLE GELDİ! 2010-2023… 13 YIL…   Ülkenin. Doğrudan ve dolaylı kaderini etkilemiş. Üçü cumhurbaşkanlığı. Kaybedilmiş sekiz seçim. Sahip çıkılmamış oylar…   Partiyi iktidara taşıyamamış. Aday belirleme ve parti içi yönetimi becerisizlikleri… Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde etkili aday stratejilerini oluşturamamış… Parti içi çekişmelerin ve istifa çağrılarının önüne geçememiş. Stratejik iletişim ve kampanya yapamamış. Seçim ittifaklarında yaşanan uyumsuzlukları, verilen tavizler… Önseçim eksikliği. Atama adaylar. Kayırmalar. Ve. Kaderiyle oynanmış bir ülke…   Kamuoyunda yaratılan “kazanamayan muhalefet lideri” algısı... Sisifos’a çevirdiği, ülkenin yüz yıllık kurucu partisi!... 16 Mayıs 1919’dan. 29 Ekim 1923’e. 4 yıl, 5 ay, 15 günde (yaklaşık)… Bir devrimcinin yazdığı büyük destan… O devrimcinin makamını işgalle kalmamış…   BİR KASETLE AHKÂM KESİYOR!.. Beş dakkada Beşiktaş misali. ‘’Hesap sormalı.’’ Diyor. ‘’Hesap vermek de gerekir.’’ ‘’Bir CHP’li rüşvet sarmalına tutulabilir ama  ismi müteahhitlerle anılamaz.’’mış.   ‘’Arınmalıymış parti böylelerinden. Bunları imha etmeli.’’ymiş… Nasıl bir kuyruk acısıysa. 6 okla Silivri’yi hedef gösteriyor!... Göz yumulan. Gözden kaçırılan veya görmezden gelinen. Yolsuzluk dosyaları. Muhatapları. İtirafçı Aziz İhsan Aktaş. Yusuf Yadoğlu. Gözlerine mil mi çektilerdi?  Gözlerin mi kamaşmıştı? AYAR ÇEKMEYE DEVAM EDİYOR… ‘’CHP Risk almalıdır.’’ Diyor. Devletin menfaatleri için sürecin içinde olmalıymış... ‘’Devlete, istikamet çizer.’’miş CHP… CHP kurmaylarının Apo defterini kapatması sonrası paylaşılan bu video, boks torbasına dönen eski genel başkanı daha da tanımamıza vesile oldu… CHP, her kim ne derse desin toplumsal barışın teminatıdır. Tüm anti-demokratik uygulamalara rağmen barışı, adaleti ve toplum vicdanını önceleyen bir siyasi oluşumdur. Kurucu iradenin günümüzdeki en net yansımasıdır…   Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan sorunların çözüm yeri TBMM’dir. Meşru siyaset yolu açıkken terör örgütü lideriyle görüşme talebi, ihanet değilse, aymazlıktır…   Aylardır CHP’ye, belediye başkanlarına karşı yürütülen siyasi operasyonlara gıkını çıkarmayan eski genel başkanın bu çıkışı son derece manidardır. Siyaset, topluma rağmen yapılmaz! Milletin %85’i bir teröristin muhatap alınmasına karşıyken, bu kaset abesle iştigaldir…   Kürk siyasi hareketi içinden kalemler. CHP'nin Kemalist devletçi çizgisinden çıkamadığı. Fakat kendi çıkarlarına uygun olması durumunda Kürt siyasi hareketi ile yan yana geldiği. Kürt meselesinin çözümüne inanmadığı. Geçmişte Leyla Zana, Orhan Doğan vd. nin tutuklanmasına ve günümüzde Selahattin  Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın dokunulmazlıklarının kalkmasına CHP 'nin sebep olduğu. Gibi iddialarla içinde bulunulan sürecin tüm vebalini CHP'ye yükledi.     