Bundan bir ay önce bir kedi sahiplendim.
Can dostum kendi ayaklarıyla kendini teslim etti, yine bir dost sohbetinde…
Dedi ki, ben sana razıyım.
Hep saklanan kedi o gün kendini bana teslim etti.
Dedim ki, ben de sana razıyım.
Hamileymiş daha 1 yaşında olmasına rağmen.
Ama içindeki canlar bana geldiğinde cansızmış. Bir sürü sıkıntı; kan zehirlenmesi vs…
Kurtardık…
Adı, Gece…
Simsiyah, bağrında hafiften beyaz lekeleri ile yeniaylı bir yaz akşamı gibi.
Buluttan eser yok ve tüylerindeki siyah beni yalnızlığıma, onun yalnızlığıma eşlik etmesine, daha da birçok yere götürüyor.
///
Yeni ofisimizin sokağında beyazlı kahverengili bir sokak köpeği var. Oyuncu kerata… Gelene salça oluyor, gidene salça… Keyifle yapıyor oyunculuğunu, keyif alıyor belli.
Ben de önce köpeğe yeltenmiştim, yalnızlığımı paylaşması için. Cavalier besledim 4 ay, anladım ki pek benlik değil. Tabii ki sokağa bırakan vicdansızlardan olmadım, vedalaşıp sahiplendirdim.
Ama adsız oyuncu kahramana selam vermeden geçmez oldum. Siz de selam verin en azından, gülümsemeniz bile yetiyor, Turistik Park’ın oralarda….
Ben adını Kahve koydum. O kadar keyifli çünkü…
Bir vicdansızın anlamayacağı keyif…
///
Yeniaylı yaz akşamıma dedim ki bugün, “Başarılarımda, başarısızlığımda sen olacaksın yanımda; hazır mısın?”
Ağlamak istersem sana ağlayacağım; beraber güleceğiz.
Ben seni bırakmayacağım, sen beni bırakmak istersen özgürsün…
Ama bir korkum var Gece… Biz Aydın’dayız…
Dışarıya çıkarsan…
Sana kıyarlar…
Canına işkenceyle kıyarlar…
Eğer Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ekiplerine yakalanırsan seni Şahnalı’ya kapatırlar.
Susuz kalırsın.
Aç kalırsın.
Gölgen olmaz.
Suyun olmaz.
Maman olmaz.
Ve bir gün…
Canın olmaz!
Ben sana hepsi olacağım!
///
Bunları neden yazdım?
Şimdiden uyarmak için!
Aydın Linyit’in bağışladığı Şahnalı’daki alan bir can dostlar mezarlığı olacak!
Buradaki can dostlar yavaş yavaş öldürülüyor!
Yakında cesetler yığılacak, kireçlenip toplu mezara atılacak.
Bu haberi ilk biz yaptık. Dedik ki; burası koskoca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na açtırılacak yer değil…
Gölge yok gölge! Bir ağaç gölgesi!
Personelin k.ç yıkayamadığı yerde köpeklere su mu verilir?
Bunu da bugün diyoruz.
Sürgün edilmiş 2 tane personel yüzlerce köpeğe nasıl baksın?
Su haftada bir kez bir tankerle getiriliyor.
Mamalar en ucuz ve en kötüsünden…
Her yer dışkı dolu…
Tüm hayvanseverlere çağrımızdır.
Biz gündemde tutacağız, siz de bu konuya sahip çıkın.
Yerimizi bilelim.
Çünkü bu şehirde hayvanlar sahipsiz değil!
Geceme sözümdür.
Anasayfa
Yazarlar
Mehmet Keskin
Yazı Detayı
Bu yazı 126 kez okundu.
GECE’YE BİR SÖZÜM VAR
Bundan bir ay önce bir kedi sahiplendim.
Can dostum kendi ayaklarıyla kendini teslim etti, yine bir dost sohbetinde…
Dedi ki, ben sana razıyım.
Hep saklanan kedi o gün kendini bana teslim etti.
Dedim ki, ben de sana razıyım.
Hamileymiş daha 1 yaşında olmasına rağmen.
Ama içindeki canlar bana geldiğinde cansızmış. Bir sürü sıkıntı; kan zehirlenmesi vs…
Kurtardık…
Adı, Gece…
Simsiyah, bağrında hafiften beyaz lekeleri ile yeniaylı bir yaz akşamı gibi.
Buluttan eser yok ve tüylerindeki siyah beni yalnızlığıma, onun yalnızlığıma eşlik etmesine, daha da birçok yere götürüyor.
///
Yeni ofisimizin sokağında beyazlı kahverengili bir sokak köpeği var. Oyuncu kerata… Gelene salça oluyor, gidene salça… Keyifle yapıyor oyunculuğunu, keyif alıyor belli.
Ben de önce köpeğe yeltenmiştim, yalnızlığımı paylaşması için. Cavalier besledim 4 ay, anladım ki pek benlik değil. Tabii ki sokağa bırakan vicdansızlardan olmadım, vedalaşıp sahiplendirdim.
Ama adsız oyuncu kahramana selam vermeden geçmez oldum. Siz de selam verin en azından, gülümsemeniz bile yetiyor, Turistik Park’ın oralarda….
Ben adını Kahve koydum. O kadar keyifli çünkü…
Bir vicdansızın anlamayacağı keyif…
///
Yeniaylı yaz akşamıma dedim ki bugün, “Başarılarımda, başarısızlığımda sen olacaksın yanımda; hazır mısın?”
Ağlamak istersem sana ağlayacağım; beraber güleceğiz.
Ben seni bırakmayacağım, sen beni bırakmak istersen özgürsün…
Ama bir korkum var Gece… Biz Aydın’dayız…
Dışarıya çıkarsan…
Sana kıyarlar…
Canına işkenceyle kıyarlar…
Eğer Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ekiplerine yakalanırsan seni Şahnalı’ya kapatırlar.
Susuz kalırsın.
Aç kalırsın.
Gölgen olmaz.
Suyun olmaz.
Maman olmaz.
Ve bir gün…
Canın olmaz!
Ben sana hepsi olacağım!
///
Bunları neden yazdım?
Şimdiden uyarmak için!
Aydın Linyit’in bağışladığı Şahnalı’daki alan bir can dostlar mezarlığı olacak!
Buradaki can dostlar yavaş yavaş öldürülüyor!
Yakında cesetler yığılacak, kireçlenip toplu mezara atılacak.
Bu haberi ilk biz yaptık. Dedik ki; burası koskoca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na açtırılacak yer değil…
Gölge yok gölge! Bir ağaç gölgesi!
Personelin k.ç yıkayamadığı yerde köpeklere su mu verilir?
Bunu da bugün diyoruz.
Sürgün edilmiş 2 tane personel yüzlerce köpeğe nasıl baksın?
Su haftada bir kez bir tankerle getiriliyor.
Mamalar en ucuz ve en kötüsünden…
Her yer dışkı dolu…
Tüm hayvanseverlere çağrımızdır.
Biz gündemde tutacağız, siz de bu konuya sahip çıkın.
Yerimizi bilelim.
Çünkü bu şehirde hayvanlar sahipsiz değil!
Geceme sözümdür.
Ekleme
Tarihi: 11 Mart 2026 -Çarşamba
GECE’YE BİR SÖZÜM VAR
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(1)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
Leyla
(11.03.2026 13:32 -
#1584)
Canlara,
Can sözümüz, can borcumuz var.
