Şehirlerimizde, bazı belediyelerin farklı noktalara dikilmiş, birçok ilan ve reklam panolarını, metrelerce yükseklikteki çok büyük totemlerini görüyoruz.
Buralarda yapılan hizmetlerle ilgili olarak çok değişik, sayısız, çığırından çıkmış afişlerle karşılaşıyoruz.
Bunlar benim nazarımda: hizmetleri anlatmaktan daha çok, hizmet yapanların reklamına ve algı yaratmaya yönelik, hiçbir şekilde kamu yararı olmayan gereçlerdir.
Dikkatimi çeken, çok yadırgadığım afişlerden biri: " Sizin için çalışıyoruz.” afişi
Tam bir komedi!
Hemen şu soru akla geliyor:
Halkın parası ile hizmet edenler; bizim için çalışmayacaksınız da, kimin için çalışacaksınız?
Bizler yaptığınız hizmetlerin, bizim için yapıldığını anlamayacak kadar aptal mıyız?
“Sizin için çalışıyoruz ”afişinin mucitleri, kanunen yapmakla zorunlu oldukları basit hizmetleri bile; çok büyük imkânsız hizmetler gibi büyük bir algı yönetimi ile bize afişe etmektedir.
Bu husus beni rahatsız ettiği gibi; birçok vatandaşı da rahatsız ediyor, zıvanadan çıkarıyor.
Çünkü açlıkla, yoksullukla boğuşan, ekonomik krizi iliklerine kadar hisseden milyonlarca insanımızın olduğu ülkemizde, bu afiş savurganlığı nedir?
Bunu kim önleyecek?
Hazine ve Maliye Bakanı, kamuda tasarruf diyerek canhıraş mücadele ediyor(!)
Kamuda mali disiplin diyor(!) Enflasyonla boğuşuyor(!)
Bu tip keyfi, savurgan harcamalar Sayın Bakanın çalışmalarına gölge düşürüyor, çalışmalarını boşa çıkarmıyor mu?
Elbette çıkarıyor.
Artık bilgi teknolojisinin ve internetin hızla yayıldığı bir dönemde “ dijital çağda” yaşıyoruz.
Bireylerin bilgiye erişme ve paylaşma biçiminin temelden değiştiği, her türlü bilgiye kolaylıkla ulaştığı bir dönemde, kamunun parasını harcayanlar için bu tip eylemler, davranışlar “gösterişten” öte bir durum değildir
Belediyeler, her türlü hizmet ve faaliyetleri hakkında; basın ve halkla ilişkiler, iletişim vb. birimleri vasıtasıyla sosyal medya hesapları, basın bültenleri, basın toplantıları vb. şekilde halka rahatlıkla bilgi akışı sağlayabilirler.
Ayrıca bu bilgilendirme faaliyetlerini çalışanları, yandaşları, siyasi taraftarları ve trolleri ile de sınırsız bir şekilde yapabilirler(!)
Zaten atmanın sınırı yok. Yersen…
Bu şekilde bir uygulama yapılırsa; görüntü kirliliği oluşturan, abartılı, kamunun yararına olmayan, kişisel algı ve reklama dönük durumlar ortadan kalkacaktır.
Ayrıca, dijital çağın sunduğu imkânlar etkili bir şekilde kullanıldığı takdirde; kamuda milyarlarca para tasarrufu da sağlanarak, çok daha etkin, kalıcı hizmetler için kaynak yaratılmış olacaktır.
Bakın son günlerde meydana gelen yağışlarla birlikte; birçok yerde alt yapı sorunundan, dere vb. yerlerin ıslah eksikliğinden kaynaklanan, sel baskınları ve afetlerle karşılaşıyoruz.
Yaşadığım Aydın ilinde de yağışlara bağlı olarak ortaya çıkan ciddi sorunlar var.
Tüm bunlar olurken; diğer taraftan Aydın’da bir imar rant ( getirim) tartışması almış başını gidiyor. Birçok noktada “ İmar Rantına geçit yok.” “Kuşadası’nda imar rantına geçit yok.” konulu afişler yer alıyor.
Sayın yetkililer Aydın halkına artık bunlardan gına geldi, gına geldi…
Haberiniz olsun!
İmar Rantına geçit yok babından soyut çatışmaları bıraksanız da; “hep birlikte Aydın İlimizde sele, su baskınlarına, kanalizasyon pisliğine, çevre felaketlerine, her türlü afete geçit yok.” diye ortak bir akılla çalışsanız.
Halka hiçbir faydası olmayan, kendinizi parlatmaya, algıya yönelik afiş çılgınlığından, gösterişten vazgeçseniz, bunlara harcanan parayı şehirlerimizin alt yapısı için harcasanız.
Son söz:
“Sizin için çalışıyoruz.” diyenler acaba kendi paranızla, kendinizin, ailenizin veya aile şirketinizin reklamı için bu kadar afiş astırıp, para harcıyor musunuz?
Yoksa “devletin malı deniz, yemeyen domuz” düşüncesinde misiniz?
Sevgiyle, saygıyla, dostça kalın…
