Adnan Bilek
Köşe Yazarı
Adnan Bilek
 

ADALETİN FARKLI UYGULAMALARI...!

31 Mart 2019 İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimi... YSK'nın aldığı çeşitli gerekçelere dayalı olumsuzluklar nedeni ile iptal edilmiş... Seçilen Ekrem İmamoğlu'nun mazbatası yok sayılmıştı... YSK'nın aldığı karar sonucu... Seçimin 23 Haziran 2019 tarihinde yenilenmesine karar verilmişti!... Birçok seçmene göre seçimin geçersizliği; başka siyasi gerekçelere dayandırılarak, büyük tepkiler doğurmuştu... Ben de demokrasi ve adalet duyarlılığı olan bir seçmen ve gazeteci olarak; O günlerde köşe yazıları yazdığım “Mavi Didim” gazetesindeki köşe yazımda bu tepkilerimi aşağıdaki başlıklı yazım ile kaleme almıştım... YSK üyelerinin fotoğraflarını da yayımlayarak... “Bu kişilerin yüzlerine karşı hakaret edemeyeceğinize göre, içinizden istediğiniz kelimeleri sarf edebilirsiniz” Gazete hem günlük basılı gazete olarak ve hem de internet sayfası üzerinden yayımlanıyordu... (Köşe yazıları içeriğinin sorumluluğu tamamen köşe yazarına aittir. Gazete imtiyaz sahibi yazıdan sorumlu değildir!) Gazetenin yayımlanmasından 2 gün sonra... Bir sabah evimin zili çaldı, iki sivil giyinmiş polisi karşımda görünce şaşırdım: -Gazetede yayımlanan yazınızdan dolayı savcılık hakkınızda soruşturma açmış. En kısa sürede Emniyet Müdürlüğüne gelip ifade vermeniz gerekiyor dediler ve gittiler... Öğlenden sonra davet edilen Emniyet birimine gittim... Polis memurları beni kibar bir dil ile oturtup, sordukları soruları yanıtladıktan sonra ayrıldım... 1 Hafta sonra (Davayı Didim Cumhuriyet savcısı açmıştı) Beni Aydın adliyesine çağırarak savcı tarafından bir kez daha ifadem alındı ve Didim'e gönderildi... Yaklaşık 10 gün sonra avukatım Sezgin Çetin ile (Başta BARO Başkanı Gökhan Bozkurt olmak üzere birçok avukat dostlarım vekilim olmayı önerdiler) Didim adliyesinde hâkim karşısına çıktım... Genç bir kadın hâkimdi ve sordu: -Köşe yazınızdaki cümleler halkı tahrik niteliği taşımakta. Bu iddiaya katılıyor musunuz? Neden yazdınız bu yazıyı, dedi. Ben ve avukatım detaylı savunmamızı yaptıktan sonra hâkime hanım ikna oldu ve... Beraat kararı ile dosyam kapandı!... 25 Ağustos günü... Aydın yerel Denge gazetesinde.... Gazete muhabiri İrem Delice imzalı bir haber yayımlandı... Yazının başlığı “Erdoğan vefat etti” Yazının içeriğinde; Efeler İlçesi-Umurlu Beldesinde yaşayan Gülşen Erdoğan isimli vatandaşın vefat haberi yayımlanmaktaydı... Gazeteci arkadaşımız muhtemelen haberinin dikkat çekmesi ve reyting almasını düşünerek o başlığı attı ve... Gazete imtiyaz sahibi de haberin o başlıkla yayımlanmasını uygun gördü... Bunun hukuki sorun yaratacağını ve sonucun soruşturmaya ve tutuklanmaya kadar gideceğini düşünemediler!... O gün evime gelerek kibar bir ifade ile karakola davet eden ve... İfademi alırken aynı nezaket ve saygıyı gösteren polis memurları ile... Başta sayın savcı ve... Didim’deki hâkime hanım yasayı hukuk kuralları çerçevesinde adil olarak uygulayarak bana beraat kararı verirken... Bana uygulanan ve gerçekleşmesinden son derece memnuniyet duyduğum... Adil anlayış ve kararın... Kasıtlı ve beklenti duyguları içererek yaptığına inanmadığım haberinden dolayı... Gazeteci arkadaşım İrem Delice'ye de neden aynısının uygulanmadığını düşünmekte haksız mıyım? 27 Mayıs Darbecisi Cevdet Sunay'ın... 12 Eylül Darbecisi Kenan Evren'in... Cumhurbaşkanları Süleyman Demirel ve Turgut Özal'ın Başbakanlar İsmet İnönü, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan'ın meşhur “Gırgır” dergisinde ve çeşitli gazetelerde espri ifade eden, komik karikatürlerinin yayımlandığını hatırlıyorum... Bu yöneticilerin hiçbirinin gazete veya gazeteciye bırakın tutuklamayı... Dava bile açmadıklarını da biliyorum!... Hatta; Süleyman Demirel'in eşi Nazmiye Demirel... Turgut Özal'ın Eşi Semra Özal ve çocukları ile ilgili... Onur kırıcı haberler yapan gazeteci ve gazetelere dava açarak ceza almalarını sağladıklarını da hiç hatırlamıyorum!... Hani Türkiye’de düşünce özgürlüğü vardı? AKP'nin seçim sloganı değil miydi “Herkese düşünce özgürlüğü” 24 Temmuz’da... İktidar yöneticileri BASIN BAYRAMI VE BASINDA ÖZGÜRLÜK kutlama mesajları verirken... Adalet mekanizmaları bu sözün gereğini yapıyor mu sizce? Devletin tüm yöneticilerine sesleniyorum; Basın üzerindeki baskı ve tehdit uygulamalarınız siyaseten sizleri toplum nazarında küçük düşürür... YAPMAYIN!..
Ekleme Tarihi: 07 Eylül 2026 -Pazartesi
Adnan Bilek

