Mesut Kalender
Köşe Yazarı
Mesut Kalender
 

MUTLAK BUTLAN! Sadece CHP’nin değil Türkiye’nin demokrasi sorunu

Türkiye bugün yalnızca bir siyasi tartışmanın değil, demokrasinin geleceğini belirleyecek çok kritik bir eşikte duruyor. “Mutlak butlan” gibi hukuk kisvesine büründürülmeye çalışılan antidemokratik girişimlere sessiz kalmak, aslında sadece bir partiye değil, millet iradesine karşı kurulmak istenen düzene teslim olmaktır. Çünkü mesele yalnızca CHP meselesi değildir. Mesele; Türkiye’de seçimlerin, halkın oyunun, muhalefetin ve demokratik siyasetin var olup olmayacağı meselesidir. Bir ülkede iktidar, karşısında güçlü bir muhalefet istemeyebilir. Bu tarih boyunca her otoriter eğilimin ortak refleksi olmuştur. Ama demokratik toplumların farkı şudur: İktidarlar gelip geçicidir, kurumlar ve halk iradesi kalıcıdır. Eğer bugün ana muhalefet partisine yönelik hukuk dışı müdahaleler normalleştirilirse, yarın hiçbir siyasi parti kendisini güvende hissedemez. Çünkü hukukun kişiye ve partiye göre işletildiği yerde artık hukuk değil, güç konuşur. Bugün CHP’ye yönelik “mutlak butlan” tartışmaları üzerinden yaratılmak istenen tablo, yalnızca bir partinin iç işlerine müdahale değildir. Bu, Türkiye’yi muhalefetsiz bırakma arzusunun yeni bir aşamasıdır. Çünkü güçlü bir muhalefetin tasfiye edildiği yerde seçimler anlamını yitirir. Halkın tercih hakkı kağıt üzerinde kalır. Sonunda ortaya çıkan şey demokrasi değil, kontrollü bir siyasal düzen olur. Ve bunun en büyük sonucu, AKP Genel Başkanı’nın bir dönem daha Cumhurbaşkanı seçilmesinin önünün açılmasıdır. Daha acı olan ise bazı çevrelerin hâlâ bunu sadece “CHP’nin sorunu” gibi görmesidir. Oysa bugün sessiz kalanlar şunu bilmelidir: Hukuksuzluk bir kez meşrulaştığında sınır tanımaz. Bugün CHP’ye yapılan yarın başka bir partiye, başka bir belediyeye, başka bir siyasi harekete yönelir. Dün kayyum politikalarına sessiz kalanların, bugün yargı sopasının başka alanlarda kullanılmasına şaşırma hakkı yoktur. Çünkü demokrasi parçalı savunulamaz. Ya hep birlikte savunulur ya da herkes sırayla kaybeder. Bu yüzden bugün söylenmesi gereken söz nettir: Susma. Çünkü sustukça sıra sana gelecek. Türkiye’nin birinci partisi olan ana muhalefet partisine yönelik böylesi bir müdahale karşısında toplumun tüm demokratik kesimleri ortak tavır almak zorundadır. Bu mesele ideolojik yakınlık meselesi değildir. CHP’ye oy vermemiş insanlar bile bugün bu hukuksuzluğa karşı durmalıdır. Çünkü mesele parti aidiyeti değil, ülkenin geleceğidir. Eğer bugün seçilmiş siyasal irade masa başında şekillendirilmeye başlanırsa, yarın sandığın hiçbir anlamı kalmaz. Demokrasi sadece seçim günü sandığa gitmek değildir. Demokrasi, sandıktan çıkan sonuca herkesin saygı duymasıdır. Hoşuna gitmeyen sonuçları yargı mühendisliğiyle değiştirmeye çalışmak, ülkeyi hukuk devleti olmaktan çıkarır. Türkiye zaten yıllardır ağır bir ekonomik krizle, derin adalet sorunlarıyla, gençlerin umutsuzluğuyla mücadele ediyor. İnsanlar geçinemiyor, gençler geleceğini başka ülkelerde arıyor. Böyle bir dönemde ülkenin enerjisini daha fazla kutuplaşmaya ve siyasal operasyonlara harcamak, millete yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir. Muhalefeti susturarak güçlü olunmaz. Gerçek güç, farklı seslerin özgürce konuşabildiği bir ülke kurabilmektir. Tarih göstermiştir ki baskıyla ayakta duran sistemler kısa vadede güçlü görünür ama uzun vadede toplumun vicdanında mahkûm olur. Çünkü halk iradesini yok sayan hiçbir düzen kalıcı olmamıştır. Bugün herkes kendisine şu soruyu sormalıdır: Eğer yarın benim oy verdiğim partiye aynı yöntem uygulanırsa, beni savunacak kim kalacak? İşte bu yüzden asla izin verilmemelidir. Bugün korkudan susanlar, yarın yalnız kalacaklarını anlamalıdır. Demokratik siyasete inanan herkes; siyasi görüşü ne olursa olsun, hukuk dışı müdahalelere karşı yek vücut olmalıdır. Çünkü mesele artık bir parti meselesi değil, Türkiye’nin demokrasiyle yoluna devam edip etmeyeceği meselesidir.
Ekleme Tarihi: 22 Mayıs 2026 -Cuma
Mesut Kalender

