Sevgili Dostum
Kıymetlim...
Ömer Günel Başkanım…
Öncelikle selam eder,
Hasretle sana sarılırım.
Mektubunu Duygu Hocam verdi.
Biraz hüzünle,
Biraz gururla okudum.
Cevabını Babalar Günü’nde yazıyorum.
Haberlerini her hafta duyuyorum.
Kitap okuyormuşsun,
Spor yapıyormuşsun,
Kuşadası için
Çok kafa yoruyormuşsun.
Gelebilen, izin alabilen,
Seni görebilen herkes;
Güçlü duruşundan
Gelenlere moral verişinden bahsediyor.
Buradayken,
Işığını, enerjini, samimiyetini karşındakine hemen geçirirdin.
Oradayken de;
Her Cuma
Dayanışma Çadırı’na gelenler
O ışığı, o enerjiyi hissediyor
Bütün mektuplarını 1923 TV’de yayınlıyoruz.
Satır aralarını okumaya çalışıyoruz.
Her mektubunda;
İnce bir mesaj veriyorsun, biliyorum.
Ve zaman zaman
Bu mesajların doğrultusunda
Bir dostun olarak,
Birkaç kelam konuşuyorum.
Sevineceğini bildiğim bir haber vereyim sana…
İzlenmelerimiz çok arttı, çok…
Youtube, Facebook, Instagram, Tiktok, Reels derken
Her bir videomuz
Artık 200 binin üstünde izleniyor
Etkileşimler, paylaşımlar derken,
Gösterilen ilgi
Bütün yorgunluğumuza değiyor.
Son mektubundaki
Son satırlarına takıldım ben.
"Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey
Düşmanlarımızın sözleri değil,
Dostlarımızın sessizliği olacaktır.”
Çok değil,
Daha birkaç hafta önce
Bahsettim videomda
Bütün varını yoğunu "Ömer Günel çıkamaz”a basan
Ucuz kumarbazdır dedim.
Görüyorum ki;
Sen de onların farkındasın,
95 gündür…
Ben ve 1923 TV ekibi
Hep dayanışma çadırında olduk.
Ben çok fazla,
Güneş gözlüğü takamam.
Ama... Ama...
Sırf o çadıra gelenleri
Daha iyi gözlemlemek için
Hep gözlükle geldim.
Bazen çok samimi üzülenleri süzdüm,
Bazen de;
Timsah gözyaşı dökenleri,
Oraya öfke paylaşmaya değil,
Boy göstermeye gelenleri gördüm.
Oraya haksızlık için değil,
Bir külah kapabilir miyim, diye gelenleri gördüm.
Oraya adalet için değil,
Bir sonraki dönem için
Piar yapmaya gelenleri gördüm.
En yakın bildiklerinin
Samimiyetsiz davranışlarını gördüm.
Hiç tahmin etmediklerinin
Sessiz çığlıklarını,
Sana olan sevgilerini gördüm.
Her mektup gününde
Duygu Hocam'ın,
Ada'nın,
O mağrur, o gururlu, o klas duruşlarını gördüm.
Senin için ölebilecek,
Personellerini gördüm.
Kral öldü, yaşasın yeni Kral; diyen vefasız soysuzları gördüm.
Vekil seçilme gününden önceki
Şaklabanlıkları gördüm.
Vekil seçildikten sonra
Benim hakkımdı,
küstüm oynamıyorum,
diyenleri gördüm.
Bütün varlıklarını
Sana borçlu olan,
Sen olmasan çaycı olamayacak
Çalışanlarının;
Nasıl yancılık yaptıklarını gördüm.
O ne emeklerle yetiştirdiğin,
Görev verdiğin bürokratların
Nasıl vefasız,
Nasıl beceriksiz olduklarını gördüm.
Her mektup sonunda
Sloganlar atılırken
Atıyormuş gibi
Ağzını oynatanlar gördüm.
Yani Canım dostum,
Gözlük sayesinde
Çok dikkatli inceledim herkesi!
Gözlük ciğer gösterir mi?
Ciğerlerini gördüm!
İnan bana ciğerlerini gördüm!
Canım kardeşim,
Analarının bileziklerini "Ömer Günel çıkamaz"a basanlar,
İlk duruşmada çıktığında
İnan bana herkesten fazla seviniyor görünecekler…
Herkesten fazla
Tezahürat edecekler.
Ama senden tek ricam,
Ama senden tek isteğim
Bu ucuz kumarbazları
Ekmeğe muhtaç et,
İtibara muhtaç et,
Sevilmeye muhtaç et.
Bu fosilleri imha et.
Çöp et...
Ve sen bu düşkünleri yok ederken
O muhtaç olduğun kudret
Damarlarındaki asil kanda mevcut…
Dayan kardeşim.
Güzel günler çok yakın.
Hasretle gözlerinden öpüyor,
Tüm devrimci ruhumla sımsıkı sana sarılıyorum.
Babalar Günün kutlu olsun.
İbrahim GÜRDAL
21. Haziran. 2026
Baltaköy