Fransızların güzel bir sözü vardır:
Reçelin ne kadar azsa, ekmeğe sürmek için o kadar çok uğraşırsın.
///
Bu köşeyi uzun süredir takip edenler bilir; yıllarca Özlem Çerçioğlu’nun hem metin yazarlığını hem de fotoğrafçılığını yaptım.
Sadece konuşma metinlerini değil, belediyenin bültenlerini de kaleme alan ekipteydim.
Belki eski bir alışkanlık, belki de işin ironisi…
Ayrıldıktan sonra da, özellikle 14 Ağustos’tan sonra, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin bültenlerini ilgiyle takip etmeye devam ediyorum.
Geçtiğimiz gün merak ettim:
Bir zamanlar neredeyse her metinde kullanılan “Topuklu Efe” lakabı ne oldu?
Baktım…
Son kullanım tarihi: 23 Ekim 2025.
Yani yaklaşık 6 aydır ortada ne “Topuklu Efe” var, ne de bir “topuk sesi”.
Demek ki Özgür Özel’in “Topuklayan Efe” çıkışı, “Topuklu Efe”yi sessizliğe gömmüş.
Belki de hak verildi… kim bilir?
///
Haberciliğin temel kurallarından biridir:
Başlık okutur.
Ben de belediyenin sitesine girip haberlere göz atayım dedim… demez olaydım.
Tam 7 sayfa geriye gittim.
Her sayfada 12 haber.
Toplam 94 haberin 92’si nasıl başlıyor biliyor musunuz?
“BAŞKAN ÇERÇİOĞLU…”
İki tanesi araya basın duyurusu diye sıkışmış da, insan nefes alabiliyor.
Şimdi insan sormadan edemiyor:
Bu kadar tekrar, bu kadar tek isim vurgusu…
Kadroda hiç mi “Bu yaptığımız biraz fazla” diyecek kimse kalmadı?
Hiç mi biri çıkıp “Bu artık komik görünüyor” demiyor?
Zannetmiyorum.
Eminim birçoğu Pirus zaferi kazanmış onursuz komutan gibi katlar arasında zıplayıp duruyorlardır.
Geçen günlerde yaptığımız bir sokak röportajında bir vatandaşın söylediği söz aklıma geldi:
“Çerçioğlu önce kadrosunu temizlesin.”
Sokaktaki vatandaş bile tabloyu bu kadar net görüyorken, içeride kimse fark etmiyorsa bunun tek bir açıklaması var:
Bu artık iletişim değil…
Bu, açık bir narsisizm gösterisi.
Hatta bir ad koymak gerekirse diye biraz da düşündüm:
Çerçisizm…
Topuksuz PR Rejimi…
Topuklayan narsisizm…
///
En başa dönelim.
Reçel ne kadar azsa, ekmeğe sürmek için o kadar uğraşırsın demiştik.
Görünen o ki “topuk” gitti…
Reçel azaldı.
Elde bol ekmek, az reçel kaldı.
Ve o ekmek…
Sürüle sürüle değil, artık gevelene gevelene tüketiliyor.