Hakan Genç
Köşe Yazarı
Hakan Genç
 

LİYAKAT-LİYAKATSIZLIK

  Birçok yerde; konu siyasete, kamusal alana, devlet yönetimine gelince; “liyakat ve liyakatsizlik nedir?” tartışması ön plana çıkıyor.  Liyakat: lâyık olana lâyık olduğu görevin verilmesidir. Liyakatsizlik ise: layık olmayana layık olmadığı görevi vermektir. Yani işin özü: bir konuda değerli, iş bilmek, ehli olmak ya da tam tersi olmak… İnsanlığın binlerce yılda geliştirdiği evrensel değerlerden biri olan liyakat sözcüğü insanlar için iyi ve doğru olan birçok özelliği kapsamaktadır. Platon siyaset felsefesinde liyakatin; devlet kurucu, kurulmuş bir devlet düzenini devam ettirici;  yokluğunun ise devleti yıkıcı bir etkiye sahip olabileceğini savunmuştur.  Birey, toplum ve devleti bir insan bedenine benzeten Platon; bu üç enstrümanın liyakat ekseninde örgütlendirilmesini esas kılmıştır. Tarihte Platonun yaklaşımını dikkate almayan devletlerin, toplumların zamanla büyük sıkıntılar yaşadığını ve yok olma sürecine girdiğini görüyoruz. Liyakati esas alan yönetim anlayışının hâkim olduğu kurum ve toplumlarda, liyakat kültürü, aidiyet duygusu gelişmekte, kökleşmektedir. Bu durum sosyal adaletin sağlanmasına, toplumsal huzurun tesis edilmesine, kurumsal verimliliğin artmasına, vatandaşların adalet algısının güçlenmesine, bireylerin refah seviyesinin yükselmesine mutlak etki etmekte ve devlete olan güvenide artırmaktadır. Buna karşılık, liyakatin ön planda olmadığı, kayırmacılığın ve torpilin ön planda olduğu yapılarda, bireylerin yetenek ve potansiyelleri körelmekte; liyakati teşvik eden eğitim ve uygulamalar gelişim imkânı bulamamaktadır. Nihayetinde;  toplumda güvensizlik, adaletsizlik yaygınlaşmakta; güçlü olan haklı, güçsüz olan haksız sayılmaktadır.  Sırf birilerinin eşi, dostu, ya da benzer ideolojiye, siyasi görüşe, yaşam şekline, cinsiyete, yaşa vs. sahip olduğu için lâyık olmayan kişilere görev ve yetki verildiğinde;   işlerin aksaması, diğer çalışanların bunu görüp aidiyetlerinin azalması ve sonuçta başarısız olunması kaçınılmazdır. Çalıştıkları yerde liyakatin esas alınmadığını gören kişiler, ya liyakat dışındaki kıstas neyse (örneğin yaranmaya çalışmak, istemese de destekliyor, onaylıyor görünmek vs.) onu sağlamaya çaba harcar;   isteksiz ve verimsiz çalışır, ya da çalışıyormuş gibi yapar. Bunlar kişinin yeteneklerini köreltip, bilgilerini unutturmak, performansı düşürmek dışında hiçbir sonuç doğurmaz.  Liyakatsiz kişiler saygıyı, sevgiyi kişiliğinden değil; ünvanından dolayı almaya çalıştıklarından, bu kişiler ünvanlarını kaybettiklerinde toplumda yer bulamazlar.  Liyakat nasıl ve neye göre ölçülmeli, değerlendirilmelidir? Bu sorunun yanıtını vermek gerçekten zor. Liyakatli bir insan seçimi ve liyakate dayanan sürdürülebilir bir sistem kurmak,  uzun sistematik bir sürecin kesintisiz uygulanmasını gerektiriyor.  Konunun sosyolojik, tarihsel ve yönetim bilimleri perspektiflerinden çok katmanlı biçimde ele alınması şarttır. Liyakat ölçümüne bu şekilde yaklaşıldığı takdirde; toplumsal değerler, yönetsel ilkeler ve kültürel dinamiklerle bütünleşmiş, güçlü bir liyakat olgusu ortaya çıkacaktır. Diğer taraftan liyakatin gelişimi için, toplumun işin değerini anlayıp, ona göre değerlendirme yapabilecek nitelikte şekillendirilmesi de diğer önemli bir husustur. Bireylerin bilgi, beceri ve emeğinin karşılık ve değer bulduğu bir yapı, toplumun diğer bireylerini de kendi yetkinliklerini geliştirmeye teşvik edecektir. Marifetin iltifata dönüştüğü bir ortamda; liyakat, yalnızca bir yönetim ilkesi değil, aynı zamanda toplumsal bütünlüğün ve sürdürülebilir kalkınmanın temel taşı hâline gelecektir.  Liyakat konusunda çevremde en çok konuşulanlar:  Eskiden eş, dost, akraba, yandaşlar işe alınırdı. Ama temel bürokrat uzman kadro, yapı korunur, uzman kişilerle birlikte kurumlar yönetilirdi. Bu sayede kurum ya da işletmelerin verimliliği işlevleri devam ederdi.  Şimdi daha çok liyakat gözetilmeksizin, korunan, kollanan her şekilde mutlak itaat eden, çok farklı hırsları olan yandaş bir kadro ile çalışma anlayışı var.  Fırsat ve imkân eşitliği, eğitim eşitliğindeki sorunlar nedeniyle, gençlerin önü tıkanıyor, ülkeye katkı sağlayabilecek insanlar, sistem dışına itiliyor, beyin göçü oluyor. Sonuç olarak; nasıl insan bedeninde kalbin kalp, ağzın ağız, bağırsağın bağırsak işlevi görmesi gerekiyorsa;  her insanda layık olduğu işi, işlevi üstlenmelidir. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın! Sevgiyle, saygıyla, dostça kalın…
Ekleme Tarihi: 24 Şubat 2026 -Salı
Hakan Genç

