Mehmet Keskin
Köşe Yazarı
Mehmet Keskin
 

İNCİR ÇEKİRDEĞİ

İncir inatçı bir bitkidir. “Ocağına incir ağacı dikmek” diye bir deyimimiz vardır. Tabiri caizse yuva yıkmak için birebirdir. Ve koskoca evi bile yıkabilen o ağaç, küçücük bir çekirdekten yetişir. Onun için bir sözümüz daha vardır: “İncir çekirdeğini doldurmamak…” Yani boş boş konuşmak… Bir de “bir çuval inciri berbat etmek” var ama o konudan vareste…   *** Konu incir olunca, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na baktığımda benim aklıma hep incir çekirdeği geliyor. Nedeni çok basit. Çerçioğlu, bir konu işine yarayacaksa mangalda uçuşturulacak külü her zaman bulur. Ama konu Aydın’ın en büyük değerlerinden biri olan incire gelince bugüne kadar ne yaptı? Üç-beş fuara katılmaktan başka ne yaptı? Düşünün… 12 yıldır bu ilin Büyükşehir Belediye Başkanlığını yapan bir “Topuklu Efe” var. Ama Aydın’ın en büyük değerlerinden birine karşı yıllardır mesafeli. Neden? Bence cevabı basit: Çünkü kendisine siyasi bir faydası yok. İncir üreticisi ona ne kadar oy vermiş olursa olsun, o incircinin elinden bugüne kadar tutulduğunu ben görmedim. İncirci yıllardır ona ilanıaşk etti, o ise bu aşkı hep karşılıksız bıraktı. Aydın’ın en büyük değerlerinden biri için birkaç fuarda oradan buradan satın alınmış inciri dağıtmaktan öteye geçen ne yapıldı? Gerçi dünya markası haline geleceği, “Aydın’ın dünyaya açılan kapısı” olacağı söylenen Fuar Aydın bile âtıl bir yatırım olarak yatıyor ya… Neyse… Velhasıl Çerçioğlu, bugüne kadar incir için bir incir çekirdeğini dolduracak kadar tanıtım yaptı mı, benim ciddi şüphem var. *** Geçenlerde Büyükşehir Belediye Başkanlığı yıllarında ilk kez incir ihracatının temsilcileriyle bir araya geldi. Ama dikkat edin… Üreticiyle değil. İhracatçıyla… Yani mazotu yakıp traktörü tarlaya, dağa sürenle değil… Yani gübreyi toprağa atanla değil… Yani incir işçisinin parasını cebinden ödeyenle değil… Kimle? Üreticinin bütün yıl emek vererek yetiştirdiği inciri satın alıp ihraç edenlerle… Üstelik incirin üretici açısından oldukça sıkıntılı bir sezon geçirdiği bir dönemde. Mazot pahalı… Gübre pahalı… İşçilik pahalı… İncir para etmiyor… Üretici kara kara düşünüyor. Ama üretici kapıda yok. İhracatçı salonda. E fırsat da hazırken… Şovunu yaptı.   ***   Bir diğer tarafta Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci var… 22.Germencik İncir Festivali’ni düzenlerken iki gerekçe söylüyor: “Bu festival incir 1 lira daha fazla etsin diye yapılıyor.” Bir de: “Tarlada, bahçede çalışan ablalarım biraz olsun eğlensin diye…” Bakın… Germencik ve Aydın bir hafta boyunca bu festivali konuştu. Üretici eğlendi. İncirli yemekler yapıldı. İncirli tatlılar yapıldı. İncirli içecekler yapıldı. Aydın gastronomisinin önemli isimleri jüri koltuğuna oturdu. Esnafı, üreticisi, aşçısı bir araya geldi. Aydın’ın en önemli değerlerinden biri için bir güçbirliği ortaya çıktı. İncir konuşuldu. İncir tartışıldı. İncir yendi. İncir tanıtıldı. Hatta Çinli alıcılar misafir edildi. ***   Velhasıl sayın okurlar… İncirin anavatanında şov zamanı. Ama nasıl bir şov yapılacağına başkanlar karar veriyor. Bir tarafta üreticiyi, tarlayı, festivali, yemeği, tatlıyı işin içine katan bir anlayış… Diğer tarafta salon. AKP’ye geçişinden sonra çarşı-pazar-üretici gezilerinden uzaklaşan ve salon hanımefendiliğine ağırlık veren Çerçioğlu da -bence- baktı ki bu yıl incir konuşuluyor… O da inciri hatırladı. Salondaki misafirlerine üzerinde kendi adının bulunduğu incirli takvimi gösteriyor. Güler misin? Ağlar mısın? Üzülür müsün? Bir aklı başında adam da çıkıp sormuyor: Yahu bu incirli takvimi nerede dağıtacaksınız? Aydın’da… Kime dağıtacaksınız? Aydınlıya… E kardeşim… Tereciye tere satacağız yani. İncirin anavatanında, incirin üretildiği evlere incirli takvim dağıtacağız! İncir bundan çok daha stratejik bir ürün. Mesele Aydınlıya inciri anlatmak değil ki… Mesele Aydın’ın incirini Türkiye’ye, Avrupa’ya, dünyaya anlatmak. Mesele üreticinin ürününü daha değerli hale getirmek. Mesele üreticinin cebine bir lira daha fazla para koyabilmek. Mesele takvim yapmak değil… Takvimin yaprakları değişirken incircinin kaderini de değiştirebilmek. Nerdeee… Sonra dönüp başlığa bakıyorum: İncir çekirdeği… Hey Allah’ım… Akıllara mukayyet ol.
Ekleme Tarihi: 28 Eylül 2026 -Pazartesi
Mehmet Keskin

İNCİR ÇEKİRDEĞİ

İncir inatçı bir bitkidir.