MUTLAK BUTLAN! Sadece CHP’nin değil Türkiye’nin demokrasi sorunu

Türkiye bugün yalnızca bir siyasi tartışmanın değil, demokrasinin geleceğini belirleyecek çok kritik bir eşikte duruyor. “Mutlak butlan” gibi hukuk kisvesine büründürülmeye çalışılan antidemokratik girişimlere sessiz kalmak, aslında sadece bir partiye değil, millet iradesine karşı kurulmak istenen düzene teslim olmaktır. Çünkü mesele yalnızca CHP meselesi değildir. Mesele; Türkiye’de seçimlerin, halkın oyunun, muhalefetin ve demokratik siyasetin var olup olmayacağı meselesidir.

Bir ülkede iktidar, karşısında güçlü bir muhalefet istemeyebilir. Bu tarih boyunca her otoriter eğilimin ortak refleksi olmuştur. Ama demokratik toplumların farkı şudur: İktidarlar gelip geçicidir, kurumlar ve halk iradesi kalıcıdır. Eğer bugün ana muhalefet partisine yönelik hukuk dışı müdahaleler normalleştirilirse, yarın hiçbir siyasi parti kendisini güvende hissedemez. Çünkü hukukun kişiye ve partiye göre işletildiği yerde artık hukuk değil, güç konuşur.

Bugün CHP’ye yönelik “mutlak butlan” tartışmaları üzerinden yaratılmak istenen tablo, yalnızca bir partinin iç işlerine müdahale değildir. Bu, Türkiye’yi muhalefetsiz bırakma arzusunun yeni bir aşamasıdır. Çünkü güçlü bir muhalefetin tasfiye edildiği yerde seçimler anlamını yitirir. Halkın tercih hakkı kağıt üzerinde kalır. Sonunda ortaya çıkan şey demokrasi değil, kontrollü bir siyasal düzen olur. Ve bunun en büyük sonucu, AKP Genel Başkanı’nın bir dönem daha Cumhurbaşkanı seçilmesinin önünün açılmasıdır.

Daha acı olan ise bazı çevrelerin hâlâ bunu sadece “CHP’nin sorunu” gibi görmesidir. Oysa bugün sessiz kalanlar şunu bilmelidir: Hukuksuzluk bir kez meşrulaştığında sınır tanımaz. Bugün CHP’ye yapılan yarın başka bir partiye, başka bir belediyeye, başka bir siyasi harekete yönelir. Dün kayyum politikalarına sessiz kalanların, bugün yargı sopasının başka alanlarda kullanılmasına şaşırma hakkı yoktur. Çünkü demokrasi parçalı savunulamaz. Ya hep birlikte savunulur ya da herkes sırayla kaybeder.

Bu yüzden bugün söylenmesi gereken söz nettir:
Susma. Çünkü sustukça sıra sana gelecek.

Türkiye’nin birinci partisi olan ana muhalefet partisine yönelik böylesi bir müdahale karşısında toplumun tüm demokratik kesimleri ortak tavır almak zorundadır. Bu mesele ideolojik yakınlık meselesi değildir. CHP’ye oy vermemiş insanlar bile bugün bu hukuksuzluğa karşı durmalıdır. Çünkü mesele parti aidiyeti değil, ülkenin geleceğidir. Eğer bugün seçilmiş siyasal irade masa başında şekillendirilmeye başlanırsa, yarın sandığın hiçbir anlamı kalmaz.

Demokrasi sadece seçim günü sandığa gitmek değildir. Demokrasi, sandıktan çıkan sonuca herkesin saygı duymasıdır. Hoşuna gitmeyen sonuçları yargı mühendisliğiyle değiştirmeye çalışmak, ülkeyi hukuk devleti olmaktan çıkarır. Türkiye zaten yıllardır ağır bir ekonomik krizle, derin adalet sorunlarıyla, gençlerin umutsuzluğuyla mücadele ediyor. İnsanlar geçinemiyor, gençler geleceğini başka ülkelerde arıyor. Böyle bir dönemde ülkenin enerjisini daha fazla kutuplaşmaya ve siyasal operasyonlara harcamak, millete yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir.

Muhalefeti susturarak güçlü olunmaz. Gerçek güç, farklı seslerin özgürce konuşabildiği bir ülke kurabilmektir. Tarih göstermiştir ki baskıyla ayakta duran sistemler kısa vadede güçlü görünür ama uzun vadede toplumun vicdanında mahkûm olur. Çünkü halk iradesini yok sayan hiçbir düzen kalıcı olmamıştır.

Bugün herkes kendisine şu soruyu sormalıdır:
Eğer yarın benim oy verdiğim partiye aynı yöntem uygulanırsa, beni savunacak kim kalacak?

İşte bu yüzden asla izin verilmemelidir. Bugün korkudan susanlar, yarın yalnız kalacaklarını anlamalıdır. Demokratik siyasete inanan herkes; siyasi görüşü ne olursa olsun, hukuk dışı müdahalelere karşı yek vücut olmalıdır. Çünkü mesele artık bir parti meselesi değil, Türkiye’nin demokrasiyle yoluna devam edip etmeyeceği meselesidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.