Kendi dar pencerelerinden öyle görünüyor, ya da bugün öyle görmek istiyor olabilirler…   Ancak. Bugün mevcut iktidar tarafından CHP kenara sıkıştırılmakta, yalnızlaştırılmakta ve kriminalize edilmektedir. Bu durumdan siyaseten kendine fayda ummakta ve CHP'nin gelecekteki olası iktidarını şimdiden sonsuza dek yok etmeye çalışmaktadır…   %85 civarında, heyete girmesine karşı olan seçmenine rağmen, heyete girmesi istenmekte ve bu tuzak dolu yolda CHP ile birlikte yol alınmak istenmektedir…   Bugüne kadar hangi konuda CHP ile birlikte yol yürümek istedi? Hangi konuda verilmiş herhangi bir önergesini destekledi? Hangi komisyon önerisine olumlu yanıt aldı?   İşin özü. İktidar, kendi siyasi çıkarlarını tehdit etmeyen hiçbir yerde CHP'nin desteğini aramadı!   Bu işin başından beri sarpa saracağını. Seçilen yöntemin demokratik işleyişe uygun olmadığını pek çok insan söylüyor. CHP de bu kaygısını beyan etti. Ve buna rağmen mecliste kurulan komisyona katılma kararı aldı...   Bugün İmralı heyetine üye vermedi ise bu durumun Öcalan'ın meşruiyetinden (?) falan değil, kendisine kurulma ihtimali yüksek siyasi tuzaklardan uzak durmak istemesindendir…   Ve kesinlikle haklıdır da... On yıllardır düşman oldukları. ‘’Faşist’’ diye itham ettikleri kişi ve parti bir anda kardeş. İmralı ziyaretine-emrivakisine katılmayan CHP faşist oldu. Öyle mi?...   Ülkemizde ve onu çevreleyen coğrafyada küresel güçler bir büyük projeyi yürütüyor. Amaç. Ulus devletleri ortadan kaldırıp, istedikleri yapıyı hayata geçirmek. Hedef. Emperyalizme, işgalcilere karşı bağımsızlığını elde ederek; laik, demokratik  cumhuriyeti  kuran iradedir. Atatürk’tür. Laik yaşamdır. Türklüktür. Cumhuriyetin bütün kurumlarıdır…   Durum böyle iken. Siyasal İslamcılar, ayrılıkçı Kürtler, mankurtlasmış milliyetçiler örgütlü bir şekilde emperyalist projeye hizmettedir. Ya Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler, gerçek milliyetçiler? Onlar her zamanki gibi rahatlar. Konfor alanlarını terk etmiyorlar…   Dernekler. Sendikalar. STK’lar. Derin uykudalar.  Kaderine boyun eğmiş bir ölüm sessizliği. Sorumlu kimileri, daha ileri gidip, tatil fotoğrafları ile durumlarını pekiştiriyor.  Sorsan ‘'mesaj yazdık, bildiri paylaştık ya.’’  diyerek kendisinin bile inanmadığı cevapla çıkar karşımıza…   Gün tembellik. Gün rehavet. Gün konfor günü değil. Mücadele günüdür. Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyetini yaşatmak hepimizin görev ve sorumluluğudur…   Ortada. Belli bir süreye yayılmış oyun var. Daha doğrusu dizi. Amacı belli. Sonu üç aşa beş yukarı öngörülen. Ara ara değişik figüranları oyuna alıp seyirciyi oyalıyorlar. CHP hep Erol Taş rolünde. Tecavüzcü Coşkun rolünü kakalamaya belki cesaret edemiyorlar. Şimdilik! Erol Taş'ın öldürüldüğü gün. Oyun, yani dizi bitecek!...   Çözüm mü? Onu da. Aptal aptal izleyen seyirciye bırakıyorum...   Sussan olmuyor, susmasan olmaz. Dil dursa hâkim bey tende can durmaz. Yazsan olmuyor, yazmasan olmaz. Kaleme tedbir koma, tek durmaz.     Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar…
Ekleme Tarihi: 25 Kasım 2025 -Salı
Metin Devrim

