Bugün yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle Şehir Hastanesi'ne gitmek zorunda kaldım. Sabah erken saatlerde yola çıktım. Önce 10 numaralı toplu taşıma aracıyla hastaneye ulaştım. Burada özellikle belirtmek isterim ki şoförün hiçbir kusuru yok. Ancak belirlenen güzergâh o kadar uzun ki, hastaneye ulaşmak bile başlı başına yorucu bir süreç hâline geliyor.
Hastane minibüs durağında indikten sonra giriş kapısına kadar yaklaşık 150 adım yürümek gerekiyor. Ardından danışma ve güvenlik noktasını geçtikten sonra oldukça dik bir rampayla karşılaşıyorsunuz. Bu rampanın eğimi, tek başına gelen yaşlıların ve engelli bireylerin rahatlıkla kullanabileceği bir düzeyde görünmüyor. Yardım almadan bu rampayı çıkmak gerçekten güç.
O an aklımdan şu soru geçti: Bu hastane planlanırken erişilebilirlik konusunda yeterince düşünülmüş mü?
Sonra öğretmenlik yıllarım geldi aklıma. Matematik derslerinde öğrencilerime, örneğin silindirin hacmini hesaplarken kullanılan formülde küçük bir işlem hatasının ya da yanlış konulan bir virgülün sonucu tamamen değiştireceğini anlatırdım. Öğrenciler bazen, "Öğretmenim, bir virgülden ne olur?" derlerdi. Oysa hayatta küçücük görünen ayrıntılar, çok büyük sonuçlar doğurabilir. Bir projede yapılan küçük bir hesap hatası nasıl büyük sorunlara yol açabiliyorsa, erişilebilirlik düşünülmeden yapılan bir rampa da yaşlı ve engelli vatandaşlarımız için ciddi bir engel hâline gelebilir.
Gençken insan yaşlanacağını pek düşünmüyor. "Yanımda biri olur, yardım eder." diye düşünüyor. Oysa hayatın gerçeği farklı. Çocuklarımız çalışıyor, herkesin kendi sorumlulukları var. Her zaman yanımızda bize destek olacak birini bulamayabiliriz. İşte bu yüzden hastaneler, herkesin tek başına güvenle ulaşabileceği şekilde planlanmalıdır.
Hastanenin Engelli Birimi'ne giderek yardım istedim. Bana tekerlekli sandalye sağlayabileceklerini, ancak görevlinin yalnızca gideceğim bölüme kadar eşlik edebileceğini söylediler. Dönüşte ise rampayı kendi imkânlarımla kullanmam gerektiğini ifade ettiler. Sebebini sorduğumda, yalnızca iki görevli ve iki sandalye bulunduğunu, yoğunluk nedeniyle herkese yetişemediklerini öğrendim.
Peki, refakatçisi olmayan yaşlılar ne yapacak? Engelli vatandaşlarımız bu hastaneye nasıl güvenle gelip gidecek?
Üstelik bugün uzun süre beklemek zorunda kaldık. Gerekçe ise sistemde yaşanan aksaklıktı. Böylesine büyük bir sağlık kuruluşunda bu tür sorunların en aza indirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Buradan hastane yönetimine ve ilgili kurumlara bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bir gün vatandaş gibi bu hastaneye gelin. Servisten inin, girişe kadar yürüyün, o rampayı çıkmayı deneyin, poliklinik sırasını bekleyin. Eminim o zaman yapılması gereken düzenlemeler çok daha net görülecektir.
Sağlık hizmeti yalnızca muayene odasında başlamaz. Hastanın hastaneye güvenli, kolay ve insan onuruna yakışır şekilde ulaşabilmesi de tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Dileğim; yaşlılarımızın, engelli vatandaşlarımızın ve tüm hastaların daha erişilebilir, daha insanca şartlarda sağlık hizmeti alabilmesidir.