Ömer Günel'den Sert Açıklama: Bu Bir Hukuk Soruşturması Değil, İftira Üretme Operasyonudur
Ömer Günel'den Sert Açıklama: Bu Bir Hukuk Soruşturması Değil, İftira Üretme Operasyonudur
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, hakkında yürütülen soruşturma sürecine ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Günel, süreçte somut delil bulunamadığını ifade ederek, "iftiracı üretme" amacı taşıyan bir operasyon yürütüldüğünü belirtti.
Açıklamasında, aylardır hakkında yürütülen süreçte kamuoyunun artık önemli bir gerçeği gördüğünü savunan Günel, "Delil bulamayanlar, iftiracı üretmeye çalışıyor." ifadelerini kullandı.
Günel, Aydın'da belirli bir yapının ayakta kalabilmesi için insanların özgürlükleri, aileleri ve gelecekleriyle tehdit edildiğini belirterek, kendi aleyhine gerçeğe aykırı ifade vermeye zorlandıklarını söyledi. Hakkındaki iddiaların belge ve somut delillerle ortaya konulamadığını savunan Günel, bunun yerine baskı, korku ve yönlendirmeyle oluşturulduğunu ileri sürdüğü "itirafçı" beyanları üzerinden bir dosya oluşturulmaya çalışıldığını belirtti.
"İnsanlar İftiracılık ile Hürriyeti Arasında Tercihe Zorlanıyor"
Basın açıklamasında, cezaevi tehdidi ve aileler üzerinden baskı kurularak kişilerin belirli ifadeleri vermeye yönlendirildiği iddiasına da yer veren Günel, bunun etkin pişmanlık uygulaması değil, "iftiraya zorlama düzeni" olduğunu savundu.
Masum insanların korkutularak, yıldırılarak ve çaresizliklerinden yararlanılarak ifade vermeye zorlandığını öne süren Günel, bu yöntemin hukuki değil, siyasi kumpas odaklı operasyonların bir parçası olduğunu ifade etti.
"Beni Yalanlarla Mahkûm Edemeyeceksiniz"
Ömer Günel, hakkında tek bir somut delil ortaya konulamadığını ileri sürerek, masa başında senaryolar yazıldığını, belge bulunamadığı için beyan üretildiğini, gerçekler yerine sahte itirafçılar üzerinden dosya hazırlanmaya çalışıldığını söyledi.
Günel, "İftiralar hiçbir zaman delil olmaz." ifadesini kullanarak, yakın zamanda kamuoyunun kurulduğunu iddia ettiği kumpasın ortaya çıkacağını ve bu sürece katkı sunduğunu öne sürdüğü kişilerin bunun altında kalacağını savundu.
"Boyun Eğmeyeceğim"
Basın açıklamasının devamında baskıyla alınan ifadelerin gerçeği değiştirmeyeceğini belirten Günel, tehditle oluşturulduğunu ileri sürdüğü senaryoların hakikatin yerini tutamayacağını ifade etti.
Günel ayrıca, hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığını ve tutuklandığını belirttiği kişilerin aylarca iddianame hazırlanmadan cezaevinde tutulduğunu hatırlatarak, bu kişilerin süreç içerisinde önce şaşkınlığa, ardından fırsatçılığa, şantaja ve son olarak iftiracılığa yönlendirildiğini savundu. Bu iddialarını kamuoyuna yazılı belgelerle sunacağını da ifade etti.
Yargılama ve soruşturma süreçlerini eleştiren Günel, "İftira metinleri üzerinden, magazin kupürüyle itibar cellatlığı yapanların maddi gerekçeyle hareket ettiğini düşünmüyorum. Ancak buna fırsat veren yargılama ve soruşturma süreçlerini kabul etmiyorum, etmeyeceğim." değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamasını, "Ben mücadelemden vazgeçmeyeceğim. Çünkü biliyorum ki kötülüğün ömrü kısadır, hakikatin ömrü ise sonsuzdur." sözleriyle tamamlayan Günel, hakkındaki sürece karşı hukuk mücadelesini sürdüreceğini belirtti.
