Nüfusu yaz aylarında 1 milyona yaklaşan...
Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden...
Kuşadası'nda...
İnsan sağlığına gerekli önemin verilmemesi...
Devlet Hastanesi tüm birimlerinin yaz sezonunda tam kadro olarak hizmete hazır durumda olmaması...
Çok acı, üzüntü verici ve sorumsuzluk örneğidir!...
Aydın PTT Bölge Müdürlüğü’nden emekli yakın dostum...

Ahmet Sabuncu...
Türk tıp tarihinde belki de ilk kez karşılaşılan sağlık sorunu yaşadı...
Tek yumurta ikizi kardeşinden alınan ilik nakli ile yaşama tutunma mücadelesini kazandı...
Yıl 2002’de ADÜ hematoloji doktorlarının uzun uğraş ve çabaları sonucunda...
Tıp literatürlerine geçen ilik kanseri hastalığını yendi ve...
Doktor kontrolünde yaşamına normal bir şekilde bugünlere geldi!...
Kuşadası'ndaki yazlığında aniden fenalaşarak Kuşadası Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde müşahede altına alındı 28 Haziran 2026 günü...
Hastalık konusu ile ilgili uzman beyin cerrahı Ahmet Gencer'in maalesef yıllık izinde olduğu bilgisi verildi kendisine...
Şimdi soruyorum Aydın İl Sağlık Müdürü Eser Şenkul'a:
-Sayın Gencer'in Kuşadası’nın en yoğun olduğu bugünlerde izine çıktığını biliyor muydunuz?
Hadi özel ve acil olarak izine çıktığını düşünelim o doktorun...

O branşta hasta yoğunluğu az herhangi bir hastanenizden bir doktorun...
Geçici görev ile atamasını yapmanız mümkün iken...
Neden bu yetki ve sorumluluğunuzu kullanmadınız?
Her devlet kurumunda ilçeler arasında kısa süreli geçici görev atamalarının yapıldığını mutlaka biliyorsunuz değil mi?
Hastamız Ahmet Bey ilaçlı tedavi ile sağlığına kısmen kavuşmuşsa da, 2 kez daha acil servise giderek tedavisine kalıcı sonuç bulunması müracaatında bulunmuş...
Nihayet;
13 Temmuz günü ambülans çağırılarak hastaneye gitme mecburiyeti doğmuş ve acil servis doktoru İbrahim Atilla Öcalan'ın müdahalesi sonuç vermeyince...
“Beni ya ADÜ veya Aydın Şehir Hastanesi’ne nakledin” şeklinde adeta yalvarmış...

Sonuç:
Kusura bakmayın biz böyle bir sevk yapma yetkisine sahip değiliz ve ambülansı da size tahsis edemeyiz, yanıtı almış...
Aynı gün;
Ahmet Bey zor koşullarda ve kendi olanakları ile Aydın Şehir Hastanesi Algoloji Servisi’nde uzman doktor Erdem Maraşlı'nın nezaretinde tedavi olarak sağlıklı bir şekilde yaşamına devam ettiği bilgisini verirken...
Yaşamış olduğu üzücü olumsuzlukları bana anlatması sonucu;
Aydındaki diğer hastane ve doktorlara örnek teşkil etmesi adına, uyarıcı nitelikte konuyu kamuoyu ile paylaşmayı düşündüm...!
MİLAS’DA BENZER SAĞLIK REZALETİ...!
Yeni hastane inşa etmek çağ atladığımızın göstergesi olamaz...
Mühim olan; hastaların memnuniyeti ve sorunlarının çözümü olmalı!...
Yazlık evimin bulunduğu köyün yaz nüfusu yaklaşık 150 bine ulaşmakta...
Ne yazık ki en yakın sağlık ocağı, köye 5 Km. uzakta bulunan başka bir köyde mevcut...
Özel aracınız yoksa taksi ile gitmek zorundasınız...
O sağlık ocağının doktoru haftanın 2 günü öğlenden sonra bizim köye gelerek hasta muayenesi yapmakta...
(Onda da 30 hasta sınırını aşmamak kaydı ile)
Keşke o sistem de normal uygulansa bari(!)
Mesela; bu hafta doktorun izinli olması nedeni ile o imkâna da sahip değiliz ve yaklaşık 10 Km. uzaktaki başka bir köy sağlık ocağına veya 30 Km. mesafedeki Milas Devlet Hastanesi’ne gitmek zorundayız!...
Canlısına saygısı ve ilgisi olmayan devletin...
Hastasına yaklaşımı ve ilgisi işte bu kadar oluyor ülkemizde...!