“Ocağına incir ağacı dikmek” diye bir deyimimiz vardır.

Tabiri caizse yuva yıkmak için birebirdir.

Ve koskoca evi bile yıkabilen o ağaç, küçücük bir çekirdekten yetişir.

Onun için bir sözümüz daha vardır:

“İncir çekirdeğini doldurmamak…”

Yani boş boş konuşmak…

Bir de “bir çuval inciri berbat etmek” var ama o konudan vareste…

 

***

Konu incir olunca, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na baktığımda benim aklıma hep incir çekirdeği geliyor.

Nedeni çok basit.

Çerçioğlu, bir konu işine yarayacaksa mangalda uçuşturulacak külü her zaman bulur.

Ama konu Aydın’ın en büyük değerlerinden biri olan incire gelince bugüne kadar ne yaptı?

Üç-beş fuara katılmaktan başka ne yaptı?

Düşünün…

12 yıldır bu ilin Büyükşehir Belediye Başkanlığını yapan bir “Topuklu Efe” var.

Ama Aydın’ın en büyük değerlerinden birine karşı yıllardır mesafeli.

Neden?

Bence cevabı basit:

Çünkü kendisine siyasi bir faydası yok.

İncir üreticisi ona ne kadar oy vermiş olursa olsun, o incircinin elinden bugüne kadar tutulduğunu ben görmedim.

İncirci yıllardır ona ilanıaşk etti, o ise bu aşkı hep karşılıksız bıraktı.

Aydın’ın en büyük değerlerinden biri için birkaç fuarda oradan buradan satın alınmış inciri dağıtmaktan öteye geçen ne yapıldı?

Gerçi dünya markası haline geleceği, “Aydın’ın dünyaya açılan kapısı” olacağı söylenen Fuar Aydın bile âtıl bir yatırım olarak yatıyor ya…

Neyse…

Velhasıl Çerçioğlu, bugüne kadar incir için bir incir çekirdeğini dolduracak kadar tanıtım yaptı mı, benim ciddi şüphem var.

***

Geçenlerde Büyükşehir Belediye Başkanlığı yıllarında ilk kez incir ihracatının temsilcileriyle bir araya geldi.

Ama dikkat edin…

Üreticiyle değil.

İhracatçıyla…

Yani mazotu yakıp traktörü tarlaya, dağa sürenle değil…

Yani gübreyi toprağa atanla değil…

Yani incir işçisinin parasını cebinden ödeyenle değil…

Kimle?

Üreticinin bütün yıl emek vererek yetiştirdiği inciri satın alıp ihraç edenlerle…

Üstelik incirin üretici açısından oldukça sıkıntılı bir sezon geçirdiği bir dönemde.

Mazot pahalı…

Gübre pahalı…

İşçilik pahalı…

İncir para etmiyor…

Üretici kara kara düşünüyor.

Ama üretici kapıda yok.

İhracatçı salonda.

E fırsat da hazırken…

Şovunu yaptı.

 

***

 

Bir diğer tarafta Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci var…
22.Germencik İncir Festivali’ni düzenlerken iki gerekçe söylüyor:

“Bu festival incir 1 lira daha fazla etsin diye yapılıyor.”

Bir de:

“Tarlada, bahçede çalışan ablalarım biraz olsun eğlensin diye…”

Bakın…

Germencik ve Aydın bir hafta boyunca bu festivali konuştu.

Üretici eğlendi.

İncirli yemekler yapıldı.

İncirli tatlılar yapıldı.

İncirli içecekler yapıldı.

Aydın gastronomisinin önemli isimleri jüri koltuğuna oturdu.

Esnafı, üreticisi, aşçısı bir araya geldi.

Aydın’ın en önemli değerlerinden biri için bir güçbirliği ortaya çıktı.

İncir konuşuldu.

İncir tartışıldı.

İncir yendi.

İncir tanıtıldı.

Hatta Çinli alıcılar misafir edildi.

***
 

Velhasıl sayın okurlar…

İncirin anavatanında şov zamanı.

Ama nasıl bir şov yapılacağına başkanlar karar veriyor.

Bir tarafta üreticiyi, tarlayı, festivali, yemeği, tatlıyı işin içine katan bir anlayış…

Diğer tarafta salon.

AKP’ye geçişinden sonra çarşı-pazar-üretici gezilerinden uzaklaşan ve salon hanımefendiliğine ağırlık veren Çerçioğlu da -bence- baktı ki bu yıl incir konuşuluyor…

O da inciri hatırladı.

Salondaki misafirlerine üzerinde kendi adının bulunduğu incirli takvimi gösteriyor.

Güler misin?

Ağlar mısın?

Üzülür müsün?

Bir aklı başında adam da çıkıp sormuyor:

Yahu bu incirli takvimi nerede dağıtacaksınız?

Aydın’da…

Kime dağıtacaksınız?

Aydınlıya…

E kardeşim…

Tereciye tere satacağız yani.

İncirin anavatanında, incirin üretildiği evlere incirli takvim dağıtacağız!

İncir bundan çok daha stratejik bir ürün.

Mesele Aydınlıya inciri anlatmak değil ki…

Mesele Aydın’ın incirini Türkiye’ye, Avrupa’ya, dünyaya anlatmak.

Mesele üreticinin ürününü daha değerli hale getirmek.

Mesele üreticinin cebine bir lira daha fazla para koyabilmek.

Mesele takvim yapmak değil…

Takvimin yaprakları değişirken incircinin kaderini de değiştirebilmek.

Nerdeee…

Sonra dönüp başlığa bakıyorum:

İncir çekirdeği…

Hey Allah’ım…

Akıllara mukayyet ol.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.