ADALETİN FARKLI UYGULAMALARI...!

31 Mart 2019 İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimi...

YSK'nın aldığı çeşitli gerekçelere dayalı olumsuzluklar nedeni ile iptal edilmiş...

Seçilen Ekrem İmamoğlu'nun mazbatası yok sayılmıştı...

YSK'nın aldığı karar sonucu...

Seçimin 23 Haziran 2019 tarihinde yenilenmesine karar verilmişti!...

Birçok seçmene göre seçimin geçersizliği; başka siyasi gerekçelere dayandırılarak, büyük tepkiler doğurmuştu...

Ben de demokrasi ve adalet duyarlılığı olan bir seçmen ve gazeteci olarak;

O günlerde köşe yazıları yazdığım “Mavi Didim” gazetesindeki köşe yazımda bu tepkilerimi aşağıdaki başlıklı yazım ile kaleme almıştım...

YSK üyelerinin fotoğraflarını da yayımlayarak...

“Bu kişilerin yüzlerine karşı hakaret edemeyeceğinize göre, içinizden istediğiniz kelimeleri sarf edebilirsiniz”

Gazete hem günlük basılı gazete olarak ve hem de internet sayfası üzerinden yayımlanıyordu...

(Köşe yazıları içeriğinin sorumluluğu tamamen köşe yazarına aittir. Gazete imtiyaz sahibi yazıdan sorumlu değildir!)

Gazetenin yayımlanmasından 2 gün sonra...

Bir sabah evimin zili çaldı, iki sivil giyinmiş polisi karşımda görünce şaşırdım:

-Gazetede yayımlanan yazınızdan dolayı savcılık hakkınızda soruşturma açmış. En kısa sürede Emniyet Müdürlüğüne gelip ifade vermeniz gerekiyor dediler ve gittiler...

Öğlenden sonra davet edilen Emniyet birimine gittim...

Polis memurları beni kibar bir dil ile oturtup, sordukları soruları yanıtladıktan sonra ayrıldım...

