Ömer Günel: “Önce tehdit edildim, sonra iftira ifadeleri geldi”

Gündem 08.08.2026 - 19:14, Güncelleme: 08.08.2026 - 19:14 95 kez okundu.
 

Ömer Günel: “Önce tehdit edildim, sonra iftira ifadeleri geldi”

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye çalışanları, meclis üyesi ve iş insanlarının gözaltına alındığı operasyonun ardından açıklama yaptı. Günel, aylar önce kendisine Ferdi Zenginoğlu tarafından gönderilen bir mektupta bugün yaşanan sürecin ayrıntılarının yer aldığını söyledi.
Kuşadası’nda gerçekleştirilen operasyon kapsamında belediye çalışanları, bir meclis üyesi ve çok sayıda iş insanının gözaltına alınmasının ardından Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’den açıklama geldi. Günel, operasyonun dayanağının Ferdi Zenginoğlu’nun etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdiği ifadeler olduğunu belirterek, gözaltına alınan kişilerin çağrılmaları halinde ifade vermeye hazır olduğunu savundu. Şafak operasyonlarının kamuoyunda farklı bir algı oluşturma amacı taşıdığını ifade eden Günel, açıklamasında aylar önce kendisine gönderildiğini belirttiği bir mektuba dikkat çekti. “BUGÜN YAŞANANLAR MEKTUPTA ANLATILMIŞTI” Günel, Ferdi Zenginoğlu tarafından kendisine ulaştırılan mektupta baskı, tehdit ve bazı kişiler hakkında ifade vermeye yönlendirme iddialarının yer aldığını belirtti. Mektupta kendisinin de tehdit edildiğini söyleyen Günel, Zenginoğlu’nun istediği paranın verilmemesi halinde “itirafçı olacağını” söylediğini ve ilerleyen süreçte kimler hakkında hangi iddiaların ortaya atılacağını ayrıntılı şekilde yazdığını ifade etti. Günel, “Bugün yaşanan gelişmelerin, aylar önce tarafıma iletilen bu mektuptaki anlatımlarla büyük ölçüde örtüştüğünü üzülerek görüyorum. Bu nedenle bugün yaşanan sürecin tesadüf olmadığı kanaatindeyim” dedi. “MASUMİYET KARİNESİ ZEDELENİYOR” Operasyon öncesinde ve sonrasında sosyal medya hesapları ile bazı haber mecralarında yapılan paylaşımlara da tepki gösteren Günel, henüz yargı süreci tamamlanmadan kişilerin suçlu ilan edilmesinin masumiyet karinesini zedelediğini savundu. Günel, yaşananların yalnızca gözaltına alınan kişileri değil, ailelerini ve yakınlarını da etkilediğini belirterek, hukuk devletinin somut deliller, tarafsız soruşturmalar ve adil yargılama ilkeleriyle ayakta kalabileceğini vurguladı. Bir hukukçu olarak Türk yargısına güvendiğini ifade eden Günel, gerçeklerin ortaya çıkacağına ve adaletin tecelli edeceğine inandığını belirtti. Günel, açıklamasının sonunda, kişilerin itibarlarının henüz yargı kararıyla doğrulanmamış iddialar üzerinden zedelenmemesi çağrısında bulunarak, hukukun üstünlüğünün hakim olduğu ve adalet mekanizmasının baskı ve yönlendirmelerden uzak şekilde işleyeceği bir Türkiye temennisini dile getirdi. Ömer Günel'in açıklamasının  tamamı şu şekilde:    ÖNCE TEHDİT EDİLDİM SONRA İFTİRA İFADELERİ GELDİ Aylar önce bana gönderilen mektupta bugün yaşanan operasyonların senaryosu adım adım anlatılmıştı. Dün sabaha karşı Kuşadası'nda gerçekleştirilen operasyon kapsamında belediye çalışanlarımız, meclis üyemiz ve çok sayıda Kuşadalı iş insanı gözaltına alındı. Kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda, bu gözaltı işlemlerinin dayanağının Ferdi Zenginoğlu isimli kişinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdiği ifade olduğu anlaşılmaktadır. Bu ifadede isimleri geçen kişiler, sabaha karşı evlerine yapılan operasyonlarla gözaltına alınmıştır. Oysa bu insanların tamamı, çağrılmaları halinde hukuk devleti ilkesine uygun şekilde gidip ifadelerini verecek kişilerdi. Şafak operasyonlarının tercih edilmesi, kamuoyunda farklı bir algı oluşturma çabası olarak değerlendirilmektedir. Ancak burada dikkat çekmek istediğim çok önemli bir husus bulunmaktadır. Aylar önce Ferdi Zenginoğlu tarafından bana bir mektup ulaştırıldı. Bu mektupta, kendisine yönelik baskılar yapıldığı, belirli kişiler hakkında ifade vermesi yönünde çeşitli vaatler ve tehditlerle yönlendirilmeye çalışıldığı yönünde iddialar yer alıyordu. Aynı mektupta, benim istediği parayı vermemem halinde "itirafçı olacağını" söyleyerek beni de tehdit etti. Dahası, ileride kimler hakkında hangi iddiaların ortaya atılacağını ayrıntılarıyla yazmıştı. Bugün yaşanan gelişmelerin, aylar önce tarafıma iletilen bu mektuptaki anlatımlarla büyük ölçüde örtüştüğünü üzülerek görüyorum. Bu nedenle, bugün yaşanan sürecin tesadüf olmadığı kanaatindeyim. Diğer yandan, kamuoyunda belirli bir algı oluşturmak amacıyla henüz adli işlemler başlamadan sosyal medya hesapları ve bazı haber mecraları üzerinden peş peşe yayınlar yapılması da dikkat çekicidir. Henüz yargı süreci tamamlanmadan kişilerin suçlu ilan edilmesi, masumiyet karinesini zedeleyen son derece sakıncalı bir yaklaşımdır. Bugün yaşananlar yalnızca gözaltına alınan kişileri değil, ailelerini, yakınlarını ve toplumun adalet duygusunu da derinden yaralamaktadır. Hukuk devleti, önceden hazırlanmış algılarla değil; somut delillerle, tarafsız soruşturmalarla ve adil yargılamalarla ayakta kalır. Ben bir hukukçu olarak, tüm yaşananlara rağmen Türk yargısının gerçeklerin ortaya çıkacağına ve adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine inanmak istiyorum. Masum insanların itibarlarının, doğruluğu yargı kararıyla ortaya konulmamış iddialar üzerinden zedelenmesine son verilmesini bekliyorum. Hukukun üstünlüğünün yeniden hakim olduğu, adaletin hiçbir baskı ve yönlendirmeden etkilenmeden işlediği bir Türkiye umudumu koruyorum. Ömer Günel
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye çalışanları, meclis üyesi ve iş insanlarının gözaltına alındığı operasyonun ardından açıklama yaptı. Günel, aylar önce kendisine Ferdi Zenginoğlu tarafından gönderilen bir mektupta bugün yaşanan sürecin ayrıntılarının yer aldığını söyledi.