ÖMER GÜNEL'İN AÇIKLAMASININ TAMAMI ŞU ŞEKİLDE:
BU BİR HUKUK SORUŞTURMASI DEĞİL, İFTİRA ÜRETME OPERASYONUDUR
DELİL BULAMAYANLAR, İFTİRACI ÜRETMEYE ÇALIŞIYOR
Aylardır hakkımda yürütülen süreçte artık herkesin gördüğü bir gerçek var. Delil bulamayanlar, iftiracı üretmeye çalışıyor.
Bugün Aydın'daki kötünün ve onun aparatlarının kurduğu düzenin ayakta kalabilmesi için insanlar; özgürlükleriyle, aileleriyle ve gelecekleriyle tehdit edilerek benim aleyhime yalan söylemeye zorlanıyor.
Hakkımda belgeyle ve somut delillerle ortaya koyamadıkları iddiaları, baskıyla, korkuyla ve yönlendirmeyle oluşturacakları sözde itirafçıların beyanları üzerinden inşa etmeye çalışıyorlar.
İNSANLARI İFTİRACILIK İLE HÜRRİYETİ ARASINDA TERCİHE ZORLUYORLAR
Bir insanı cezaeviyle korkutup, ailesi üzerinden baskı kurup, "İstediğimiz ifadeyi ver, özgürlüğüne kavuş" anlayışıyla hareket ediliyorsa, bunun adı etkin pişmanlık değil; iftiraya zorlama düzenidir.
Masum insanları korkutarak, yıldırarak ve çaresizliklerinden yararlanarak ifade üretmeye çalışmak; hukukun değil, siyasi kumpas odaklı operasyonların yöntemidir.
BENİ YALANLARLA MAHKÛM EDEMEYECEKSİNİZ
Hakkımda tek bir somut delil ortaya koyamayanlar, şimdi masa başında senaryolar yazıyor. Belge bulamayanlar beyan üretmeye, gerçek bulamayanlar ise sahte itirafçılar ile iftira dosyaları hazırlatıyorlar. Çünkü biliyorlar ki gerçeklerle bana diz çöktüremeyecekler. Bu nedenle insanları baskıyla, tehditle ve korkuyla benim aleyhime konuşturmaya çalışıyorlar.
İftiralar hiçbir zaman delil olmaz. Çok yakında tüm kamuoyu, beni iftiralar ve kumpaslarla mahkûm edebileceklerini sananların ve onların yalanlarına ortak olanların, kurdukları kumpasın altında nasıl kaldıklarına hep birlikte tanık olacaktır.
BEN KORKMAYACAĞIM, BOYUN EĞMEYECEĞİM
Ama herkes şunu bilsin. Baskıyla alınan ifadeler gerçeği değiştirmez. Tehditle kurulan senaryolar hakikatin yerini tutmaz.
Adalet çarkı kırılmış yargı sistemiyle şafak operasyonları yapılarak evlerinden alınan, hukuka aykırı tutuklanan, aylarca iddianamesi hazırlanmayarak içerde tutulan insanların, nasıl önce şaşkına, sonra fırsatçıya, sonra şantajcıya ve sonunda iftiracıya dönüştürüldüğünü kamuoyunun gözü önüne yazılı belgelerle sunacağım.
Yazıktır Bunu Yapmayın Bu İnsanlara !
İftira metinleri üzerinden, magazin kupürüyle, itibar cellatlığı yapanların, maddi gerekçe ile işi yok bunu biliyorum. Ama buna fırsat veren yargılama, soruşturma süreçlerini kabul etmiyorum, etmeyeceğim.
Ben mücadelemden vazgeçmeyeceğim.
Çünkü biliyorum ki kötülüğün ömrü kısadır, hakikatin ömrü ise sonsuzdur.
Ömer Günel
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.