İlayda Korkulu
Köşe Yazarı
İlayda Korkulu
 

SİZİ SÖZDE DAYANIŞMACILAR SİZİ

Geçenlerde yapılan bir basın açıklamasına değinelim bugün. Kamera kurulmuş, cümle ayarlanmış, yüz ciddileştirilmiş: “Biz herkesin yanındayız.” Ne güzel cümle. İçi boş, sesi tok, sorumluluğu sıfır. Yanındayız… Ama bir “geçmiş olsun” kadar yakın değil. Yanındayız… Ama bir telefon kadar samimi hiç değil. Yanındayız… Ama olay yerinden mümkün olan en güvenli mesafede. Bir de yeni nesil kaçış cümlesi var: “Vicdanıyla baş başa bırakıyorum.” Ne incelikli bir terk ediş. Ne zahmetsiz bir sorumluluktan kaçış. İnsanlar bir telefon kadar uzağında ama, O telefon hiç çalmıyor. Geçmiş olsun demek yok. Nasılsın demek yok. Ama vicdan çağrısı var. Benim anlamadığım kim, kimden, neyin vicdanını bekliyor? Vicdan dediğimiz şey sizlerde yok mu da başkasından bekliyorsunuz? Bizlere “partiden istifa ediverin işinizden olmayın, herkese sahip çıkamayız” derken çok mu vicdanlıydınız? Kimse sizlerden iş, aş istemedi. İstediğimiz tek şey sıcak bir gülümsemeyle “geçecek” denmesiydi. Sanki vicdan bağımsız bir kurum. Sanki herkesin cebinde taşınabilir, Sorumluluğu devralan bir aygıt. Gazeteye konuşurken vicdanları full HD, Gerçek hayatta ise sessiz modda. Kamera kapandığı an “yanındayız” cümlesi de kapanıyor. Sonrası mı? “Yanlış anlaşılmak istemiyoruz.” “Konu hassas.” “Yapma bence, ekmeğinden olma.” Hassas olan konu değil, koltuk. Geçmiş olsun demek risklidir. Empati etmek taraf olmaktır. Taraf olmak ise bazı çevrelerde kariyer intiharı sayılır. O yüzden en güvenlisi: Herkesin yanındayız ama kimsenin tam yanında değiliz. Ne tarafız, ne karşısında. Ne sorumluyuz, ne sorumsuz. Arada bir yerde… Adaletin tam karşı kaldırımında.  Bir de şu var “bizden habersiz olan olaylara bir şey demeyiz. Destek olmayız.” Ne diyorsunuz, kendinizde misiniz, bunlar sakin halde kurulan cümleler mi? Böyle bir zamanda, Akp üyeliğini reddettiği için kaç kişilerce mobbinge, sürgüne ve hatta işsizliğe maruz bırakılan insanlara bu düşünce yapısı reva mıdır? Asıl yanımızda sizleri görmek isterken tam karşımızda görmek şaşırtıcı değil mi? Sırtımız sıvazlansa “helal olsun” dense tamamdı her şey. Fakat bu bir PR çalışması değil sayın koltuk severler. Bu bir ekmek davası. Mağdur olan biziz, şikayetçi olan sizlersiniz.  Bu yeni tip dayanışma, Islak zemine basmadan yağmurdan şikâyet etmeye benziyor. Şunu da not düşelim: Yanındayız deyip arkasını dönmek, Hiçbir şey dememekten daha samimiyetsizdir. Çünkü hiç konuşmayan dürüsttür. Ama kameraya oynayan, Bir gün mutlaka sahnede yakalanır. Ve halk artık figüran aramıyor. Rol yapanları da, Ezberi bozulanları da Çok net ayırt ediyor. Şunu da söylemek isterim: Sürecin dışında kalanlar, sonucu sahiplenemez. Mücadeleye omuz vermeyenler, yürüyenlere yol gösteremez. Bunu bir kibre dönüştürmeyin. Çünkü bu bir PR meselesi değil, Sorumluluk meselesidir Vicdanına havale edilen her dosya, aslında bilinçli bir ihmaldir. Çünkü vicdan, sorumluluktan kaçanların sığındığı bir kavram değildir; bedel ödemeyi göze alanların taşıdığı bir yüktür. Bugün telefon açmayanlar, yarın “biz en başından beri oradaydık” deme cüretini kendinde bulur. Ama tarih, yanındayız diyenleri değil; gerçekten yanında duranları yazar. Ve unutulmasın: Sessizliğini zarafet sananlar, bir gün o sessizliğin hesabını kalabalıklar önünde verir. Kimseyi aramadım. Aranmayı da beklemedim. Çünkü haklı olan, hatırlatmaz. Vicdanı olan zaten bilir. Benim tarafım, Telefon trafiğiyle değil; O gün orada olup olmadığıyla bellidir. O yüzden geç gelen mesajlar, Sonradan kurulan cümleler Ve “biz de üzgünüz”ler… Not edildi. Ama ihtiyaç olmadı. Not: Bunlar sadece “bizim” cümlelerimiz.
Ekleme Tarihi: 19 Ocak 2026 -Pazartesi
İlayda Korkulu