Kuşadası’nda gerçekleştirilen operasyon kapsamında belediye çalışanları, bir meclis üyesi ve çok sayıda iş insanının gözaltına alınmasının ardından Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’den açıklama geldi.

Günel, operasyonun dayanağının Ferdi Zenginoğlu’nun etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdiği ifadeler olduğunu belirterek, gözaltına alınan kişilerin çağrılmaları halinde ifade vermeye hazır olduğunu savundu.

Şafak operasyonlarının kamuoyunda farklı bir algı oluşturma amacı taşıdığını ifade eden Günel, açıklamasında aylar önce kendisine gönderildiğini belirttiği bir mektuba dikkat çekti.

“BUGÜN YAŞANANLAR MEKTUPTA ANLATILMIŞTI”

Günel, Ferdi Zenginoğlu tarafından kendisine ulaştırılan mektupta baskı, tehdit ve bazı kişiler hakkında ifade vermeye yönlendirme iddialarının yer aldığını belirtti.

Mektupta kendisinin de tehdit edildiğini söyleyen Günel, Zenginoğlu’nun istediği paranın verilmemesi halinde “itirafçı olacağını” söylediğini ve ilerleyen süreçte kimler hakkında hangi iddiaların ortaya atılacağını ayrıntılı şekilde yazdığını ifade etti.

Günel, “Bugün yaşanan gelişmelerin, aylar önce tarafıma iletilen bu mektuptaki anlatımlarla büyük ölçüde örtüştüğünü üzülerek görüyorum. Bu nedenle bugün yaşanan sürecin tesadüf olmadığı kanaatindeyim” dedi.

“MASUMİYET KARİNESİ ZEDELENİYOR”

Operasyon öncesinde ve sonrasında sosyal medya hesapları ile bazı haber mecralarında yapılan paylaşımlara da tepki gösteren Günel, henüz yargı süreci tamamlanmadan kişilerin suçlu ilan edilmesinin masumiyet karinesini zedelediğini savundu.

