İlayda Korkulu
Köşe Yazarı
İlayda Korkulu
 

İKİ GÜNLÜK SESSİZLİK, BİR ÖMÜRLÜK HAK

Yine hakkımızı aradığımız, sesimizi duyurmaya çalıştığımız bir günden merhaba. Hemen konuya girmek isterim, bir işçi kardeşimiz iki gün boyunca bilinçli şekilde sigortasız çalıştırılıyor. Bu gerçek açığa çıkınca yapılan şey, hukuka dönmek değil; hukuku eğip bükmektir. Kayıtlar değiştiriliyor, işten çıkarma tarihi ileri alınıyor, sanki suç hiç işlenmemiş gibi bir senaryo yazılıyor. Burada artık terimleri doğru koymak gerekir: Bu bir idari eksiklik değildir. Bu bir muhasebe hatası hiç değildir. Bu, kasten işlenmiş bir sosyal güvenlik ihlalidir. 5510 sayılı Kanun açık ve nettir: Sigortalılık, bildirime değil fiili çalışmaya bağlıdır. Fiili çalışma varsa ve bildirim yoksa, suç tamamlanmıştır. Sonradan yapılan hiçbir işlem bu gerçeği ortadan kaldırmaz. Nokta.   Daha da vahimi şudur: Gerçek ortaya çıktıktan sonra yapılan “düzeltme” girişimi, hukuki sorumluluğu azaltmaz; ağırlaştırır. Çünkü bu, ihlalin bilinçli olduğunu ve delillerin değiştirilmek istendiğini gösterir. Hukukta buna “iyi niyet” değil, kasten örtbas denir. Bu noktada artık mesele bir işçinin alacağı değildir. Bu mesele, kamu düzenine karşı işlenmiş bir fiildir. Çünkü sigorta primi yalnızca işçinin hakkı değildir; devletin, toplumun ve sistemin hakkıdır. Evrakla gerçeği değiştirebileceğini sananlar şunu bilmeli: Hukuk, belgeye değil olguya bakar. Ve olgu şudur: İşçi çalışmıştır. Sigortasız çalıştırılmıştır. Yakalanınca iz silinmeye çalışılmıştır. Bu üçlü tablo, hukuken masumiyet değil, sorumluluk doğurur. Asıl sorun ise tekil bir olay değildir. Asıl sorun, bu pervasızlığın bu kadar rahat yapılabilmesidir. Çünkü bu ülkede emek ihlallerinin cezası yoktur. Çünkü denetim göstermeliktir. Çünkü hukuksuzluk, yaptırımsız bırakıldıkça cesaretlenmektedir. Buradan açıkça ifade edelim: Hukuk, sonradan hatırlanacak bir formalite değildir. Sigorta, keyfe göre açılıp kapatılacak bir musluk değildir. Ve işçinin emeği, takvimle silinecek bir ayrıntı değildir. Bu yapılan, hukuka aykırıdır. Bu yapılan, kasıtlıdır. Ve bu yapılan, adı konulmadan geçiştirilemeyecek kadar açıktır.  Yanındayız kardeşim, artık kimse tek başına bu insanların paşalık sistemiyle baş etmeyecek!
Ekleme Tarihi: 08 Ocak 2026 -Perşembe
İlayda Korkulu

İKİ GÜNLÜK SESSİZLİK, BİR ÖMÜRLÜK HAK

Yine hakkımızı aradığımız, sesimizi duyurmaya çalıştığımız bir günden merhaba. Hemen konuya girmek isterim, bir işçi kardeşimiz iki gün boyunca bilinçli şekilde sigortasız çalıştırılıyor. Bu gerçek açığa çıkınca yapılan şey, hukuka dönmek değil; hukuku eğip bükmektir. Kayıtlar değiştiriliyor, işten çıkarma tarihi ileri alınıyor, sanki suç hiç işlenmemiş gibi bir senaryo yazılıyor.
Burada artık terimleri doğru koymak gerekir:
Bu bir idari eksiklik değildir.
Bu bir muhasebe hatası hiç değildir.
Bu, kasten işlenmiş bir sosyal güvenlik ihlalidir.
5510 sayılı Kanun açık ve nettir: Sigortalılık, bildirime değil fiili çalışmaya bağlıdır. Fiili çalışma varsa ve bildirim yoksa, suç tamamlanmıştır. Sonradan yapılan hiçbir işlem bu gerçeği ortadan kaldırmaz. Nokta.

 


Daha da vahimi şudur:
Gerçek ortaya çıktıktan sonra yapılan “düzeltme” girişimi, hukuki sorumluluğu azaltmaz; ağırlaştırır. Çünkü bu, ihlalin bilinçli olduğunu ve delillerin değiştirilmek istendiğini gösterir. Hukukta buna “iyi niyet” değil, kasten örtbas denir.
Bu noktada artık mesele bir işçinin alacağı değildir.
Bu mesele, kamu düzenine karşı işlenmiş bir fiildir.
Çünkü sigorta primi yalnızca işçinin hakkı değildir; devletin, toplumun ve sistemin hakkıdır.
Evrakla gerçeği değiştirebileceğini sananlar şunu bilmeli:
Hukuk, belgeye değil olguya bakar.
Ve olgu şudur:
İşçi çalışmıştır.
Sigortasız çalıştırılmıştır.
Yakalanınca iz silinmeye çalışılmıştır.
Bu üçlü tablo, hukuken masumiyet değil, sorumluluk doğurur.
Asıl sorun ise tekil bir olay değildir. Asıl sorun, bu pervasızlığın bu kadar rahat yapılabilmesidir. Çünkü bu ülkede emek ihlallerinin cezası yoktur. Çünkü denetim göstermeliktir. Çünkü hukuksuzluk, yaptırımsız bırakıldıkça cesaretlenmektedir.
Buradan açıkça ifade edelim:
Hukuk, sonradan hatırlanacak bir formalite değildir.
Sigorta, keyfe göre açılıp kapatılacak bir musluk değildir.
Ve işçinin emeği, takvimle silinecek bir ayrıntı değildir.
Bu yapılan, hukuka aykırıdır.
Bu yapılan, kasıtlıdır.
Ve bu yapılan, adı konulmadan geçiştirilemeyecek kadar açıktır. 
Yanındayız kardeşim, artık kimse tek başına bu insanların paşalık sistemiyle baş etmeyecek!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.