BAŞKAN ÖMER GÜNEL’DEN ‘HUKUK, ADALET VE SOSYAL BELEDİYECİLİK’ VURGUSU
BAŞKAN ÖMER GÜNEL’DEN ‘HUKUK, ADALET VE SOSYAL BELEDİYECİLİK’ VURGUSU
Başkan Ömer Günel, Silivri’den hemşehrilerine bir mesaj daha gönderdi. Adalet ve Dayanışma Çadırı önünde okunan mesajda Başkan Ömer Günel, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize dikkat çekip, hukuk ve sosyal belediyecilik vurgusu yaptı.
İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nda kurulan Adalet ve Dayanışma Çadırı’nda, Başkan Ömer Günel’in mesajını yine eşi Duygu Günel okudu. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşullarla ilgili önemli tespitlerin yapıldığı mesajda Başkan Ömer Günel, hukuk, adalet ve Kuşadası Belediyesi’nin bugüne kadar sosyal belediyecilik alanında yaşama geçirdiği projelere vurgu yaptı. Başkan Ömer Günel’in mesajını meydanda toplanan coşkulu kalabalığın yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Talat Dinçer, CHP Aydın İl Örgütü Başkanı Hikmet Saatçı, CHP Kuşadası İlçe Örgütü Başkanı Mehmet Gürbilek ve Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş da dinledi. Başkan Ömer Günel’in Silivri’den tutukluluğunun 57’inci gününde yolladığı mesaj yine kentte yankı uyandırdı.
Başkan Ömer Günel’in mesajı şöyle:
Değerli Hemşerilerim,
Yol Arkadaşlarım,
Destek için gelen Dostlarım,
Küçük Arkadaşlarım,
Sevgili Çocuklar,
Sizleri bedenimin tutsak ama düşüncelerimin sonsuz hür olduğu bu dört duvar arasından selamlıyorum. Cuma günleri kurduğunuz o dayanışma, o hak arama çadırı sadece şahsıma bir destek değil; bu ülkenin gasp edilen hukukuna, çalınan geleceğine karşı bir itiraz kalesidir.
Bugün ülkemizin canını yakan en büyük gerçek, mutfaktaki yangın ve adaletin siyasetin koridorlarına hapsedilmesidir.
Adaletin olmadığı yerde ekmek küçülür, huzur kaçar.
Ne sofranızdaki ekmeğin küçülmesine, ne de hakkımızın çiğnenmesine alışmayacağız. Adaletsizliğe karşı başımız dik, ekonomik zorluklara karşı ise dayanışma içindeyiz.
İki gün önce açtığımız Kent Lokantası ve aşevi ile yanınızda olmaya devam edeceğiz. Adalı Kart sahibi hemşerilerimizin 140 TL’ye 4 kap yemek yiyebileceği, isterse alıp evine götürebileceği Kent Lokantamızın mutfağı, ihtiyaç sahibi hemşerilerimin ayağına sıcak yemek ulaştırmak için düzenlendi.
Bugün ilkokullarımızda çeşmeden akan suyu içme suyu yaparak, suyun dahi hesabının yapıldığı düzende yıllardır sessizce çocuklarımızın yanındayız.
7 yıldır ücretsiz yemek hizmetimizle, isteyen her üniversiteli kardeşimizin yanındayız; anaları babaları evlatlarını merak etmesin diye.
Çocuk Gelişim Merkezlerimiz, Anne Baba Çocuk Merkezimiz ile annelerimizin – babalarımızın yanındayız. Daha onlarca hizmetimizle yanınızda olmaya devam edeceğiz.
Bugün açlık sınırı 34 bin 600 TL’dir. Bekâr bir çalışanın geçinmesi için gereken aylık yaşama maliyeti 45 bin TL’dir. Asgari ücret 28 bin TL, emekli maaşı 20 bin TL’dir.
Sayın Orman Bakanı diyor ki: ‘‘Tüketim tarihi geçmiş olan gıdayı kokmuyorsa yiyebilirsiniz!’’
Hak-İş Sendika Başkanı diyor ki: ‘‘1 Mayıs’ı Bursa’da kutlayacağız, işçiler kebap yesin!’’
Etin kilosu olmuş 1000 TL. Etin tadını unutmuş milletimize reva görülen muamele bu. Dalga geçiyorlar.
Emeklinin sosyal ölüme terkedildiği, işçi olanın ‘‘çalışan yoksullara’’ dönüştüğü ülkemde, ‘‘sosyal şifa merkezi’’ haline gelmek zorunda kalan belediyelerimiz de, haksızlık ve hukuksuzlukla mücadele kıskacında…
Adalet Bakanlığı, faili meçhul cinayetleri aydınlatmak için ayrı bir birim kurarak, geciken adaletin tecellisi çabası ile gönülleri ferahlatırken, bugün bizlere yapılan muamele ile işkenceye dönüşmüş haksız tutuklamalar, eşit olmayan uygulamalar, adalet arayışının tarafsızlığını gölgeliyor. Bir çelişki olarak karşımıza çıkıyor.
Kamu vicdanı, adaletin hızının ‘‘suçun niteliğine’’ değil ‘‘şüphelinin kimliğine göre’’ değiştiğini hissettiği an adalet sistemi meşruiyetini yitirir.
Anne kız- Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki İkra’yı istismar ederek öldürdüğü ifade edilen şüphelinin tutuklanması talebi reddedilirken, binlerce oy ile seçilmiş, görevini ifa etmekte olan belediye başkanlarını, şafak operasyonlarıyla tutuklamak, adaletin seçici işlediği inancını sabitlemiştir.
Değerli Dostlar, yıllardır, Söke’den, Çine’ye, Didim’den Efeler’e 17 ilçede kötülük ve iftirayı organize eden, Aydın’da kötü biri var. Çavuşları var, yaman işbirlikçileri var. Tetikçileri var. Yıllardır, masum insanlara, kendi şahsi menfaati için iftira ve kötülük saçan, organize bir çete var.
Suçun merkezi ve yöntemleri bellidir. Bunlar işlerini iyi bilirler. Trol hesaplarıyla yargıya talimat veriyorlar, masum insanları hedef göstermeye, adres göstermeye devam ediyorlar. Çünkü bir evde hırsızlık yapmaya alışmış hırsız, evde nereye bakacağını bilir. Kötüler organize, iyiler yalnızdır. Ama adalet mutlaka tecelli eder. Aydın’daki kötülük ve iftira organizasyonunu bundan böyle size yavaş yavaş anlatacağım. Öğrenmenizde fayda var. Bakarsınız iyiler de organize olur. Adaletin tecellisi gecikmez.
Pazar günü, Anneler Günü. İki aslan parçamın annesinin bu Anneler Günü’nde yanında olamayacağım. Haftada 10 dakika olan telefon görüşme hakkım Çarşamba günü, görüş günüm Perşembe günü. Öyle gözüküyor ki bu sefer gününde de kutlayamayacağım. Sizin huzurunuzda, hem sevgili eşimin, hem de sizlerin kıymetli, fedakâr annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyorum. Birbirinize sıkı sıkı sarılın, olur mu?
Sizlerin dışarıdaki gür sesi, bizlerin en büyük direnç kaynağıdır. Adaletsizliğe karşı başımız dik, zorluklara karşı dayanışma içindeyiz.
Hepinizi kucaklıyor, o sarsılmaz iradeniz önünde saygıyla eğiliyorum.
Aydın HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.