Günel, yaşananların yalnızca gözaltına alınan kişileri değil, ailelerini ve yakınlarını da etkilediğini belirterek, hukuk devletinin somut deliller, tarafsız soruşturmalar ve adil yargılama ilkeleriyle ayakta kalabileceğini vurguladı.

Bir hukukçu olarak Türk yargısına güvendiğini ifade eden Günel, gerçeklerin ortaya çıkacağına ve adaletin tecelli edeceğine inandığını belirtti.

Günel, açıklamasının sonunda, kişilerin itibarlarının henüz yargı kararıyla doğrulanmamış iddialar üzerinden zedelenmemesi çağrısında bulunarak, hukukun üstünlüğünün hakim olduğu ve adalet mekanizmasının baskı ve yönlendirmelerden uzak şekilde işleyeceği bir Türkiye temennisini dile getirdi.

Ömer Günel'in açıklamasının  tamamı şu şekilde: 

 

ÖNCE TEHDİT EDİLDİM SONRA İFTİRA İFADELERİ GELDİ

Aylar önce bana gönderilen mektupta bugün yaşanan operasyonların senaryosu adım adım anlatılmıştı.

Dün sabaha karşı Kuşadası'nda gerçekleştirilen operasyon kapsamında belediye çalışanlarımız, meclis üyemiz ve çok sayıda Kuşadalı iş insanı gözaltına alındı.

Kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda, bu gözaltı işlemlerinin dayanağının Ferdi Zenginoğlu isimli kişinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdiği ifade olduğu anlaşılmaktadır. Bu ifadede isimleri geçen kişiler, sabaha karşı evlerine yapılan operasyonlarla gözaltına alınmıştır. Oysa bu insanların tamamı, çağrılmaları halinde hukuk devleti ilkesine uygun şekilde gidip ifadelerini verecek kişilerdi. Şafak operasyonlarının tercih edilmesi, kamuoyunda farklı bir algı oluşturma çabası olarak değerlendirilmektedir.

Ancak burada dikkat çekmek istediğim çok önemli bir husus bulunmaktadır.

Aylar önce Ferdi Zenginoğlu tarafından bana bir mektup ulaştırıldı. Bu mektupta, kendisine yönelik baskılar yapıldığı, belirli kişiler hakkında ifade vermesi yönünde çeşitli vaatler ve tehditlerle yönlendirilmeye çalışıldığı yönünde iddialar yer alıyordu. Aynı mektupta, benim istediği parayı vermemem halinde "itirafçı olacağını" söyleyerek beni de tehdit etti. Dahası, ileride kimler hakkında hangi iddiaların ortaya atılacağını ayrıntılarıyla yazmıştı.

Bugün yaşanan gelişmelerin, aylar önce tarafıma iletilen bu mektuptaki anlatımlarla büyük ölçüde örtüştüğünü üzülerek görüyorum. Bu nedenle, bugün yaşanan sürecin tesadüf olmadığı kanaatindeyim.

Diğer yandan, kamuoyunda belirli bir algı oluşturmak amacıyla henüz adli işlemler başlamadan sosyal medya hesapları ve bazı haber mecraları üzerinden peş peşe yayınlar yapılması da dikkat çekicidir.

Henüz yargı süreci tamamlanmadan kişilerin suçlu ilan edilmesi, masumiyet karinesini zedeleyen son derece sakıncalı bir yaklaşımdır.

Bugün yaşananlar yalnızca gözaltına alınan kişileri değil, ailelerini, yakınlarını ve toplumun adalet duygusunu da derinden yaralamaktadır. Hukuk devleti, önceden hazırlanmış algılarla değil; somut delillerle, tarafsız soruşturmalarla ve adil yargılamalarla ayakta kalır.

Ben bir hukukçu olarak, tüm yaşananlara rağmen Türk yargısının gerçeklerin ortaya çıkacağına ve adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine inanmak istiyorum. Masum insanların itibarlarının, doğruluğu yargı kararıyla ortaya konulmamış iddialar üzerinden zedelenmesine son verilmesini bekliyorum.

Hukukun üstünlüğünün yeniden hakim olduğu, adaletin hiçbir baskı ve yönlendirmeden etkilenmeden işlediği bir Türkiye umudumu koruyorum.

Ömer Günel

Aydın HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.