SİZİ SÖZDE DAYANIŞMACILAR SİZİ


Geçenlerde yapılan bir basın açıklamasına değinelim bugün. Kamera kurulmuş, cümle ayarlanmış, yüz ciddileştirilmiş: “Biz herkesin yanındayız.”
Ne güzel cümle. İçi boş, sesi tok, sorumluluğu sıfır.
Yanındayız… Ama bir “geçmiş olsun” kadar yakın değil. Yanındayız… Ama bir telefon kadar samimi hiç değil. Yanındayız… Ama olay yerinden mümkün olan en güvenli mesafede.
Bir de yeni nesil kaçış cümlesi var: “Vicdanıyla baş başa bırakıyorum.”
Ne incelikli bir terk ediş. Ne zahmetsiz bir sorumluluktan kaçış.
İnsanlar bir telefon kadar uzağında ama, O telefon hiç çalmıyor. Geçmiş olsun demek yok. Nasılsın demek yok. Ama vicdan çağrısı var. Benim anlamadığım kim, kimden, neyin vicdanını bekliyor? Vicdan dediğimiz şey sizlerde yok mu da başkasından bekliyorsunuz? Bizlere “partiden istifa ediverin işinizden olmayın, herkese sahip çıkamayız” derken çok mu vicdanlıydınız? Kimse sizlerden iş, aş istemedi. İstediğimiz tek şey sıcak bir gülümsemeyle “geçecek” denmesiydi.
Sanki vicdan bağımsız bir kurum. Sanki herkesin cebinde taşınabilir, Sorumluluğu devralan bir aygıt.
Gazeteye konuşurken vicdanları full HD, Gerçek hayatta ise sessiz modda.
Kamera kapandığı an “yanındayız” cümlesi de kapanıyor. Sonrası mı? “Yanlış anlaşılmak istemiyoruz.” “Konu hassas.”
“Yapma bence, ekmeğinden olma.”
Hassas olan konu değil, koltuk.
Geçmiş olsun demek risklidir. Empati etmek taraf olmaktır. Taraf olmak ise bazı çevrelerde kariyer intiharı sayılır.
O yüzden en güvenlisi: Herkesin yanındayız ama kimsenin tam yanında değiliz.
Ne tarafız, ne karşısında. Ne sorumluyuz, ne sorumsuz. Arada bir yerde… Adaletin tam karşı kaldırımında. 
Bir de şu var “bizden habersiz olan olaylara bir şey demeyiz. Destek olmayız.” Ne diyorsunuz, kendinizde misiniz, bunlar sakin halde kurulan cümleler mi? Böyle bir zamanda, Akp üyeliğini reddettiği için kaç kişilerce mobbinge, sürgüne ve hatta işsizliğe maruz bırakılan insanlara bu düşünce yapısı reva mıdır? Asıl yanımızda sizleri görmek isterken tam karşımızda görmek şaşırtıcı değil mi? Sırtımız sıvazlansa “helal olsun” dense tamamdı her şey. Fakat bu bir PR çalışması değil sayın koltuk severler. Bu bir ekmek davası. Mağdur olan biziz, şikayetçi olan sizlersiniz. 
Bu yeni tip dayanışma, Islak zemine basmadan yağmurdan şikâyet etmeye benziyor.
Şunu da not düşelim: Yanındayız deyip arkasını dönmek, Hiçbir şey dememekten daha samimiyetsizdir.
Çünkü hiç konuşmayan dürüsttür. Ama kameraya oynayan, Bir gün mutlaka sahnede yakalanır.
Ve halk artık figüran aramıyor. Rol yapanları da, Ezberi bozulanları da Çok net ayırt ediyor.
Şunu da söylemek isterim: Sürecin dışında kalanlar, sonucu sahiplenemez. Mücadeleye omuz vermeyenler, yürüyenlere yol gösteremez.
Bunu bir kibre dönüştürmeyin. Çünkü bu bir PR meselesi değil, Sorumluluk meselesidir Vicdanına havale edilen her dosya, aslında bilinçli bir ihmaldir. Çünkü vicdan, sorumluluktan kaçanların sığındığı bir kavram değildir; bedel ödemeyi göze alanların taşıdığı bir yüktür.
Bugün telefon açmayanlar, yarın “biz en başından beri oradaydık” deme cüretini kendinde bulur. Ama tarih, yanındayız diyenleri değil; gerçekten yanında duranları yazar.
Ve unutulmasın: Sessizliğini zarafet sananlar, bir gün o sessizliğin hesabını kalabalıklar önünde verir.
Kimseyi aramadım. Aranmayı da beklemedim. Çünkü haklı olan, hatırlatmaz. Vicdanı olan zaten bilir.
Benim tarafım, Telefon trafiğiyle değil; O gün orada olup olmadığıyla bellidir.
O yüzden geç gelen mesajlar, Sonradan kurulan cümleler Ve “biz de üzgünüz”ler… Not edildi. Ama ihtiyaç olmadı.
Not: Bunlar sadece “bizim” cümlelerimiz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Zekeriya VERAL
(20.01.2026 13:46 - #1330)
Harika bir yazı...Bulunduğunuz ve de yaşadığınız bu kadar olumsuzlukların sizi düşürmüş olduğu maddi manevi durumda yanınızda bulunması gereken kişilerin olmayışı veya çok az olması sizi gerçekten moralmen olumsuzluğa sokuyor.Birlik ve beraberlik olmadığından dolayı sisteminizi dile getirmeniz doğal bir durum.Yanınızdayız veya arkanızdayız diyip de kimseleri yanınızda görmemek sizi psikolojik olarak da olumsuzluğa sokuyor.Haklı mücadelemizde size üstün başarılar diliyor,saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.