1 Hafta sonra (Davayı Didim Cumhuriyet savcısı açmıştı) Beni Aydın adliyesine çağırarak savcı tarafından bir kez daha ifadem alındı ve Didim'e gönderildi...

Yaklaşık 10 gün sonra avukatım Sezgin Çetin ile (Başta BARO Başkanı Gökhan Bozkurt olmak üzere birçok avukat dostlarım vekilim olmayı önerdiler) Didim adliyesinde hâkim karşısına çıktım...

Genç bir kadın hâkimdi ve sordu:

-Köşe yazınızdaki cümleler halkı tahrik niteliği taşımakta. Bu iddiaya katılıyor musunuz? Neden yazdınız bu yazıyı, dedi.

Ben ve avukatım detaylı savunmamızı yaptıktan sonra hâkime hanım ikna oldu ve...

Beraat kararı ile dosyam kapandı!...

25 Ağustos günü...

Aydın yerel Denge gazetesinde....

Gazete muhabiri İrem Delice imzalı bir haber yayımlandı...

Yazının başlığı “Erdoğan vefat etti”

Yazının içeriğinde; Efeler İlçesi-Umurlu Beldesinde yaşayan Gülşen Erdoğan isimli vatandaşın vefat haberi yayımlanmaktaydı...

Gazeteci arkadaşımız muhtemelen haberinin dikkat çekmesi ve reyting almasını düşünerek o başlığı attı ve...

Gazete imtiyaz sahibi de haberin o başlıkla yayımlanmasını uygun gördü...

Bunun hukuki sorun yaratacağını ve sonucun soruşturmaya ve tutuklanmaya kadar gideceğini düşünemediler!...

O gün evime gelerek kibar bir ifade ile karakola davet eden ve...

İfademi alırken aynı nezaket ve saygıyı gösteren polis memurları ile...

Başta sayın savcı ve...

Didim’deki hâkime hanım yasayı hukuk kuralları çerçevesinde adil olarak uygulayarak bana beraat kararı verirken...

Bana uygulanan ve gerçekleşmesinden son derece memnuniyet duyduğum...

Adil anlayış ve kararın...

Kasıtlı ve beklenti duyguları içererek yaptığına inanmadığım haberinden dolayı...

Gazeteci arkadaşım İrem Delice'ye de neden aynısının uygulanmadığını düşünmekte haksız mıyım?

27 Mayıs Darbecisi Cevdet Sunay'ın...

12 Eylül Darbecisi Kenan Evren'in...

Cumhurbaşkanları Süleyman Demirel ve Turgut Özal'ın

Başbakanlar İsmet İnönü, Bülent Ecevit ve

Necmettin Erbakan'ın meşhur “Gırgır” dergisinde ve çeşitli gazetelerde espri ifade eden, komik karikatürlerinin yayımlandığını hatırlıyorum...

Bu yöneticilerin hiçbirinin gazete veya gazeteciye bırakın tutuklamayı...

Dava bile açmadıklarını da biliyorum!...

Hatta;

Süleyman Demirel'in eşi Nazmiye Demirel...

Turgut Özal'ın Eşi Semra Özal ve çocukları ile ilgili...

Onur kırıcı haberler yapan gazeteci ve gazetelere dava açarak ceza almalarını sağladıklarını da hiç hatırlamıyorum!...

Hani Türkiye’de düşünce özgürlüğü vardı?

AKP'nin seçim sloganı değil miydi “Herkese düşünce özgürlüğü”

24 Temmuz’da...

İktidar yöneticileri BASIN BAYRAMI VE BASINDA ÖZGÜRLÜK kutlama mesajları verirken...

Adalet mekanizmaları bu sözün gereğini yapıyor mu sizce?

Devletin tüm yöneticilerine sesleniyorum;

Basın üzerindeki baskı ve tehdit uygulamalarınız siyaseten sizleri toplum nazarında küçük düşürür... YAPMAYIN!..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 1923tv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.