LİYAKAT-LİYAKATSIZLIK

 

Birçok yerde; konu siyasete, kamusal alana, devlet yönetimine gelince; “liyakat ve liyakatsizlik nedir?” tartışması ön plana çıkıyor.

 Liyakat: lâyık olana lâyık olduğu görevin verilmesidir. Liyakatsizlik ise: layık olmayana layık olmadığı görevi vermektir. Yani işin özü: bir konuda değerli, iş bilmek, ehli olmak ya da tam tersi olmak…

İnsanlığın binlerce yılda geliştirdiği evrensel değerlerden biri olan liyakat sözcüğü insanlar için iyi ve doğru olan birçok özelliği kapsamaktadır.

Platon siyaset felsefesinde liyakatin; devlet kurucu, kurulmuş bir devlet düzenini devam ettirici;  yokluğunun ise devleti yıkıcı bir etkiye sahip olabileceğini savunmuştur.

 Birey, toplum ve devleti bir insan bedenine benzeten Platon; bu üç enstrümanın liyakat ekseninde örgütlendirilmesini esas kılmıştır.

Tarihte Platonun yaklaşımını dikkate almayan devletlerin, toplumların zamanla büyük sıkıntılar yaşadığını ve yok olma sürecine girdiğini görüyoruz.

Liyakati esas alan yönetim anlayışının hâkim olduğu kurum ve toplumlarda, liyakat kültürü, aidiyet duygusu gelişmekte, kökleşmektedir.

Bu durum sosyal adaletin sağlanmasına, toplumsal huzurun tesis edilmesine, kurumsal verimliliğin artmasına, vatandaşların adalet algısının güçlenmesine, bireylerin refah seviyesinin yükselmesine mutlak etki etmekte ve devlete olan güvenide artırmaktadır.

Buna karşılık, liyakatin ön planda olmadığı, kayırmacılığın ve torpilin ön planda olduğu yapılarda, bireylerin yetenek ve potansiyelleri körelmekte; liyakati teşvik eden eğitim ve uygulamalar gelişim imkânı bulamamaktadır.

Nihayetinde;  toplumda güvensizlik, adaletsizlik yaygınlaşmakta; güçlü olan haklı, güçsüz olan haksız sayılmaktadır.

 Sırf birilerinin eşi, dostu, ya da benzer ideolojiye, siyasi görüşe, yaşam şekline, cinsiyete, yaşa vs. sahip olduğu için lâyık olmayan kişilere görev ve yetki verildiğinde;   işlerin aksaması, diğer çalışanların bunu görüp aidiyetlerinin azalması ve sonuçta başarısız olunması kaçınılmazdır.

Çalıştıkları yerde liyakatin esas alınmadığını gören kişiler, ya liyakat dışındaki kıstas neyse (örneğin yaranmaya çalışmak, istemese de destekliyor, onaylıyor görünmek vs.) onu sağlamaya çaba harcar;   isteksiz ve verimsiz çalışır, ya da çalışıyormuş gibi yapar.

Bunlar kişinin yeteneklerini köreltip, bilgilerini unutturmak, performansı düşürmek dışında hiçbir sonuç doğurmaz.

 Liyakatsiz kişiler saygıyı, sevgiyi kişiliğinden değil; ünvanından dolayı almaya çalıştıklarından, bu kişiler ünvanlarını kaybettiklerinde toplumda yer bulamazlar.

 Liyakat nasıl ve neye göre ölçülmeli, değerlendirilmelidir?

Bu sorunun yanıtını vermek gerçekten zor. Liyakatli bir insan seçimi ve liyakate dayanan sürdürülebilir bir sistem kurmak,  uzun sistematik bir sürecin kesintisiz uygulanmasını gerektiriyor.

