Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun 14 Ağustos 2025’te AKP’ye geçişi günlerce konuşuldu.
Yazıldı, çizildi, tartışıldı.
Ama bence asıl dikkat çekici olan yalnızca Çerçioğlu’nun geçişi değildi.
Şürekâsıydı.
Onlar pek konuşulmadı.
Bugün biraz da bunu yazmak istiyorum.
Yarın çocukları bu dönemi merak edip araştırdığında okuyacak birkaç satır bulsunlar diye…
Annelerini, babalarını, amcalarını, teyzelerini daha iyi tanısınlar diye…
Hatta daha açık söyleyeyim:
Kimlere güvenmeyeceklerini bilsinler diye.
/////
Çerçioğlu’nun parti değiştireceği konuşulurken, birkaç hafta önce bu isimlerden bazılarıyla oturma gafletinde bulundum.
Üstelik o günlerde hâlâ Cumhuriyet Halk Partisi yönetimindeydiler.
Çerçioğlu’nun AKP’ye geçmesini, Çerçioğlu’ndan daha hararetli savunuyorlardı.
Ne büyük lafları vardı…
Ne gösterişli sıfatları…
Hepsi sözde erdem timsaliydi.
Hepsi en devrimciydi.
Öyle ki devrimciliği sana bana bırakmayacak kadar…
Ama iş sağ siyasete savrulmaya gelince hiçbirinin içinde en küçük bir rahatsızlık oluşmadı.
Bir günde dün söylediklerini unuttular.
Ben insanın bazen isminin tam zıttı bir karaktere dönüştüğünü düşünürüm.
Anne-babalar çocuklarına umutla isim koyar.
Türkçüyse “Oğuzhan” der…
Solcuysa “Deniz”…
Daha adını koyarken bir ideal yükler çocuğa.
Kim “Erdem” koyar bilemem veya "Onur"…
Ben dolu dolu olsun diye oğluma “Uzay”ı hak gördüm mesela….
Şu anda beşinci dili öğreniyor.
Ama insan bazen isminin bile hakkını veremez.
İsminize bakın.
Sonra aynaya bakın.
Belki aradaki farkı görürsünüz.
Ben hayatım boyunca isminin hakkını gerçekten veren çok az insan gördüm.
/////
Parti değiştirenlerin unuttuğu bir şey var: Hiç kimse aptal değil.
İnsan yaşadıklarıyla öğrenir.
Hafıza diye bir şey vardır.
Geçtikleri partidekiler de aptal değil.
Dün başka bir parti için “onur”, “dava”, “mücadele”, “örgüt” nutukları atan birine bugün nasıl bakarlar sanıyorsunuz?
Buna Çerçioğlu da dahil...
Çünkü siyaset, her şeyi unutsa bile karakter değişimlerini unutmaz.
Yıllarca “CHP’nin onurlu neferiyiz” diye dolaşıp sonra ilk siyasi rüzgârda başka limana yanaşanlara kimse “has adam” muamelesi yapmaz.
Yapamaz.
En fazla şunu düşünür:
“Demek ki satılabiliyormuş.”
Çerçioğlu’nu alana şürekâsı bedava…
Devrimcilik zor iştir küçük insanlar…
Çok zor.