KURT KAPANI…

BİR KASETLE GELDİ! 2010-2023… 13 YIL…

 

Ülkenin. Doğrudan ve dolaylı kaderini etkilemiş. Üçü cumhurbaşkanlığı. Kaybedilmiş sekiz seçim. Sahip çıkılmamış oylar…

 

Partiyi iktidara taşıyamamış. Aday belirleme ve parti içi yönetimi becerisizlikleri…

Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde etkili aday stratejilerini oluşturamamış…

Parti içi çekişmelerin ve istifa çağrılarının önüne geçememiş. Stratejik iletişim ve kampanya yapamamış. Seçim ittifaklarında yaşanan uyumsuzlukları, verilen tavizler…

Önseçim eksikliği. Atama adaylar. Kayırmalar. Ve. Kaderiyle oynanmış bir ülke…

 

Kamuoyunda yaratılan “kazanamayan muhalefet lideri” algısı...

Sisifos’a çevirdiği, ülkenin yüz yıllık kurucu partisi!...

16 Mayıs 1919’dan. 29 Ekim 1923’e. 4 yıl, 5 ay, 15 günde (yaklaşık)…

Bir devrimcinin yazdığı büyük destan…

O devrimcinin makamını işgalle kalmamış…

 

BİR KASETLE AHKÂM KESİYOR!..

Beş dakkada Beşiktaş misali. ‘’Hesap sormalı.’’ Diyor. ‘’Hesap vermek de gerekir.’’

‘’Bir CHP’li rüşvet sarmalına tutulabilir ama  ismi müteahhitlerle anılamaz.’’mış.   ‘’Arınmalıymış parti böylelerinden. Bunları imha etmeli.’’ymiş…

Nasıl bir kuyruk acısıysa. 6 okla Silivri’yi hedef gösteriyor!...

Göz yumulan. Gözden kaçırılan veya görmezden gelinen. Yolsuzluk dosyaları. Muhatapları. İtirafçı Aziz İhsan Aktaş. Yusuf Yadoğlu. Gözlerine mil mi çektilerdi?  Gözlerin mi kamaşmıştı?

AYAR ÇEKMEYE DEVAM EDİYOR…

‘’CHP Risk almalıdır.’’ Diyor. Devletin menfaatleri için sürecin içinde olmalıymış...

‘’Devlete, istikamet çizer.’’miş CHP…

CHP kurmaylarının Apo defterini kapatması sonrası paylaşılan bu video, boks torbasına dönen eski genel başkanı daha da tanımamıza vesile oldu…

CHP, her kim ne derse desin toplumsal barışın teminatıdır. Tüm anti-demokratik uygulamalara rağmen barışı, adaleti ve toplum vicdanını önceleyen bir siyasi oluşumdur. Kurucu iradenin günümüzdeki en net yansımasıdır…

 

Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan sorunların çözüm yeri TBMM’dir. Meşru siyaset yolu açıkken terör örgütü lideriyle görüşme talebi, ihanet değilse, aymazlıktır…

 

Aylardır CHP’ye, belediye başkanlarına karşı yürütülen siyasi operasyonlara gıkını çıkarmayan eski genel başkanın bu çıkışı son derece manidardır. Siyaset, topluma rağmen yapılmaz! Milletin %85’i bir teröristin muhatap alınmasına karşıyken, bu kaset abesle iştigaldir…

 

Kürk siyasi hareketi içinden kalemler. CHP'nin Kemalist devletçi çizgisinden çıkamadığı. Fakat kendi çıkarlarına uygun olması durumunda Kürt siyasi hareketi ile yan yana geldiği. Kürt meselesinin çözümüne inanmadığı. Geçmişte Leyla Zana, Orhan Doğan vd. nin tutuklanmasına ve günümüzde Selahattin  Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın dokunulmazlıklarının kalkmasına CHP 'nin sebep olduğu. Gibi iddialarla içinde bulunulan sürecin tüm vebalini CHP'ye yükledi.  