 Konunun sosyolojik, tarihsel ve yönetim bilimleri perspektiflerinden çok katmanlı biçimde ele alınması şarttır. Liyakat ölçümüne bu şekilde yaklaşıldığı takdirde; toplumsal değerler, yönetsel ilkeler ve kültürel dinamiklerle bütünleşmiş, güçlü bir liyakat olgusu ortaya çıkacaktır.

Diğer taraftan liyakatin gelişimi için, toplumun işin değerini anlayıp, ona göre değerlendirme yapabilecek nitelikte şekillendirilmesi de diğer önemli bir husustur.

Bireylerin bilgi, beceri ve emeğinin karşılık ve değer bulduğu bir yapı, toplumun diğer bireylerini de kendi yetkinliklerini geliştirmeye teşvik edecektir.

Marifetin iltifata dönüştüğü bir ortamda; liyakat, yalnızca bir yönetim ilkesi değil, aynı zamanda toplumsal bütünlüğün ve sürdürülebilir kalkınmanın temel taşı hâline gelecektir.

 Liyakat konusunda çevremde en çok konuşulanlar:

 Eskiden eş, dost, akraba, yandaşlar işe alınırdı. Ama temel bürokrat uzman kadro, yapı korunur, uzman kişilerle birlikte kurumlar yönetilirdi. Bu sayede kurum ya da işletmelerin verimliliği işlevleri devam ederdi.

 Şimdi daha çok liyakat gözetilmeksizin, korunan, kollanan her şekilde mutlak itaat eden, çok farklı hırsları olan yandaş bir kadro ile çalışma anlayışı var.

 Fırsat ve imkân eşitliği, eğitim eşitliğindeki sorunlar nedeniyle, gençlerin önü tıkanıyor, ülkeye katkı sağlayabilecek insanlar, sistem dışına itiliyor, beyin göçü oluyor.

Sonuç olarak; nasıl insan bedeninde kalbin kalp, ağzın ağız, bağırsağın bağırsak işlevi görmesi gerekiyorsa;  her insanda layık olduğu işi, işlevi üstlenmelidir.

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!

Sevgiyle, saygıyla, dostça kalın…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (13)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ercan
(24.02.2026 10:24 - #1519)
Eline sağlık abim tamda bugünleri örnekliyor ilahiyat mezunu diş hekimliği fakültesinde dekan olabiliyor ….
Hakan GENÇ Kardeşim çok teşekkür ederim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Adnan Akoğlu
(24.02.2026 10:30 - #1520)
Sayın başkanım hayırlı mutlu huzurlu sağlıklı günler dilerim
Hakan GENÇ Adnan Bey çok teşekkür ederim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Hasan Issı
(24.02.2026 10:47 - #1521)
Yüreğine sağlık
Hakan GENÇ Çok teşekkür ederim
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Eyüp Alptekin
(24.02.2026 11:00 - #1522)
Yazındaki tüm ifadelerine aynen katılıyorum. Güzel konuları ele alıyorsun. Seni tebrik ederim. Devam.slm.
Hakan GENÇ Eyüp Abi çok teşekkür ederim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mehmet erkorkmaz
(24.02.2026 11:12 - #1523)
Yine bir yaraya parmak basmışsınız, emeğinize ve yüreğinize sağlık.
Hakan GENÇ Mehmet arkadaşım, kardeşim çok teşekkür ederim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ecz aydın
(24.02.2026 11:40 - #1524)
Nefis bir yazı ellerinize sağlık
Hakan GENÇ Aydın Bey çok teşekkür ederim
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Fedai AKIN
(24.02.2026 11:42 - #1525)
Siyasi sadakat yerine ,bilgi ve yetenek öne geçmeli .
Hakan GENÇ Fedai abi haklısınız. Çok teşekkür ederim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Bünyamin Şimşek
(24.02.2026 12:03 - #1526)
Elinize emeğinize kaleminize sağlık.
Hakan GENÇ Bünyamin arkadaşım çok teşekkür ederim
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Salih Alpman.
(24.02.2026 12:04 - #1527)
Sevgili güzel bir yazı, eline sağlık. Türkiye' de maalesef temenniden öteye gitmiyor. Sahada ki gerçeklik şu: Çamurdan olsun, bizden olsun. Durum bu. Cehaleti kutsayan, adaletsizliği ve liyakatsizliği kanıksayan bir toplum olduk. Selamlar...
Hakan GENÇ Komutanım çok teşekkür ederim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Kod adı Mo...
(24.02.2026 12:21 - #1528)
Çok doğru ve yerinde tespitler. Her toplum lâyık olduğu kimseler tarafından yönetilir.
Hakan GENÇ Çok teşekkür ederim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Serkan ŞENTÜRK
(24.02.2026 15:04 - #1530)
Elinize sağlık komutanım okudum
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Serdar Tan
(24.02.2026 19:15 - #1541)
Elinize sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Kenan
(24.02.2026 19:58 - #1542)
Eline kalemine sağlık kardeşim yine çok önemli konuyu ele almışsın. Bir ülkede "Ne bildiğin değil, kimi tanıdığın önemli"
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.