 

Kendi dar pencerelerinden öyle görünüyor, ya da bugün öyle görmek istiyor olabilirler…

 

Ancak. Bugün mevcut iktidar tarafından CHP kenara sıkıştırılmakta, yalnızlaştırılmakta ve kriminalize edilmektedir. Bu durumdan siyaseten kendine fayda ummakta ve CHP'nin gelecekteki olası iktidarını şimdiden sonsuza dek yok etmeye çalışmaktadır…

 

%85 civarında, heyete girmesine karşı olan seçmenine rağmen, heyete girmesi istenmekte ve bu tuzak dolu yolda CHP ile birlikte yol alınmak istenmektedir…

 

Bugüne kadar hangi konuda CHP ile birlikte yol yürümek istedi?

Hangi konuda verilmiş herhangi bir önergesini destekledi?

Hangi komisyon önerisine olumlu yanıt aldı?

 

İşin özü. İktidar, kendi siyasi çıkarlarını tehdit etmeyen hiçbir yerde CHP'nin desteğini aramadı!

 

Bu işin başından beri sarpa saracağını. Seçilen yöntemin demokratik işleyişe uygun olmadığını pek çok insan söylüyor. CHP de bu kaygısını beyan etti. Ve buna rağmen mecliste kurulan komisyona katılma kararı aldı...

 

Bugün İmralı heyetine üye vermedi ise bu durumun Öcalan'ın meşruiyetinden (?) falan değil, kendisine kurulma ihtimali yüksek siyasi tuzaklardan uzak durmak istemesindendir…

 

Ve kesinlikle haklıdır da...

On yıllardır düşman oldukları. ‘’Faşist’’ diye itham ettikleri kişi ve parti bir anda kardeş.

İmralı ziyaretine-emrivakisine katılmayan CHP faşist oldu. Öyle mi?...

 

Ülkemizde ve onu çevreleyen coğrafyada küresel güçler bir büyük projeyi yürütüyor. Amaç. Ulus devletleri ortadan kaldırıp, istedikleri yapıyı hayata geçirmek. Hedef. Emperyalizme, işgalcilere karşı bağımsızlığını elde ederek; laik, demokratik  cumhuriyeti  kuran iradedir. Atatürk’tür. Laik yaşamdır. Türklüktür. Cumhuriyetin bütün kurumlarıdır…

 

Durum böyle iken. Siyasal İslamcılar, ayrılıkçı Kürtler, mankurtlasmış milliyetçiler örgütlü bir şekilde emperyalist projeye hizmettedir. Ya Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler, gerçek milliyetçiler? Onlar her zamanki gibi rahatlar. Konfor alanlarını terk etmiyorlar…

 

Dernekler. Sendikalar. STK’lar. Derin uykudalar.  Kaderine boyun eğmiş bir ölüm sessizliği. Sorumlu kimileri, daha ileri gidip, tatil fotoğrafları ile durumlarını pekiştiriyor.  Sorsan ‘'mesaj yazdık, bildiri paylaştık ya.’’  diyerek kendisinin bile inanmadığı cevapla çıkar karşımıza…

 

Gün tembellik. Gün rehavet. Gün konfor günü değil. Mücadele günüdür.

Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyetini yaşatmak hepimizin görev ve sorumluluğudur…

 

Ortada. Belli bir süreye yayılmış oyun var. Daha doğrusu dizi. Amacı belli. Sonu üç aşa beş yukarı öngörülen. Ara ara değişik figüranları oyuna alıp seyirciyi oyalıyorlar. CHP hep Erol Taş rolünde. Tecavüzcü Coşkun rolünü kakalamaya belki cesaret edemiyorlar. Şimdilik!

Erol Taş'ın öldürüldüğü gün. Oyun, yani dizi bitecek!...

 

Çözüm mü?

Onu da. Aptal aptal izleyen seyirciye bırakıyorum...

 

Sussan olmuyor, susmasan olmaz.
Dil dursa hâkim bey tende can durmaz.
Yazsan olmuyor, yazmasan olmaz.
Kaleme tedbir koma, tek durmaz.

 

 

Sevgi ve sağlıcakla kalın dostlar…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Muzo
(25.11.2025 12:38 - #1010)
Güzel bir yazı teşekkürler dostum doğru tektir başka doğru aranmamalı yüreğine sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Feriş
(25.11.2025 16:17 - #1011)
Doğru tespitler.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.